Ekim 28, 2020 07:18 Europe/Istanbul
  • Amerika'nın Çaresizce İran Petrol Sektörüne Yönelik Yeni Yaptırımı

Amerika Mayıs 2018'de BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmasının ardından Ağustos ve Kasım 2018'de iki aşamalı olarak İran'a geniş çaplı yaptırımlar uygulamaya başladı. Şimdi de Washington’un yaptırım sepeti iyice boşalsa da son kozlarını oynayarak yine de İran'ın petrol sektörünü yeni yaptırımlara tabi tuttu.

 Amerika Hazine bakanlığı  resmi sitesinde bakanlığın  dış sermayeler kontrolü bürosunun  İran petrol bakanlığı, milli petrol şirketi, petrol taşıma gemileri milli şirketi ve İran petrokimya  milli sanayi şirketi dahil 11 kurum, şirket ve rafineriyi,  8 İranlı petrol sektörü makamını ve 2 yabancı petrol gemisini  Washington'un Tahran karşıtı yaptırım listesine eklediğini belirtti. 
 Amerika hazine bakanlığı  çaresizliğin göstergesi olarak   İran petrol bakanı Bijen Namdar Zengene'yi de yaptırımlar listesine alarak  bu yeni yaptırımlarda tüm adı geçenlerin Amerika'daki malvarlıklarına el konulduğunu ve Amerikalılar ile ticaret yapmalarının da yasaklandığını iddia etti. 
Tabii Amerika'nın bu kez petrol sektörü ve makamlarına yönelik yaptırımlarının bahanesi ise   Tahran'ın petrol gelirlerini  sözde  Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Güçlerinin istikrarsızlaştırıcı girişimleri için kullanması idi.   
Amerika'nın İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımları gerçekte  yeni bir gelişme değildir. Amerika daha önce de İran'ın petrol tesisleri, şirketleri, kuruluşları ve petrokimya bölümlerini yaptırımlar ile hedef almıştı. 
 Gerçekte Washington'un İran'a karşı tek taraflı yaptırımlarından güttüğü asıl amaçlardan biri İran'ın petrol ihracatının durdurulmasıdır. Buna rağmen Trump hükümeti bu alanda hala hiçbir büyük başarı elde edememiştir. Bu çerçevede İran'ın petrol ürünleri ve ihracatı azalsa da yine farklı şekillerde devam etmiştir.
  Bu doğrultuda İran petrol bakanı Bijen Namdar Zengene Pazartesi akşamı  Amerika hazine bakanlığınca yaptırımlara tabi tutulduğu haberine tepki olarak paylaştığı tweette "Ben ve meslektaşlarımın boykot edilmesi,  Washington'un  petrol ihracatını sıfırlama siyasetinin yenilgisinden kaynaklanan pasif bir tepkidir. Dünyada tek taraflılık dönemi sona ermiştir. İran petrol sanayisi yoluna devam edecektir.  Zaten ülke dışında yaptırımlardan etkilenecek malvarlığım da yoktu." Yazdı.
İran petrol bakanının tepkisi, onun  yaptırımlara aldırış etmediğini Washington'un İran'ın petrol ihracatını sıfırlamaya yönelik çabalarının başarısız kaldığına vurguyu göstermektedir. 
Amerika'nın Virginia Tech Üniversitesi Ekonomi hocası Cevad Salihi İsfahani ise şöyle diyor: "Trump hükümetinin  İran ekonomisinin yaptırımlar sonucu hızlı bir şekilde düşeceği tahminleri  çok optimistikti. Zor yaptırımlara rağmen Trump hükümeti  karmaşık düzeylere sahip İran ekonomisini ve dış ve yaptırımlar baskısına karşı direncini yeterli tanımaması ve bilmemesinden dolayı  yanlış bir hesap içerisine girmiştir.”
 Aynı zamanda  Amerika'nın yeni yaptırım kararı  Trump hükümetinin Tahran'ı  müzakere masasına zorla oturtmak ve Amerika'nın taleplerini kabul ettirmekteki ümitsizliğinin de göstergesidir. Trump 3 Kasım başkanlık seçimlerini kazanmak için  dış siyasette özellikle de İran hususunda bir başarı elde etmek istiyor. 
Buna rağmen Washington, maksimum baskı kampanyası çerçevesinde en az kazanımı elde etmiştir. İran ise bu baskıya karşı maksimum direniş stratejisini seçerek bu çerçevede Amerika'nın tek taraflı yaptırımlarının olumsuz etkilerini azaltmaya çalışmıştır. 
İran bu doğrultuda  iç kapasiteleri ve imkanlarını arttırarak  dış baskılara karşı göğüs germektedir.  Maksimum baskı siyasetinin başarısızlığı ise  Trump'a yönelik eleştirileri arttırmıştır. Trump'ı eleştirenler onun İran'a karşı belli ve faydalı bir stratejiye sahip olmadığını savunuyorlar. Tahran ile gerilimlerin boş yere tırmandırılması ve Amerika'nın ortaklarını Washington'dan uzaklaştırmak bu eleştirilerden sayılır.  Buna ilaveten  kanıtlar da  Trump hükümetinin  özellikle de İran'ın petrol sektörüne yönelik yaptırımlar hususunda aşırı hoşgörülü ve optimist olduğunu ancak bu yaptırımların başlamasından 2,5 yıl sonra bile Tahran'ın hala petrol ve petrol ürünlerini ihraç ettiğini gösteriyor./

Etiketler

Görüşler