Oct 17, 2019 08:20 Europe/Istanbul
  • Alı Halife Rejiminin Bahreyn Milletine Zulmü

Al-ı Halife Rejimi Ocak 2018'den beri 271 Bahreyn vatandaşını müebbet cezasına çarptırmıştır.

Fars Körfezi bölgesinde küçük bir ada ülkesi olan Bahreyn yıllardır Al-ı Halife Rejimi tarafından yönetilmektedir. Zulmetmek, şiddet uygulamak, ayrımcılık ve baskı yapmak, Al-ı Halife döneminin bariz özelliklerindendir. Bahreyn halkının çoğu ise ülke çapında demokrasi, ayrımcılıkların giderilmesi ve insani keramete riayet edilmesini istemektedirler. Buna esasen Bahreyn halkı ülkenin 1970'lerde bağımsız olmasından beri Al-ı Halife yönetimine karşı itirazlarını göstermiştirler. 
Arap dünyasında siyasi yönetimlere karşı itirazların yeni dalgasının 2011'de başlaması ve İslami uyanış hareketinin alevlenmesi ile Bahreyn halkı da geçmişe göre daha ciddi ve şiddetli bir şekilde itirazlara başlaması ise Al-ı Halife'nin geçmişe göre çok daha fazla kaygılanmasına yol açtı. 
Çünkü Tunus ve Mısır'daki iki diktatörün 1 aydan az bir sürede düşmesi ve de Libya ve Yemen'de bir yıl içerisinde iki diktatörün de devrilmesi bu itirazların ciddi olduğunu göstermiş oldu. Al-ı Halife bu itirazlarının yeni turunun farklı olduğunu anlayarak Al-ı Suud'dan bu itirazların bastırılması için yardım istemesinin yanı sıra protestoculara karşı de geçmişte eşine benzerine rastlanmayan şiddet uyguladı. 
Bu şiddetin göstergelerinden biri de Bahreyn medeni aktivistleri ve protestocuların hayat hakkından yoksun bırakılması idi. Bahreyn'deki siyasi aktivistler ve protestocuların aldığı idam kararları, müebbet ve uzun süreli hapis cezaları vesilesi ile hayat haklarından mahrum bırakılmışlardır. 
Bu doğrultuda Avustralya'da bulunan El Haliç insan hakları ve demokrasi merkezi de Ocak 2018 ila Mayıs 2019’a kadar Bahreyn mahkemelerinde 271 sanığın müebbet hapis cezası aldığını bildirmiştir. Bunlardan 130’u 2018 yılında ve 141'i de 2019 yılının ilk beş ayında müebbet cezası aldılar. Bu süreç ise Al-ı Halife Rejiminin Bahreynli aktivistler ve protestoculara karşı adli şiddetinin git gide arttığını göstermektedir. 
Vatandaşlıktan çıkarılma ise Al-ı Halife rejiminin protestoculara karşı uyguladığı ağır cezalardan biridir. Tabii bu ceza hayat hakkının alınması mahiyeti taşımıyor ancak doğal vatandaşlık hakkının alınması anlamına geliyor. Bu da uluslararası hukuka aykırıdır. El Haliç merkezinin raporunda 2019'da Al-ı Halife rejimince müebbet hapis cezasına çarptırılanların tümü vatandaşlıktan çıkarıldığını belirtti. 
Buna ilaveten Al-ı Halife Rejimi 2011 yılından günümüze kadar 26 kez de protestocuların idamına karar vermiştir. Şimdiye dek ise 5’i infaz edilmiştir. Al-ı Halife'nin verdiği idam cezaları, tüm idamların siyasi olmadığı diğer Arap ülkelerin aksine, hepsi siyasi nedenlerden dolayıdır. Bu doğrultuda Bahreyn'deki protestocular yönetimde bulunan diktatör rejimini eleştirme veya muhalefet dolayısı ile idama mahkum edilip hayat hakkından mahrum kalıyorlar. 
El Haliç Merkezi başkanı Yahya Hadid ise şöyle diyor: "Siyasi ithamlardan dolayı ağır hükümlerin kesilmesi Bahreyn makamlarının inatçılığı ve bu ülkede gerilimleri azaltmaya meyilli olmadıklarını gösteriyor."
Hayat hakkının insan haklarının temel ilkeleri ve ihlal edilmez olmasına rağmen Al-ı Halife Rejimi adil olmayan tamamen siyasi kararları ile Bahreyn vatandaşlarından hayat haklarını ihlal ediyor. 
Al-ı Halife Rejimi uluslararası hukukun bu temel ilkesini çiğneyerek cinayet işliyor. Ancak Batılı güçler özellikle de Amerika Al-ı Halife'nin bu cinayetlerini durdurmak için hiçbir şey yapmıyor tam tersi bu rejim karşısında tam bir sessizliğe bürünerek pratikte bu cinayetleri ve adli şiddeti körüklüyor./

Görüşler