Mayıs 14, 2020 14:48 Europe/Istanbul
  • Direniş, Filistinlilerin işgalciliğe karşı tek kurtuluş yolu

Filistin halkı ve grupları siyonsit rejimin işgalciliğine karşı “direnişe” vurgu yaparken işgalciliğe karşı tek kurtuluş yolu olduğunu belirtiyorlar.

Siyonist rejim başbakanı ve Mavi Beyaz partisi lideri Benny Gantz Nisan ayın sonlarında vardıkları anlaşma ile Ürdün nehri batı yakanın bazı bölümlerini Temmuz’un başında işgal topraklarına ilhakının başlanacağını duyurdular. 
Yapılan tahminlere göre söz konusu ilhak, batı yakanın %30’unu kapsayacaktır. Netanyahu ve Gantz arasındaki anlaşma, aslında geçen 28 Ocak tarihinde Amerika başkanı tarafından ayrıntıları açıklanan ırkçı Asrın Anlaşması’nın bir parçasıdır.
Filistin direniş grupları ve halkı en baştan itibaren Asrın Anlaşması’na karşı muhalefetlerini açıkladılar, zira bu plan sadece ve tamamen Siyonist rejimin çıkarlarını sağlarken Filistinlilerin hakları ve çıkarlarını tamamen gözardı ediyor, aynı zamanda Filistinlilerin savunma gücünü zayıflatırken bu ülkenin coğrafyası ve alanını da çok küçültüyor. 
Şimdi Netanyahu ve Gantz Ürdün nehri batı yakanın bazı bölümlerini işgal topraklarına ilhak konusunda anlaşmaya vardılar. 
Dünya toplumundan Siyonist rejimin cinayetlerine karşı mücadelede tamamen umutsuzluğa düşen Filistin halkı ve grupları her zamankinden daha çok Siyonist rejime karşı “direniş hareketinin” altını çiziyorlar. Bu bağlamda Filistin İslami direniş hareketi Hamas’ın kamu faaliyetlerinden sorumlu Eşref Zayid ulusal birliğin güçlendirilmesi ve işbirliği zaruretine vurgu yaparak bu komploya karşı mücadele için direniş seçeneğini destekledi. Filistin İslami Cihad Hareketi sözcüsü Mus’ab el-Berim de batı yakada meydan ve güvenlik şartlarına rağmen Filistin halkının taşla bile olsa direnişten aciz olmadığı belirtti.
Direnişin hem halkçı ve hem askeri boyutları vardır. Direnişin halkçı boyutu silah olarak taşın kullanılması ve şehadet operasyonlarıdır. Bu bağlamda Siyonist rejimin işgalci ordusunun belirttiğine göre birkaç Filistinliyi tutuklamak için batı yakanın Cenin bölgesinde Ya’bed köyüne giden bir askerin Filistinliler tarafından atılan taş ile öldü. Bu arada Kudüs’ün kuzeyinde arama noktasında bir Filistinli genç de direniş operasyonunda bulunmak isterken sınır muhafızalar tarafından silahla hedef alınınca yararlandı ve ırkçı askerler tarafından tutuklandı.
Askeri boyutu ise siyasi gruplar ve özellikle direniş grupları tarafından izleniyor. Özellikle geçen ayın 18.inde direniş gruplar Siyonist rejimin cinayetlerine tepki olarak bu rejime ağır askeri darbeler dayatırken savaş süresini 2 güne indirdiler. 
Şimdi Filistin direniş grupları Siyonist rejime uyarı yaparak, korsan rejimin işgalci ve yayılmacı projelerine karşı direniş hareketine devam edeceklerini belirttiler.
Direniş tutumunun önemli yanı, dış desteğe ihtiyaç duymamasıdır. Direniş, yerli bir harekettir ve yerli güce vurgu yapıyor, bu yüzden direniş gruplarının “kendi inisiyatif” kapasitesini korsan rejime karşı arttırıyor. Bu tutum Yemen’e karşı Suudi koalisyonun savaşında da Yemen halk komiteleri ve ordusu tarafından da kullanılarak Suudi Arabistan’a ağır darbeler indirildi. 
Şimdi de Filistin direniş grupları direniş yolunu sürdürerek Filistinlilere ait olan topraklarda korsan rejimin işgalci planlarına engel olmaya çalışıyorlar./

Etiketler

Görüşler