Mart 10, 2021 17:48 Europe/Istanbul
  • Lübnan'da protesto eylemlerinin yeniden patlak vermesi

Lübnan son günlerde yeniden protesto eylemlerine sahne olmakta. Geçtiğimiz hafta Lübnan'da "Pazartesi Öfkesi" adı altında protesto eyleminin düzenlenmesinin ardından ülkede başlayan eylemler devam ediyor.

Lübnan'da yeni protesto eylemleri, Lübnan lirasının dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle başladığı bildiriliyor. 10 bin Lübnan lirası, 1 dolardan işlem görüyor. Böylece Lübnan'ın milli para birimi dolar karşısında değerinin yüzde 85'ini kaybetmiştir. Dolar'ın değerinin artmasıyla Lübnan'da bazı ürünlerin fiyatı da atmış ve bu durum halkın rahatsızlığına yol açmıştır.

Başka bir konuda, Lübnan'daki halk gösterilerinin bazı siyasi gruplar ve hareketler tarafından istismar edilmesidir. Batı yanlısı bazı gruplar tekrardan ibaret olan senaryo ile gösterileri Hizbullah karşıtı bir eylemmiş gibi göstermeye çalışıyor. Oysa Hizbullah resmen yaptığı açıklamada, ülkede barışçıl gösterilerin düzenlenmesinin halkın hakkı olduğunu belirterek, hükümetin halkın taleplerini dinlemesi gerektiğinin altını çizmiştir.

Lübnan'da şimdiki aşamada düzenlenen gösterilerin nedeni halkın yaşam ve geçinim sorunları olsa da, ancak ekonomik sorunların esas nedeninin ülkedeki siyasi meseleler olduğu biliniyor.

Bilindiği gibi, Lübnan ağustos 2020 yılından beri geçici başbakan Hasan Diyab yönetimi tarafından yönetilmekte. Saad Hariri ekim 2020'de hükümeti kurmakla görevlendirilmiş olsa da henüz hükümeti kurabilmiş değil. Bu doğrultuda Hassan Diyab, geçtiğimiz hafta, Hariri'yi eleştirerek, Lübnan'ın patlama noktasına geldiğini söyledi.

En Neşre haber sitesi, Lübnan'daki son gösteriler hakkında yayınladığı bir analizde, Lübnan'da protesto eylemlerinin asıl mesajının ülkenin siyasi yöneticiliğini sürdürmekte başarısız kalmasının olduğunu, bunun ekim 2019 tarihinde Saad Hariri'nin istifasında sonra da devam ettiğini, siyasi yöneticilikteki başarısızlık ve beceriksizliğinin Lübnan'daki ekonomik sorunların derinleşmesinde önemli etken haline geldiğini vurguladı.

Hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Hariri, siyasi teamül ve kurallar dışında teknokrat bir kabinenin kurulması gerektiğine vurgu yaparken, Cumhurbaşkanı Mişel Avn ise, Hariri'nin teknokrat hükümeti kurma bahanesiyle, Lübnan'da siyasi tekelcilik oluşturmaya çalıştığını bildiriyor.

Lübnan'daki siyasi grup, şahsiyet ve hareketlerin davranışsal modeli, bu ülkede siyasi girişimlerde ulusal kimliğin gözardı edildiğini gösteriyor. Partizan menfaat ve çıkarlara vurgu, direniş karşıtı dış oyuncu ve aktörler tarafından da destekleniyor.

Bu doğrultuda Lübnan Maroni piskoposu Beşare Peters er Rai, ülkedeki protesto eylemlerine gösterdiği tepkide, Lübnan'ın sistem krizi ile karşı karşıya olmadığına işaretle ülkedeki krizlerin sistem ve anayasaya uymamaktan kaynaklandığını belirtti.

Gelinen aşamada yeni kabinenin kurulması için şahsiyet ve gruplar arasındaki mutabakattan ümitleri zayıflayan Lübnan halkı yeniden sokaklar inip, bir yandan kötü ekonomik koşulları, diğer yandan şimdiki siyasi tıkanıklığı protesto ediyor. Lübnan'da protesto eylemlerinin sürmesi ve büyümesi, ülkede iç anlaşmazlıkların tırmanmasına yol açabilir. Bu doğrultuda İlerici Sosyalist Partisi, Hizbullah ve Emel Hareketi, halkın taleplerini destekleyip, şiddet ve yolları kapatma eylemlerini kınayarak, bazı tarafların halkın taleplerini kötüye kullanmaları konusunda uyarıda bulunup, itirazların yayılmasının birçok iç anlaşmazlığa yol açabileceğini deklare ettiler.

Etiketler