Mayıs 07, 2021 08:19 Europe/Istanbul
  • Doğu Asya'dan Amerika'ya Kadar Uzanan Filistin'i Kudüs Gününde Savunma

1980 yılından itibaren Rahmetli İmam Humeyni'nin Ramazan ayının son Cuma gününü Dünya Kudüs Günü olarak adlandırmasının üzerinden 40 yılı aşkın süre geçmektedir. Mübarek Ramazan ayının son gününün Kudüs günü olarak adlandırılması, İslami ümmetin de desteği ile karşılaştı ve İran İslam Cumhuriyeti'ne ilaveten 80 dünya ülkesinde de Kudüs günü etkinlikleri ve yürüyüşleri gerçekleştirilmektedir.

Şimdi de Dünya Kudüs gününün  küreselleşmesi ve  bu siyasi etkinliğin  birçok dünya ülkesinde halk, sivil toplum kuruluşları ve yapılanmaları, hatta siyasi partiler ve gruplar  tarafından düzenlenmesinden dolayı şimdi de bu uluslararası günün neden her sene daha görkemli ve geniş çaplı olarak düzenlenmesi sorusu akla gelmektedir. Acaba  farklı milletlerin bu hususa verdiği önem ve gösterdiği ilginin nedeni nedir?    Bu soruyu yanıtlamak ve Kudüs gününün kalıcılığı sırrı ile ilgili bir kaç noktaya değinmek gerekir.

İlk önemli nokta, her yıl dünya Kudüs gününün daha coşkulu düzenlemesinin rahmetli İmam Humeyni'nin  emperyalizm ve  tahakküm yapısı ile mücadele doğrultusundaki belirledikleri hedeflerin ve öngördüğü stratejik görüşün her yıl daha  dakik ve derinlemesine etkili olduğunun doğruluğunu göstermektedir.   Başka bir ifade ile   dünya mahrumları, mustazafları ve mağdur ve mazlumlarına destek vermek ve onlara yardım etmek İran İslam Cumhuriyeti ve rahmetli İmam Humeyni'nin de vurgu yaptığı dış siyaset ilkelerindendir.  Şimdi de  İslam Devriminin zaferinin üzerinden 40 yılı aşkın süre geçmesine rağmen bu ilke hala İmam Humeyni yolundan gidenlerin odak noktasında yer almaktadır. 

Bir başka  nokta da, birçok siyasi gözlemci açısından İmam Humeyni'nin  Kudüs gününü adlandırarak  Filistin meselesinin İslam aleminde canlandırılması ve gündemde tutmasıdır. Bu karar günümüzde de İslami uyanış kıvılcımlarının atılmasına ve Filistin ve Kudüs meselesinin İslam aleminin  önceliği konumunda kalmasına yol açtı.   Başka bir ifade ile Ramazan ayının son cuma gününün   Dünya Kudüs Günü olarak adlandırılması  Filistin meselesini ve İsrail ile mücadele ülküsünü  devletten milletlere devretti ve nesilden nesle aktardı.   

Bir başka önemli nokta ise, bu sene  Direniş Cephesi bayraktarı Şehit Kasım Süleymani aramızda olmadığı sırada Kudüs günün düzenlenmesidir. Ancak unutulmamalıdır ki bu şehidin yolu devam etmektedir. Ayrıca bu sene koronavirüs krizinden dolayı sosyal mesafe ilkesi ve sağlık protokollerine uyulması için  gösterileri ve yürüyüşlerin düzenlenmemesi istenmiştir.  Ancak böyle bir ortamda dünyanın hür milletleri Endonezya ve Malezya dahil Doğu Asya Müslüman ülkelerinden   Amerika kıtasına kadar  Filistin meselesi ve İmam Humeyni'nin Filistin ülküsünden uzaklaşmamıştır.   Gerçekte  Korona kiriz  Direniş Eksenini zayıflatamadığı gibi,  koronadan daha tehlikeli bir virüse dikkatleri yönlendirdi. Bu virüs ise korsan rejim İsrail'dir.  İsrail  koronavirüsün İslam aleminde Filistin meselesini unutturacağını düşünüyor. 

 Kesin olan husus, bu sene Kudüs gününün başka türlü düzenleneceğidir. 

 Son nokta ise,  Trump'ın Beyaz Saray'ı terk etmeden önce  kimi Fars Körfezi kıyı ülkelerinin gözünü boyayıp onları Siyonist Rejim İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye yönlendirmek istemesidir.  Ancak bu tür çabalar diğer İslam ülkelerinde başarısız oldu.  Trump ve Siyonist Rejimin bu alandaki önemli hedeflerinden İslam aleminin büyük ve yoğun nüfuslu olan Endonezya ve Pakistan'dı.  Ancak bu ülkeler  Filistin ülküsüne sırtlarını çevirmediler.    

Genel olarak  Kudüs günün, Siyonistlerin  acentesi Trump'ın Beyaz Saray'ı terk ettiği, Siyonist Rejim elebaşısının da işgal topraklarında siyasi kriz ile karşı karşıya kaldığı ve her ikisinin de  tüketim süresinin dolduğu bir dönemde düzenleneceği söylenebilir. Buna ilaveten  geçen yıllarda Batılı ve Siyonist taraflar terör örgütü  IŞİD'i doğurarak  Filistin ve Kudüs destekçilerinin işini bitirmeyi hedeflemelerinin direniş cephesinin  çabaları neticesinde sonuçsuz kaldı. 

Sözün özeti, Siyonist Rejim mevcut durumda içeride büyük bir siyasi acziyet durumu,  dışarıda da direniş cephesi tarafından kuşanmayı yaşamaktadır.