Mayıs 08, 2021 06:23 Europe/Istanbul

2021 Kudüs gününde, neden Filistin-İsrail çatışmasının bitmediği gibi önemli bir soru gündeme geliyor.

Eğer Filistin-İsrail çatışmasının başlangıcı ve temelini, 1917 yılı Balfor deklarasyonu olarak kabul edersek bu çatışma üzerinden bir asrı aşkın bir süre geçmiş olur. Bugüne kadar hiçbir çatışma ve anlaşmazlık bu kadar sürmemiştir. Geçen asırda iki dünya savaşı, süper güçler arasında soğuk savaşı, dünyanın çeşitli bölgelerinde onlarca savaş ve kriz ve ülkeler içinde iç kargaşa ve savaşlar ve son zamanlarda da batı Asya bölgesinde IŞİD terörizm meselesi son buldu, fakat Filistin ve İsrail savaşı hala devam ederken son bulmasına dair hiçbir emare de bulunmuyor. Fakat bu çatışma neden bu kadar sürdü?
Michael Bercher, “dünya siyasetinde kriz” kitabında, “krizlerin uzun sürmesinin sebeplerinden birinin, krize sebep olan sebep olduğunu belirtiyor. Krize sebep olan konu, genişliği ve süresini belirleyebilir” şeklinde yazıyor.
Filistin-İsrail çatışmasında, kavga zaten çatışmanın ana sebeplerinden biridir. İsrail Filistin coğrafyasını büyük güçlerin yardımları ile işgal etmiş ve hatta işgal ettiği topraklara da yetinmeyerek çeşitli çalışmalar, bu cümleden yerleşke inşaatı gibi nedenlerle işgal ettiği toprakları daha da genişletiyor öyle ki günümüzde Filistin coğrafyasının yüzde 15’inden daha az bir alanı, Filistinliler için geriye kalmıştır. Irkçı İsrail’in bu coğrafi stratejisine karşılık, Filistinliler kendi topraklarını geri alma konusuna vurgu yapıyor ve İsrail’i işgalci biliyor. Bu durum Filistin-İsrail çatışmasının devam etmesine sebep oluyor.
Çatışmanın bir diğer önemli sebebi, kimlik ve hüviyet konusundaki kavgadır. Siyonist rejim sırf Filistin topraklarını işgal etmekle yetinmiyor, çalışmalarının özünde Filistinlilerin kimliğini onlardan almak yatıyor. 
Kudüs ve aksa camisi, Filistinlilerin tarihi ve dini kimliklerinin sembolü ve ana sebebidir. Filistinlilerin İsrail’e karşı iki intifadası ve ayrıca yaşanan birçok çatışma, örneğin son ayda yaşanan çatışmaların bir çoğunun sebebi, Kudüs’tür. 
İsrail rejimi Kudüs’ü Yahudileştirmeyi, dünyadaki güçlerin desteği ile takip ediyor. Bu destekler, eski Amerikan başkanı Donald Trump başkanlık döneminde doruğa ulaştı. Trump Kudüs’ü siyonist rejimin başkenti ilan etti ve elçiliğini de Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı. Doğal olarak kavga konusu bir ülkenin kimliği ise, üstelik aynı zamanda tarihi ve dini kimlik ise, iki taraf arasında çatışan kavganın sona doğru yol almasını beklememek gerekir.
3. sebep, büyük güçlerin irade ve rolleridir. Michael Bercher kendi kitabına büyük güçlerin bu krize son vermek istedikleri takdirde, krizin sona erme ihtimalinin yüksek olacağını belirtiyor. Filistin İsrail kavgasında büyük iradeler ve özellikle Amerika’nın kararı, krizi sonlandırmaktır, fakat tek yanlı ve sadece İsrail çıkarları doğrultusunda. 
Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri dünya düzeninde İsrail’in başlıca destekçileridirler, öyle ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya İsrail cinayetlerini kınayamıyor veya 2334 gibi bir kararın onaylanmasında bile Amerika çekimser oy kullanıyor. Tabi ki büyük güçlerin benzer kararları Filistin İsrail çatışmalarının sürmesine sebep oluyor. 
4. sebep ise, her ne kadar İsrail bölgedeki bazı Arap hükümeti ile uzlaşmasına rağmen bölge halkı hiçbir zaman İsrail’ı merşu bir varlık olarak kabul etmemiştir. 
Aslında İsrail ile kavgada olan ise Filistin hükümeti değil, Filistinli halk ve direniş grupları kendi coğrafyalarını ve kimliklerini korumak için İsrail ile çatışma ve işgalciliğe karşı direniş yolunu seçmiştir ve bu yol da bölge halkları tarafından destek görüyor. İnsanların dünya Kudüs günü etkinliklerine katılması ile direnişe verdiği desteği dünyaya göstermiş oluyor./
 

Etiketler