Ekim 24, 2020 18:36 Europe/Istanbul
  • Kriz oluşturan kurtarıcı Hariri’nin geri dönüşü

Saad Hariri birkez daha Lübnan’da kabine kurmak için meclisten güven oyu aldı.

Saad Hariri’nin yeni kabineyi kurmak için görevlendirilmesi ve aldığı güven oyu birkaç açıdan önem taşıyor.
Birincisi; Saad Hariri’nin son 4 yılda 3. Kez kabineyi kurmakla görevlendirilmesidir. Hariri bundan önce 2016 ve 2018 yıllarında da yine Lübnan’da kabine kurmakla görevlendirilmişti, fakat Ekim 2019’da halkın 13 gün süren protesto gösterileri ardından Lübnan başbakanlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
İkincisi; Lübnan meclisinde 128 milletvekilinden sadece 65 kişinin kendisine evet oy vermesidir. Halbuki Mustafa Edib parlamentoda 90 oyla başbakan olmuştu. Başka bir ifade ile Saad Hariri sadece meclisten güven oyu almak için gerekli taban oyu almayı başarabildi. Batı Asya meseleleri uzmanı Seyit Hadi Seyit Efgahi’ye göre Edib ülkenin siyaset alanında fazla bir geçmişe sahip olmazken, Hariri mecliste kendisinden 25 oy daha az aldı. 
Üçüncüsü; Lübnan Hizbullah’ı ve serbet ulusal hareketin Saad Hariri’nin başbakanlığına destek vermemesidir, fakat  Emel Hareketi Hariri’ye bu bağlamda destek verdi. 14 Mart akımı içinde bile bazıları Hariri’nin başbakanlık görevine karşı muhalefet ettiler. Samir Ca'ca liderliğindeki Lübnanlı Güçler Partisi veya başka adı ile falanjistler ve Velid Canbolat liderliğindeki  Terakki Sosyalist Partisi, Hariri’nin başbakanlığına karşı muhalefetlerini açıkladılar. Bu yüzden Saad Hariri çok kırılgan bir oy oranı ile yeni kabineyi kurmakla görevlendirildi. 
Dördüncüsü, Hariri’ye yakın medyanın aldığı görev uyarınca kendisini Lübnan’ın kurtarıcısı olduğunu belirtmesidir. Lübnan son 4 yılda, sırasıyla Saad Hariri, Hassan Diab ve Mustafa Edib olmak üzere 3 başbakan değiştirdi,   . Edib’in kabin e kurmakta başarısız kalması ile Hariri kabineyi kurabilirse son 4 yılda, 4. kabine kurulmuş olacaktır, üstelik bizzat Hariri tek başına 3 kabine kurmuş olacaktır.
Hariri 2009-2011 yılları arsında da Lübnan başbakanlığını yapmış olması nedeni ile son 10 yılın 5 yılını bu görevde olması dikkat çekiyor. Şimdi sorulması gereken soru ise son 10 yılda hekesten daha fazla başbakanlık görevi yapmış olan birinin Lübnan’ın içinde olduğu bunca sorunu çözerek nasıl Lübnan’ın kkurtarıcısı olabileceğidir. Aslında Hizbullah ve ulusal serbest hareketin Hariri’nin başbakanlığına karşı muhalefetinin nedeni de bu konuya dönüyor zira bizzat Hariri, Lübnan’ın yaşamış olduğu krizlerde temel rol üstlenmiştir.
Beşincisi ise, Hariri’nin meclisten güvenoyu almanın ardından partilerden uzak, görevi ülkede ekonomi ve mali reformlar oluşturan ve parlamentoda başlıca fraksiyonların destek sözü verdiği  teknokrat bir kabine kurmak istemesidir. Fakat Hariri’nin özellikle 2018’deki çalışma karnesi kendisinin yoğun şekilde “partisel” çalıştığını, öyle ki 14 Mart kanadı çerçevesinde olmayan ehli sünnet gruplarına bile fazla manevra alanı tanımadığını gösteriyor. Bu yüzden partili değil, teknokrat bir kabinenin kurulma vaadinin sadece bir slogandan ibaret olduğu anlaşılır.
Ve altıncısı da, Hariri’nin son 4 yılda 3. Kez başbakan olarak kabine kurmakla görevlendirilirken meclisten aldığı 65 oyla kuracağı kabinenin de muhtemelen çok kırılgan bir oy oranı alacağıdır. Aynı zamanda kabine kurmakta başarılı olsa bile çeşitli ekonomik, Korona salgını ve ülke içinde yoğun siyasi sorunlarla karşı karşıya bulunacağı kesindir./

Etiketler

Görüşler