Nov 20, 2019 18:38 Europe/Istanbul
  • Siyonist İsrail'in yerleşkelerini resmiyete tanımak, Yüzyılın Anlaşması'nda yeni adım

Trump'ın iktidara gelmesinin ardından terör rejimi İsrail'e yönelik sınırsız desteğin artması ve bu yönde Trump'ın dayattığı 'Yüzyılın Anlaşması'nın yenilgiye uğradığı bir dönemde ABD, bu yönde yeni bir adım atarak terör rejim İsrail'in işgal ettiği topraklar üzerindeki siyonist sitelerini resmiyete tanıdı.

Siyonist İsrail rejimi, gayri meşru bir rejim olarak Amerika ve Britanya'nın (İngiltere) desteğinde Filistin topraklarının kalbine bir hançer gibi saplanarak kuruldu. 2 kasım 1917'de Balfour Deklarasyonu da  aslında Filistin topraklarının işgali ortamının hazırlanmasıydı. Bunun ardından siyonist yahudiler Filistin topraklarını işgal etmeye ve bu toprakların mülkiyetini gayri meşru bir şekilde kendi üzerlerine  geçirmeye başladılar ve böylece Filistin topraklarını işgal ve bu topraklar üzerinde yayılmacılık siyonist yahudiler ve ırkçı İsrail rejimi için bir stratejiye dönüştü.

Filistinlilere ait topraklar üzerinde her türlü siyonist yerleşim yerleri ve benzeri binaların yapılması BM'ye göre yasadışıdır. Ama terör rejimi İsrail, hiç bir uluslararası kanun ve BM bildirisini tanımayıp işgalci siyasetlerini sürdürmektedir. BM Güvenlik Konseyi Aralık 2016'da yayınladığı bildiride, terör rejimi İsrail'in Filistin toprakları üzerinde yerleşke projelerini kınayarak İsrail'den her türlü yerleşke projesini durdurmasını istedi. Irkçı İsrail rejimi, Filistinlilere ait evleri ve işyerlerini yıkarak yerlerine yüzlerce binlerce konut yapmak suretiyle bölgenin nüfus yapısını bozmaktadır. Bunu yaparken de tabii ki Filistinlileri zorla başka yerlere sürmektedir. 

Trump'ın Beyaz Saray'a gelmesinin ardından  siyonist İsrail'e verdiği sınırsız destek bu rejimin uluslararası kanunları ve BM Güvenlik Konseyi bildirilerini daha net bir şekilde hiçe saymasına neden oldu ve bu rejim siyonist yahudiler için Filistin toprakları üzerinde yasadışı konut projelerine ağırlık verdi.

Trump yönetimi, bu rejime verdiği sınırsız desteği öylesine arttırdı ki, 'Yüzyılın Anlaşması' adı altında getirdiği projeyle Kudüs'te Filistinlilere ait toprakları ve Suriye'den işgal edilen Golan Tepeleri'nde İsrail'in işgalci varlığını resmiyette tanıdı ve buraların İsrail'e ait olduğu resmiyette tanıdığını ilan etti.

Fakat terör rejimi İsrail'de siyasi buhran bu zamana kadar görülmemiş bir şekilde gün yüzüne çıkarken Netanyahu'nun hükümeti kuramaması, Yüzyılın Anlaşması'nın yürürlüğünün askıya alınmasına neden oldu.

Bununla beraber, Amerikan yönetimi İsrail'de yeni bir hükümetin kurulmasını beklemeden aldığı yeni bir kararla siyonist İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki yerleşim sitelerini resmiyette tanıdığını ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, "İsrail'in sivil yerleşimler kurması uluslararası hukukla uyumsuz değil" ifadelerini kullandı.  ABD hükümeti, Filistin’in Batı Şeria bölgesinde İsrail tarafından işgal edilen topraklarda kurulan Yahudi yerleşim yerleriyle ilgili tutumunu değiştirdi ve artık bu yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu düşünmediklerini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Batı Şeria’nın statüsünün, İsrailliler ve Filistinlilerin müzakere etmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.

Pompeo, Trump yönetiminin tartışmanın tüm taraflarını gözden geçirdiğini ve eski ABD Başkanı Ronald Reagan’a katıldığını dile getirdi. Terör rejimi İsrail ise ABD Başkanı Donald Trump’ın selefi Barack Obama’nın tutumunu değiştiren bu hamlesini memnuniyetle karşıladı. Irkçı rejim İsrail Kamu Güvenliği ve Stratejik İlişkiler Bakanı Gilad Erdan, kararı “cesur” diye tanımladı. Filistinli üst düzey yetkili Saib Erikat, ABD’nin kararının “sorumsuz” olduğunu söyledi ve “küresel istikrar, güvenlik ve barışa tehdit oluşturduğunu” belirtti.

Bu arada ABD'nin Kudüs'ü terör rejimi İsrail'in ebedi başkenti olarak resmiyette tanıması ve Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e intikal etmesi de, ABD'nin işgalci rejimin küstah siyasetlerine verdiği desteği açık bir şekilde ortaya koydu. Bu gelişmeler Amerika'nın en yakın müttefiki olan Avrupa ülkelerinin bile tepkisine neden oldu. AB dış siyaset sorumlusu Fedrico Moghirini, Amerika'nın ırkçı İsrail'le ilgili aldığı son karara karşı çıkarak  bunun yasadışı olduğunu söyledi.

Her halükarda terör rejimi İsrail, Amerika'dan yılda milyarlarca dolar askeri ve mali destek alırken diğer taraftan da, yasadışı girişimlerini ABD'nin hiç bir ilke ve kanun tanımaz tutumundan hoşnut bir şekilde işgal altındaki topraklarda sultasını yaymaya çalışsa da uzmanlar bu gelişmelerin gelecekte Batı Asya (Ortadoğu) bölgesinin güvenlik ve sebatını daha da tehdit edeceği ve tehlikeye atacağı görüşündeler./

Görüşler