Aralık 08, 2019 18:52 Europe/Istanbul
  • Irak
    Irak

Irak'ta yaşanan kargaşa ve şiddet eylemleri başbakanı Adil Abdul-Mehdi'nin istifası ile birlikte sakinleşmeye yüz tutmuşken, iki olay bir kez daha ülkeyi gerginleştirdi.

Irak perşembe ve Cuma günlerinde halkın yüksek dini merciliğe destek gösterilerine sahne oldu. Dini mercilik Irak'ın son gelişmelerinde halkın taleplerine destek çıkarken her türlü şiddete karşı çıkarken, son iki ayda düzenlenen gösterilerde örgütlenmiş çetelerin saygısızlığına maruz kaldı.
Son günlerde merciliğe verilen destek gösterilerine de silahlı kişilerin saldırıları sonucu kana bulandı ve onlarca kişi hayatını kaybederken bazıları da yaralandı. 
İkinci olayda ise Necef kentinde Mukteda Sadr'ın evine yapılan saldırı haberi idi. Yapılan açıklamada İHA ile saldırı yapıldığı iddia edildi. 
Sadr hareketi liderinin yakınlarından olan el-Hac Muhammed Salih el-Iraki dün Sumeriye kanalına yaptığı açıklamada, Mukteda Sadr’ın evinin bulunduğu Necef kentinin el-Hannane bölgesinin, bir İHA tarafından saldırıya uğradığını belirtti.
El-Iraki saldırının Mukteda Sadr’ın mavi berelilere Bağdat ve Necef’te göstericilere destek için verdiği direktifin ardından yapıldığını belirtti.
Bu olaylara paralel olarak 3'ü Haşdi Şabi liderlerinden olan 4 Iraklı şahsiyeti yaptırım listesine aldı.
Yaşanan gelişmeler birkaç önemli olayı kapsıyor. 
Öncelikle Irak'ta mevcut sistemde huzur ve istikrarın şekillenmesi ile sonuçlanacak direniş tutumu sergilenmemelidir. Bağdat'ta göstericilere kanlı saldırı, bunan önce Irak yüksek dini merci, Ayetullah Sistani'nin ülkenin normale dönmesini istediği bir ortamda yaşandı. Bağdat halkının gösterilerine yapılan kanlı saldırı, Irak'ta durumun normale dönmesinin bazı iç unsurlar ve dış desteklerinin çıkarlarına uymadığını gösteriyor.
İkincisi ise Irak içinde direniş akıma karşı mücadele ile eş zamanlı olarak, bazı direniş ekseni şahsiyetler Amerika tarafından hedef alındı. Amerika hazine bakanlığı Cuma günü, Asaib el-Hak liderlerinden olan Kays el-Haz'ali, kardeşi Leys el-Haz'ali ile birlikte Haşdi Şabi'nin güvenlik kolu başkanı Ebu Zineb olarak tanınan Hüseyin Ellami'nin de aralarında olan 4 Iraklı yetkiliyi insan haklarını ihlal etmek ve yolsuzluk suçları iddiası ile yaptırım listesine aldı.
Yaptırımların uygulanma zamanı özellikle de Irak'ın bir yandan iç şiddet eylemleri ve diğer yandan da IŞİD'in tekrar hortlama tehdidi ile karşı karşıya olduğu bir dönemde yapılması, Amerika'nın Irak'ta durumun tekrar normalleşmesini istemediğini ve Irak için yeni planları olduğunu gösteriyor.
Üçüncüsü ise direniş karşıtı tutum ve Haşdi Şabi liderlerine yaptırım uygulanması ise başta Amerika olmak üzere bazı dış güçlerin Irak'ta mevcut sistem ve çalışan kurumları tahrip ederek ülkede yeni kurumlar kurmaya çalıştıklarını gösteriyor. Yeni yapılanma ise Irak'ta direnişin bir yeri olmaması şeklinde olmalı, sekularlar bu ülkede iktidara gelme fırsatı bulmalı, dini merciliğin ülkenin içişlerinde ve güç yapısında odaklanmamalı, Irak'ın bağımsız dış siyaseti olmamalı ve Washington'a boyun eğen bazı Arap ülkeleri gibi olmalı ve ülkede mezhep ise silinmelidir.
Bu yüzden Irak başbakanı Adil Abdul-Mahdi'nin görevinden istifa etmesi, ülkede şiddet ve huzursuzlukların sona ermesine sebep olamazken, ülkede güç yapısında ve yasal kurumların yok olması için atılan bir adım olduğu anlaşılıyor. 

Görüşler