Kasım 04, 2020 16:03 Europe/Istanbul
  • İslam İnkılabı Rehberi açısından Karabağ savaşı

Karabağ bölgesi üzerinde Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında süren münakaşa bölgesel düzeyde endişe ve kaygılara yol açmıştır.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hameni dün Yüce İslam Peygamberi –saa- ve İmam Sadık'ın -as- kutlu doğum günleri dolaysıyla yaptığı konuşmada, Ermenistan ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında yaşanan savaşa dikkat çekerek, bu savaşı acı bir olay ve bölge güvenliği için bir tehdit olarak niteleyip şöyle dedi:
"Bu askeri çatışmalar bir an evvel son bulmalı; elbette Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan Cumhuriyeti'nin tüm toprakları kurtarılmalı ve Azerbaycan'a iade edilmeli.
İslam İnkılabı Rehberi, beyanatının devamında bu topraklarda yaşayan Ermenilerin güvenliğinin korunması ve iki tarafça uluslararası sınırlara uyulması gerektiğine vurgu yaparak, güvenilir raporlara göre bölgeye gelen teröristlerin asla İran sınırına yaklaşmamaları gerektiğini, böyle olması halinde mutlaka karşılık verileceğini belirtti.
İslam İnkılabı Rehberi'nin Karabağ münakaşası ile ilgili sözleri, İran İslam Cumhuriyeti'nin kanayan bir yara olarak bu münakaşa ile ilgili sarih ve mantıklı yaklaşımını gösteriyor, bu münakaşa için bir çözüm bulunmaması halinde daha fazla gerginliklere yol açabilir.
 Bu açıdan üzerinde durulması gereken iki önemli konu var; birincisi, savaşın patlak vermesiyle bölge güvenliğine yönelik tehdit ve ikincisi de Azerbaycan cum. toprak bütünlüğünün korunması, tarafların haklarına uyulması ve uluslararası ilişkilere hakim ilkeler çerçevesinde bu münakaşasının nasıl çözülmesidir.
Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti, Karabağ bölgesinde çatışmaların yeniden alevlenmesinin ardından münakaşanın çözümü için çabalarına başladı. Bu doğrultuda İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve İran'ın Karabağ münakaşasının çözümü için özel temsilcisi Seyyid Abbas Irakçi geçtiğimiz hafta, Bakü, Moskova, Erivan ve Ankara'ya giderek, Tahran'ın Karabağ münakaşasının çözümü için hazırladığı planını sundu. Özel Temsilci Irakçi, İran'ın hazırladığı planın önemli ayaklarından birinin Azerbaycan Cumhuriyeti'nin işgal edilen topraklarının boşaltılmasını, başka bir ayağının da azınlıkların hakları ve insan haklarının korunmasının olduğunu belirterek, İran planının başka özelliklerinden birinin de etkin bölge ülkelerinin münakaşanın çözüm sürecine katılımı ve bölgesel yaklaşımın önemsenmesi olduğunu vurguladı.
Bilindiği üzere Karabağ münakaşası 1988 yılında yıkıcı bir savaşa dönüştü ve mart 1994'e kadar devam etti. Çatışmaların ilk günlerinden itibaren Avrupa'dan Amerika'ya kadar çok sayıda aktör krize dahil olup planlar sunmuş olsalar da Minsk Grubu'nun kurulması dahil bu planlar bir yere varmadı.
 Deneyimler, Batılılar'ın sadece kendi hedefleri için bölgede bulunduklarını ve kendi çıkarlarını bölge ülkelerinin ilişkilerinin gerilmesinde gördüklerini gösteriyor. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmalar için de aynı kural geçerli ve savaşın sürmesi kuşkusuz her iki taraf ve bölge ülkelerinin ulusal çıkarlarına zarar verecektir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei'nin Karabağ savaşının bölge güvenliği üzerindeki etki ve sonuçları hakkında sözleri de bu açıdan önemlidir. Bu bağlamda İran'ın Bakü Büyükelçisi Seyyid Abbas Musevi attığı tweette, İslam İnkılabı Rehberi'nin Karabağ ile ilgili beyanatının ardından, Azerbaycan cum. Dışişleri Bakan Yardımcısı Halef Halefov'un telefonda kendisiyle görüşerek, bu önemli ve adil beyanatlardan dolayı Azerbaycan cum. halkı ve hükümetinin teşekkürlerini bildirip, iki komşu ülke arasındaki kardeşlik ve dostluğa vurgu yaptığını kaydetti./

Etiketler