Ekim 23, 2020 08:16 Europe/Istanbul
  • Güvenlik Konseyi'nin Fars Körfezi Bölgesi Güvenliği ile İlgili Sanal Oturumu
    Güvenlik Konseyi'nin Fars Körfezi Bölgesi Güvenliği ile İlgili Sanal Oturumu

Fars Körfezi dünyanın jeostratejik bölgelerinden biri olarak ekonomik ve enerji alanında büyük küresel öneme sahiptir. Bu bölgenin güvenliği hususu ise BM'nın da önemli kaygılarından sayılır. Bu doğrultuda BMT Güvenlik Konseyi Salı günü Rusya'nın inisiyatifi ve Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov'un da başkanlığı ile sanal bir oturum düzenledi.

Oturumda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres  BERCAM nükleer anlaşmasını  Fars Körfezi güvenliği için hayati niteleyerek  bu güvenliğin korunmasına vurgu yapıp şöyle dedi:"  Bölgenin istikrarı ile ilgili  nükleer silahların yayılmamasının  büyük öneme sahip olduğu söylenmelidir.  İlk baştan beri  her daim  BERCAM nükleer anlaşmasının  nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve bölgesel güvenliğin sağlanması için önemli bir araç olduğunu gördük. "

Guterres'in  BERCAM nükleer anlaşmasının korunması zaruretine ve doğrudan Fars Körfezi güvenliği ile ilgili olmasına vurgusu   bu önemli küresel kurumun tutumunu göstermektedir.  Bu çerçevede BM Güvenlik Konseyi de uluslararası güvenlik ve barışı korumakla mükelleftir. Ancak Amerika BERCAM nükleer anlaşmasına karşı izlediği siyasetler ve Fars Körfezindeki geniş çaplı varlığı ile  pratikte bölgede gerilim yaratmıştır.   Buna rağmen İran bölge dışı güçlerin Fars Körfezi bölgesindeki günden güne artan varlıklarına karşı geçen yıl Fars Körfezi kıyı ülkelerinin katılımı ile  bölgesel güvenlik sisteminin kurulması teklifinde bulundu.  İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise   Güvenlik Konseyi oturumunda   Hürmüz Barış Kampanyasına değinerek şu açıklamada bulundu:"  Bu inisiyatif  bölgedeki her ülkenin  komşularının barışı, istikrarı ve refahını sağlamayı garantilemek ve herkesin çıkarlarının sağlanmasına yardımcı olmak sorumluluklarına dayalıdır. "

 Aynı zamanda BERCAM anlaşması  Fars Körfezi güvenliğinin sağlanmasında da önemli bir role sahiptir.  Anlaşmada bulunan Rusya, Çin, Fransa, Almanya ve Britanya ve AB bile Guterres ile bu alanda aynı görüşleri paylaşarak BERCAM nükleer anlaşmasının  bölgesel ve küresel barış ve güvenliğin korunması doğrultusunda önemli uluslararası bir anlaşma olduğunu savunuyorlar.  Avrupa Konseyi başkanı Charles Michel ise BERCAM nükleer anlaşmasının bölgesel güvenliğin garantisinde kilit rol oynadığını düşünüyor.  Buna karşın Amerika başkanı Trump  Mayıs 2018'de  uluslararası toplumun karşı çıkması ve İran'ın da BERCAM nükleer anlaşması taahhütlerine tam bağlı kalmasına rağmen  tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilerek Washington'un Tahran'a taleplerini dayatmak için  tarihin en ağır yaptırımlarını  maksimum baskı çerçevesinde İran'a dayatmıştır. 

Burada önemli olan nokta Trump hükümetinin  BERCAM nükleer anlaşmasını terk ettikten sonra  bu anlaşmayı dağıtmak için de elinden geleni yapması idi. Bu doğrultuda Washington Avrupalı ortaklarını bu anlaşmadan çıkmaya teşvik edip  İran'a yönelik uluslararası yaptırımların tekrar uygulanmasını istiyordu.  Buna rağmen  üst düzey Avrupa Birliği makamları ve Avrupalı liderlerin BERCAM nükleer anlaşmasının korunması zaruretine vurgusu da  onların Amerika'dan farklı düşündüklerini gösteriyor. Aslında halihazırda nükleer anlaşma Amerika ve Avrupa arasındaki ciddi ihtilaf konularından biridir. 

Arap dünyası siyasi uzmanı Muhammed Fendi ise şöyle diyor:"  Amerika bölgedeki silah satışlarını sürdürmek için  her daim kaos ve güvensizlik oluşturmak istiyor. BERCAM nükleer anlaşması ise Amerika'nın bu yöndeki beklentilerini karşılamamaktadır. "

BERCAM nükleer anlaşmasının Doğulu tarafları özellikle de Rusya  BERCAM nükleer anlaşmasının korunmasına vurgu yaparak Amerika'nın  Fars Körfezi güvenliği alanındaki  yıkıcı rolüne vurgu yaptılar.  Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov ise  Güvenlik Konseyinin sanal oturumunda  Amerika'nın yaklaşımına vurgu yaparak " Fars Körfezi bölgesinde tek taraflı siyasetlerin sonuç vermediğini ve tehdide siyasetlerin de yanlış ve tehlikeli olduğunu" belirtti. 

Sergey Lavrov'un burada kastettiği ülke Amerika'dadır. Amerika özellikle de son iki yılda İran'a baskılarını iyice arttırmış ve Fars Körfezindeki askeri varlığını da pekiştirmiş özellikle de İranofobik çalışmalarında bulunmuştur. 

Etiketler

Görüşler