Mayıs 22, 2020 15:30 Europe/Istanbul
  • Dünya Kudüs Günü; cinayetkar rejimlerin kınanması ve İslam dünyasının uyanış günü

Bugün mübarek ramazan ayının son cuması ve Dünya Kudüs Günüydü.

İran islam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani perşembe gece Dünya Kudüs Günü münasebeti ile ilgili yayımladığı mesajında Kudüs'ün Filistin'in başkenti olma ilkesinin değişmediğine vurgu yaparak ,ramazan ayının son cumasında Filistin'in mazlum halkına destek merasimlerinin düzenlenişini islami ülküleri savunmada müslümanların vahdeti ve birlikteliğinin bir sembolü olduğunu ifade etti.

Ruhani mesajında, ‘’ Bu sene Kudüs Günü'nde gerçi mevcut şartlardan dolayı ve sağlık kurallarına uymak ve halkın sağlığı için fiili yürüyüş düzenlenmesi mümkün değildir fakat önemli olan ve Filistin ülküsüne derinlik katan ve düşmanlara korku salan şey, Kudüs’ün kurtarılmasını isteyen yüreklerin manevi varlığıdır ve bu kalplerde işgal altındaki toprakların ilahi zaferin olacağına dair bir şüphe yoktur.’’ dedi.

Dünya Kudüs günü bir kaç açıdan önem arz ediyor.

Birinci bakış Filistin'in insani meselesi yönüne olan vurguyu içeriyor ki bu konu Dünya Kudüs Gününde sembolik bir hareket halinde kendi topraklarından avare bir duruma düşen ve işgal altında olan bir millet aleyhinde İsrail'in cinayetlerini kınamakta tecelli buluyor.

İkinci bakışa göre uluslararası hukuk açısından Filistin halkının haklarını desteklemenin devam etmesi  ve her türlü işgalciliğin reddedilmesi gereklidir.

Üçüncü bakış ise  dünya Kudüs gününün önemi konusuna değiniyor ve Filistin topraklarında yaşayan halkın kaderlerinin kendileri tarafından belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

İşte bu bakış açılarının her birisi Filistin kaderinin önemini islam dünyasının en önemli meselesi olarak beyan ediyor. Bu yüzden hiç bir gelişme ve gündemden dolayı bu konunun ihmal edilmemesi gerekir.  70 yılı aşkın yapılan tarihi zülumlerin gösterdiğine göre Kudüs işgalcileri hiç bir zaman mazlumların hakkını geri vermezler ve bu duruma son vermenin tek yolu direnişin devamı, işgalcileri uluslararası hukuk karşısında teslim etmeye zorlamak ve Filistin halkının iradesine tabi olmaktır.

İslam inkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei bu bağlamda Filistin sorununa kapsamlı bir çözüm sundular.

Rehber Hamenei bu konuda şöyle diyor: "Filistin halkı diğer milletler gibi kendi ülkesinin hakimiyeti ve kaderini kendisinin belirlemeye hakkı var.Başta müslüman ,hristiyan ve yahudiler olmak üzere Filistin'in asıl halkı bulundukları yerlerde ister Filistin içerisinde olsun veya kamplarda veya her hangi bir noktada olursa olsun genel ve disiplinli bir referanduma katılsınlar ve Filistin nizamının geleceğini belirlesinler. Bu yöntemle  hükumet kurulduktan sonra, son yıllarda ülkeye taşınan Filistinli olmayan göçmenler hakkında karar verecek. Bu bir adil ve mantığa uyan bir plandır ki dünya kamuoyu bunu iyi anlıyor ve bağımsız ulusların ve devletlerin desteğinden yararlanabilir."

Kuşkusuz, mütecaviz Siyonist rejimin işgalci ve yayılmacı politikaları, fiziksel ve yapısal şiddet kullanarak Filistin halkının haklarının yaygın ve sistematik ihlallerine yol açmıştır. Bu süreç, uzun vadeli ve ayrılıkçı hedefleri ve İslam dünyasında bölünmeler ve nüfuz yaratması ile bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit oluşturmaktadır. Dünya Kudüs Günü sadece bu işgali kınamakla kalmayıp, aynı zamanda ABD ve İsrail'in ve bölgedeki müttefiklerinin yaşadığı Yüzyıl Anlaşması gibi komplolara karşı İslam Ümmeti'nin uyanışının bir işaretidir.

Görüşler