Eylül 20, 2020 16:16 Europe/Istanbul
  • ABD'nin Mahmud Abbas'ı görevinden uzaklaştırma planının mesajları

ABD'nin işgal topraklarındaki büyükelçisi David Freidman, geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD'nin Fetih Hareketi'nin eski lideri Muhammed Dahlan'ı Filistin Özerk Teşkilatı Başkanı Mahmud Abbas'ın yerine getirmeyi düşündüğünü duyurdu.

ABD büyükelçisinin bu açıklaması ile ilgili üzerinde durulması gereken birkaç önemli konu var.
Birincisi, başka ülkelerin iç işlerine müdahale, ABD'nin dış politikasının en önemli stratejilerinden sayılmasıdır. ABD, kendini dünya lideri görerek, başka ülkelerin iç işlerine kolaylıkla müdahale ediyor ve hatta kendi ile aynı çizgide hareket etmeyen yöneticileri, görevinden uzaklaştırmakla tehdit ediyor. 
2019 yılında Irak'ta aynı olaya şahit oldu. Dış politikası da Irak'ın bağımsızlığını takip eden Irak eski Başbakanı Adil Abdulmehdi, ABD'nin öfkesine maruz kaldı. ABD, ekim 2019'da kendi etkisi ve nüfuzu altında olan grupları bu ülkede protesto eylemi düzenlemeleri için organize edip, Abdul-Mehdi'nin görevinden istifası için zemin sağladı. 
Irak'ın Çin ile stratejik işbirliği anlaşması imzaladığı ve de Washington'un İran karşıtı yaptırımlarına eşlik etmediği için Abdul-Mehdi, ABD'nin öfkesiyle karşı karşıya kaldı.
İkincisi ABD, esasında milletlerin kendi kaderini belirleme hakkı gibi stratejik prensibe inanmamasıdır. Bazı uzmanlar, BAE ve Bahreyn'in Siyonist rejim ile normalleşme anlaşmasına imza atmasının Beyaz Saray'ın bu ülke yöneticilerine yaptığı ağır baskısı sonucu sağlandığına inanıyor. Abu Dabi Veliahdı Muhammed Bin Zayed ve Bahreyn Kralı Şeyh Hemad Bin İsa Al-i Halife, hükümetlerinin bekasını ABD'nin desteğinde görüyorlar. 
ABD'nin milletlerin kendi kaderini belirleme hakkı ilkesine inanmadığını gösteren örneklerden biri, Washington'un 2011 yılında Arap ayaklanmalarına müdahale ederek, bu kıyamları yolundan çıkarmasıydı.
ABD'nin Mahmud Abbas'ı görevinden uzaklaştırma çabası da bu bağlamda değerlendirilebilir. Filistin Özerk Teşkilatı Başbakanı Muhammed Eştiye, ABD'nin işgal topraklarındaki Büyükelçisi'nin müdahaleci sözlerine gösterdiği tepkide, "ABD yönetimi, kendi iradesini Filistin milletine dayatabileceğini düşünüyorsa o zaman kuruntuya kapılmıştır." diye yanıt verdi.
Üçünü konu şu ki, ABD için şahsiyet ve yetkililerin kullanma tarihi var ve Washington'un politikalarına uydukları sürece destekleniyor. Ancak Washington'un politikalarını eleştirmeye kalktıklarında, ABD bizzat kendisi onları görevden almak için hareket geçer. Bunun için en bariz örneklerden biri de, Filistin Özerk Teşkilatı Başkanı Mahmud Abbas'tır.
 Şimdiye kadar Abbas, Filistin halkı ve çok sayıda Filistinli grupların Filistin yönetimi ile Siyonist rejim arasında müzakere karşı çıkmalarına rağmen Abbas ve Özerk Teşkilatı, işgal rejimi ile müzakere ve uzlaşma yolunda hareket edip, ABD'nin desteğini alıyor ve Washington tarafından belirlenen yönerge çerçevesinde hareket ediyordu.
Ancak ne zamanki Abbas, ırkçı Yüzyılın Anlaşması planı ve son olarak da BAE ve Bahreyn rejiminin Siyonist rejim ile normalleşmesine karşı çıkıp, Filistin'in Washington ve Tel-Aviv ile ilişkilerini kesme kararı alınca, Washington, Abbas'ı görevinden uzaklaştırma ve Muhammed Dahlan'ı onun yerine getirme çabalarına başladı.
Fetih Hareketi'nin eski üyelerinden sayılan ve Arap ülkelerinin Siyonist rejim ile ilişkilerini normalleştirmelerinde önemli rol ifa eden Filistinli şahsiyetlerden biri olan Dahlan, Hamas'ın 2006 yılında Gazze Şeridi'nde kontrolü ele geçirdikten sonra buradan kaçtı.
Dahlan'ın kendi evinde çekilen fotoğraflar ve belgeler de, onun Siyonist rejim ile derin ilişkilerini kanıtlıyor./
 

Etiketler

Görüşler