Aralık 31, 2020 05:23 Europe/Istanbul
  • Rusya'nın İran ile Askeri ve Teknik İşbirliğe Vurgusu

Rusya, 4+1 grubunun önemli üyelerinden biri olarak Amerika'nın tüm karşı çıkmalarına rağmen her daim Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2231 sayılı kararının hayata geçirilmesine ve İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik silah yaptırımlarının kaldırılmasına vurgu yapmıştır.

Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov Salı günü İran İslam Cumhuriyeti ve Rusya arasındaki askeri ve teknik işbirliklerinin geliştirilmesi hususunda yaptığı açıklamada, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından  İran ile askeri ve teknik işbirliği hususunda hiçbir kısıtlama söz konusu değildir. İki ülke bu alanda işbirliği yapmaya hakları bulunmaktadır." Vurgusunda bulundu.
Rusya diplomasi kolu başkanı sözlerine şunları da ekledi: "Savunma ihtiyaçlarını ve kabiliyetlerini geliştirmeye hakkı bulunan İran İslam Cumhuriyeti ile askeri ve teknik işbirliğinin geliştirilmesinde  Rusya uluslararası taahhütleri çerçevesinde hareket edecek ve bu taahhütlere bağlı kalıp  bölgenin güvenliği ve istikrarını koruma önceliğine uyacaktır."
Rusya'nın İran İslam Cumhuriyeti ile askeri işbirliği hususundaki tutumu iki açıdan önem taşımaktadır. 
İlk olarak Rusya'nın uluslararası arenada Amerika'nın en güçlü rakiplerinden biri olarak her daim sırf Washington'un çıkarlarına ve hedeflerine uygun olan tek taraflı siyasetlerine karşı çıkması ve bu siyasetleri eleştirmesidir.  Bu hususun açık bir örneği de Donald Trump hükümetinin İran'a yönelik silah yaptırımının devam edilmesi hususundaki zorba ve mantık dışı dayatmaları ve siyasetleri idi.  Washington bu isteğini gerçekleştirmek üzere  2019 ortalarından itibaren  İran'a karşı büyük bir psikolojik savaş başlatmıştı. 
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo da  defalarca  İran'a yönelik silah yaptırımının sona ermesinin  bölgede silahlanma rekabetine, İran'ın bölgesel gücünün artmasına ve ortaklarının konumunun güçlenmesine ayrıca Siyonist Rejim İsrail'in güvenliğinin tehlikeye düşmesine yol açacağını iddia etmişti.  
Trump yönetimi, çabalarını, BM Güvenlik Konseyi üyelerini Washington'un taleplerine uymaya ikna etmeye odaklandırmış ve BM Güvenlik Konseyi'ne İran'a silah ambargosunun devam etmesi çağrısında bulunan bir karar taslağı sunmuştu. Ancak Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden 13'ü buna karşı çıktı.
 Bu büyük başarısızlığın ardından Trump yönetimi, İran ile varılan BERCAM nükleer anlaşmasının hâlâ bir üyesi olduğunu iddia ederek ve İran'ın BERCAM anlaşmasını temelden ihlal ettiği bahanesiyle İran'a karşı uluslararası yaptırımları yeniden uygulamaya çalıştı. Ancak Güvenlik Konseyi sonunda bu harekete de karşı çıktı.
 Ama Trump yönetimi tek taraflı olarak yaptırımların 20 Eylül 2020'den beri uygulandığını iddia etti. Ancak bu karar küresel bir aldırmazlık ve kayıtsızlıkla karşılaştı. 
İkinci mesele, bağımsız ve muktedir ülkelerin ikili ilişkilerine hiçbir üçüncü ülkenin temelden müdahale etme hakkına veya yetkisine sahip olmamasıdır. Böylelikle Rusya ve İran, milli ve bölgesel menfaatleri ve hedefleri çerçevesinde askeri ve teknik  ilişkilerini sürdürme hakkına sahiptirler. 
Rus askeri uzmanı Igor Korotchenko'ya  göre uluslararası hukukta İran'la silah alanında işbirliği yasağı bulunmuyor ve Rusya bu önemli konuyu vurguluyor.
Washington, Rusya'nın, İran'a yönelik uluslararası  silah ambargosunun sona ermesinin ardından İran'a silah satmayı planladığını iddia etti. Bu iddia, Tahran'ı silah ithalatına bağımlı olduğunu lanse etme amacıyla yapıldı.
Fakat İran, son 40 yılda çeşitli silah yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığı için çözümü yerli imkanlarla kendine yeter hale gelmekte buldu ve bu bağlamda büyük adımlar atmayı başararak çeşitli silahlar üretme ve geliştirme alanında önemli bir seviyeye ulaştı./ 


 

Etiketler