Oct 08, 2019 18:36 Europe/Istanbul
  • ABD'ye güvenmenin sonucu; Suriye Kürtleri Türkiye karşısında terk edildi

ABD Başkanı Donald Trump sürpriz bir kararla 19 ekim 2019 tarihinde Amerikan askerlerinin Suriye'den çekileceğini duyurdu. Bu durum ABD'nin müttefiği sayılan Suriye Kürtleri'nin ciddi endişesine yol açtı.

Washington'dan Türkiye'nin Kürtler'e yönelik olası saldırısına karşı peş peşe ve sert uyarılar ve tehditler gelse de, Beyaz Saray "U" dönüş yaparak, artık Kürtler karşısında bir sorumluluğu olmadığını açıkladı. Beyaz Saray, Türkiye'nin yakında Suriye'nin kuzeyinde başlatacağı operasyona Washington'un dahil olmayacağını kaydetti.
Bu arada Trump yaptığı yeni bir açıklamada, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin operasyon düzenleyeceği muhtemel bölgede bulunan 50 ABD askerinin de bölgeden çıktığını duyurdu.
Trump, ABD'nin Suriye'deki IŞİD teröristleri ve ailelerini uzun süre ellerinde tutamayacaklarını vurgulayarak, "Ancak aynı zamanda, Avrupa ülkelerine güvenmeliyiz. IŞİD savaşçılarına göz kulak olmaları için İran, Irak, Türkiye, Suriye, Rusya ve diğer bazı ülkelere güvenmeliyiz" mesajını verdi.
Beyaz Saray Sözcüsü de dün yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yakında Suriye'nin kuzeyinde önceden planladığı operasyonu başlatacağını belirterek, Amerikan güçlerinin bu operasyonu desteklemeyeceğini ve operasyona da müdahil olmayacağını kaydetti.
Beyaz Saray Sözcüsü, Amerikan güçlerinin IŞİD'i tamamen yendikten sonra o bölgede bulunmayacaklarını da ileri sürdü.
Bu gelişmeler, Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın pazartesi akşam saatlerinde telefonla görüşmesi ve Trump'ın Erdoğan'ı Washington'a davet etmesinin ardından yaşandı. Suriye'nin kuzeydoğusunda binden fazla Amerikan askerinin bulunduğu ifade ediliyor. Amerikan askerleri, YPG denen Kürt milislerle yakın işbirliği içindeler. Türkiye ise YPG'nin, PKK'nın Suriye'deki kolu ve terör örgütü olarak görüyor. Böylece Washington, Kürt müttefiklerini Türkiye'nin Kürt bölgelerine olası saldırısı karşısında yalnız bırakmış oldu.
New York Times gazetesi köşe yazısında bu bağlamda şöyle yazıyor: ABD'nin Suriye'den çekilmesiyle, en büyük kaybedenlerden birinin Kürt güçler olacak.
Beyaz Saray Sözcüsü de açık şekilde Suriye'de IŞİD'in yenilmesiyle artık Amerikan güçlerinin Suriye'de görevinin tamamlandığını açıklamış oldu.
Türkiye uzun bir süredir, ABD ile Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturmak için istişare halindedir. Türkiye ve ABD askeri yetkilileri 7 ağustos tarihinde sonunda Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölgenin kurulması konusunda mutabık kaldılar. Ankara, bu girişimden amacın Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin kendi ülkelerine dönmesi için güvenli bölge oluşturmak olduğunu savunuyor. Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar geçtiğimiz hafta, ABD'li mevkidaşı Mark Esper ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölgenin oluşturulması konusunda oyalamada bulunması halinde, Ankara'nın ABD ile bu hususta işbirliğini durduracağını açıkladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da 5 ekimde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Suriye kuzeyinde her an operasyon başlatabileceğini duyurdu. Suriyeli Kürt gruplar, Türkiye'nin olası saldırısına karşı ülkenin kuzeyinde ilave askeri güç ve teçhizat gönderdiklerini duyururken Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu da, bu operasyonda Türkiye güçlerinin yanında savaşmaya hazır olduğunu bildirdi.
Washington geçtiğimiz senelerde Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusuna askeri güç konuşlandırmak suretiyle YPG ve Demokratik Suriye Güçleri ile birlikte IŞİD'e karşı mücadele ettiğini ileri sürüyordu.
ABD, kendi Kürt müttefikleri ve Demokratik Suriye güçlerine TIR'larla silah yardımında bulunurken Türkiye YPG gibi grupları terör örgütü olarak görüp, ABD'nin bu yardımlarına her defasında sert tepki göstermiştir.
Gelinen noktada ABD'nin Türkiye'nin muhtemel saldırısına karşı tepki göstermeyeceğini açıklaması, Washington'un Kürt müttefiklerini şoke etti. 
Bu durum bir kez daha ABD'nin Suudi Arabistan ve BAE dahil bölgesel müttefikleri ve ortakları hiçin güvenilir bir müttefik olmadığını ortaya koymuş oldu.
ABD, İsrail dışında hiçbir müttefiğinin güvenliği adına herhangi bir girişimde bulunmuyor./

Görüşler