Ekim 24, 2020 07:07 Europe/Istanbul
  • Enver Gargaş
    Enver Gargaş

BAE hükümeti dışişlerinden sorumlu devlet bakanı Twitter'dan bir kaç paylaşım yaparak İran'ı Batı Asya'yı güvensizleştirme ve güvensizlik kaynağı olmakla suçladı.

Enver Gargaş şöyle yazdı:
 "(Fars) Körfezi  bölgesi güvenliğine  yeni, tarihi ve uluslararası ilgi, güven oluşturmakla başlamalıdır. Ancak son yıllarda İran'ın (Fars) Körfezi kıyısında bulunan Arap ülkelerin içişlerine müdahaleleri  bu meseleyi olumsuz etkilemiştir. Güven oluşturmadan yeni yapısal adımlara doğru hareket etmek ve  barış ile istikrarı güçlendirmek yönündeki hayalleri düşünmek zordur. "
Kuşkusuz  güvenli bir bölge oluşturulması için  güven oluşturmaya ihtiyaç vardır.   Uluslararası ilişkiler alanında tanınan teorisyenlerden Barry Buzan Fars Körfezi bölgesinin  din, dil ve de coğrafi faktörlerden dolayı  kolektif bir güvenlik sistemini oluşturabileceğini düşünüyor. Güvenlik sisteminden kastedilen ise  ülkelerin ortak çıkarlar etrafında  bölgenin güvenliğinin sağlanması için  ortak çerçevelerde çalışmasıdır. 
Buna rağmen   Fars Körfezi bölgesi  hala güvenlik bir sisteminden uzak kalırken diğer yandan da  Fars Körfezi İşbirliği Konseyi gibi daha küçük güvenlik sistemlerinin de pratikte başarısızlığı ile  denenmiştir.  
Bu hususta  farklı nedenler bulunmaktadır.  Bunun asıl nedeni ülkeler arasında güvenin olmamasıdır. Burada önemli olan ise  İran İslam Cumhuriyeti veya bölgesel siyasetlerinin bu güvensizliğe sebep olmamasıdır. 
 İran hiçbir zaman Batı Asya'da saldırgan bir tavır sergilememiş, tam tersi  sırf kendine veya ortaklarına karşı saldırıları savurmaya ve nefsi müdafaa bulunmuştur.  İran'ın Suriye'deki varlığı da tamamen savunma mahiyeti taşımaktadır. Çünkü  Suriye İran'ın ortaklarındandır. Suriye ise Amerika, Siyonist Rejim İsrail ve gerici Arap ülkeleri özellikle de Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler tarafından desteklenen teröristlere karşı mücadelede İran'dan yardım istemişti. 
 Buna karşın  Suudi Arabistan ve BAE Batı Asya bölgesinde Arap ülke olan Yemen'e karşı da saldırgan politika izlemiş ve son 6 yılda her gün bu ülkeye saldırarak dünyadaki en büyük insani faciaya yol açmıştır. 
 Burada bir başka nokta da  Batı Asya bölgesindeki güvensizliğin sebebi, bazı bölge Arap ülkelerinin, güvenliği para ile ithal etmeye çalışmalarıdır.   Batılı güçler özellikle de Amerika'nın  bölgedeki varlığı da hep İran'ı kuşatma  hedefi ile gerçekleşmiştir.  Pratikte  bu varlık, kimi ülkeler ve yöneticilerin geçici güvenliğini  sağlasa da  bölgenin güvensizliğine yol açmıştır.  Özellikle de bu durum İran'a yönelik ciddi güvensizlik kaynağı olmuştur.    Bu güvensizliğin açık örneği ise    Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Kurumu başkan vekili  Ebu Mehdi Mühendis'in  Ocak ayında  terörist Amerika ordusu tarafından suikasta uğrayıp şehit düşürülmeleridir. 
 Buna ilaveten   Irak topraklarında bulunan işgalci Amerikalı askerleri  bölgedeki direniş grupları aleyhine peş peşe saldırılar  gerçekleştirmektedirler. 
Kuşkusuz  Batı Asya bölgesindeki güvensizliğin asıl kaynaklarından biri de Siyonist Rejim İsrail'in varlığıdır.  İsrail, Arap ülkelerine dayattığı birçok savaşın yanı sıra  Filistin'i de  Amerika ve kimi Avrupalı ülkelerin destekleri ile  işgal etmiştir. Öyle ki  Filistin  topraklarının sadece yüzde 15 kadarı günümüzde Filistinlilere bırakılmıştır. 
Gerici Arap ülkelerin Siyonist Rejim İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi,  bölgenin güveliğini arttırmazken güvensizliğe de yol açacaktır. Çünkü  Filistinliler  Siyonist Rejim cinayetlerine karşı koymak için çok kararlıdırlar. 
Son nokta ise  Enver Gargaş'ın açıklamalarının tersine,  İran her türlü güven oluşturmakta  öncü olmuştur. Ancak kimi Arap ülkeleri  bölgede etnisiteye dayalı yaklaşımlar izleyerek  Tahran'ın  Arap ülkelerinin içişlerine müdahale ettiği iddiasıyla İran ile mücadele çerçevesinde Siyonist Rejim İsrail'e yakınlaşmayı seçerek  her türlü güven oluşturma girişimine engel oluşturmaktadır./

Etiketler

Görüşler