Ekim 25, 2020 19:56 Europe/Istanbul
  • İsrail rejiminin cinayetlerinin artması

Filistinli tutsakların içinde bulunduğu kötü durumu görmezden gelen İsrail rejimi, Filistin İslami Cihad'ın Gazze Şeridi'ndeki askeri kanadı Seray el-küdüs , genel bir seferberlik ilan etti

Filistin-İsrail çatışmasının son aylarda pratikte iki boyutu oldu. Birinci boyut, bazı Arap ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmek için ABD ile uyumlu hareket etmesi, ikinci boyut ise bazı Arap ülkelerinin destekleyici yaklaşımını kullanarak İsrail rejiminin suçlarının artırılmasıdır.

Şimdiye kadar ilişkilerin normalleşmesinin önemli sonuçlarından biri de İsrail rejiminin Filistin karşısındaki durumunun değişmesi ve birçok iç sorunla karşı karşıya olan bu rejimin Filistin'e karşı işlediği suçlar nedeniyle yurt dışından daha fazla destek görmesi olmuştur. Bugün Arap medyası İsrail'in suçlarından daha az haber veriyor ve haberlerin çoğu İsrail ile uzlaşma anlaşmalarıyla ilgilidir.

Bu arada, Tel Aviv'de Filistinlilere karşı işlenen suçların oranı önemli ölçüde arttı. Son vakada, Nablus yakınlarındaki Yatma köyünden 18 yaşındaki Filistinli Amer Abdul Rahim Senober, Siyonist askerleri tarafından vurularak şehit edildi.. Ayrıca İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinli Mahir el-Ahras'ın durumu  kötüleşmiş ve bu 49 yaşındaki Filistinli esir Filistin halkına hitaben kendi vasiyetini yazmıştır.

Siyonist rejim, 27 Temmuz'da Maher al-Ahras'ı herhangi bir suçlama delili olmaksızın tutukladı. Ahras idari tutukluluğunu ve diğer önemli sayıda Filistinli esirlerin tutukluluğunu protesto etmek için 90 gündür açlık grevinde bulunuyor.Bu Filistinli esirin avukatı Ahlam Haddad, el-Ahras'ın Filistin halkına yazdığı vasiyetinde vatanlarını savunmalarını istediğini söyledi.

Bu Filistinli esirin durumu, bu ülkedeki insanları ve direniş grupların öfkesine yol açtı. Bu bağlamda,  El-Ahras'ın durumuyla ilgili siyonist rejime karşı uyarılar artmış ve Saray Al-Kudüs, Gazze Şeridi'nde bir halk seferberliği ilan etti.

Bu durum, bazı Arap ülkelerinin İsrail rejimiyle uzlaşma anlaşmasının bir başka sonucunun da Filistinlilerin iç yeteneklere dayandıklarını gösteriyor. Filistinli siyasi analist Mutasam Hamade Maa haber ajansında yayınladığı bir yazısında şu ifadelere yer verdi: "Amerikalıların ve Arap uzlaşmacıların Filistin'e karşı tutumu, Filistinlilerin inatçı oldukları sürece ve Amerikan barış cennetine girmedikçe , "cehenneme gitsinler." şeklindedir."  Başka bir ifade ile Filistinliler, ABD ve Arap uzlaşmacıların, Filistin uzlaşma planlarını kabul etmedikçe harekete geçmeyecekleri sonucuna vardılar.

Bu yüzden son üç ayda Filistinli gruplar, direnişin İsrail suçlarına tek yaklaşım olduğunu ilan ederek, müzakerelerin ve uzlaşmanın başarısızlığını defalarca vurguladılar. Siyonist rejimin Filistinlilerin direniş odaklı yaklaşımına karşı savunmasız olduğu defalarca kanıtlanmıştır. Eski İsrail Savaş Bakanı Naftali Bennett, Netanyahu'nun Hamas ve İslami Cihad'ın roket saldırıları karşısında aciz olduğunu  ve bu durumun 20 yıl daha devam edeceğini vurguladı.

Son olarak, İsrail'in 18 yaşındaki bir çocuğu şehit etmesi ve İsrail hapishanelerindeki kötü durum da dahil olmak üzere Filistinlilere karşı son zamanlarda işlediği suçlar, Bahreyn, BAE ve Sudan'ın Siyonist rejim ile uzlaşması ve muhtemelen diğer birkaç Arap ülkesinin de benzer tutumlar içinde bulunacağı, bu uzlaşmanın barış yönlü olmadığını gösteriyor.

Etiketler

Görüşler