Mayıs 15, 2021 19:50 Europe/Istanbul
  • Filistin Halkı İnsanlığın Nesi Olur?

Hüseyin Yazıcıoğlu; Araştırmacı-Yazar

Mübarek Ramazan ayının kadir gecesinden başlayan İsrail’in Filistin halkına yaptığı zulüm ve katliamın şiddetlenmesi gerçekleri daha da net görmemize, güzel günlerin habercisi olmaya devam etmektedir. Şiddet ve katliamlar nasıl güzel günleri haber verebilir diyebilirsiniz. Karanlığın en koyu noktası aynı zamanda aydınlığında başlangıcıdır unutmayalım.

Her zaman olaylara objektif bakmak, değerlendirmek ve gerçekleri görebilmek istiyorsak bize sunulanın ötesindeki gelişmelerin farkında olmamız gerekmektedir. Birbirinden kopuk gibi görünen farklı gelişmeleri aklederek yan yana koyduğumuzda gelişmeler bir anlam kazanacaktır. Yoksa birilerinin gösterdiği yalanlarda oyalanıp durur, başkalarına hizmet ederiz.

Katliam ortakçısı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere yine bizi yanıltmadı, hem İsrail’in Filistin halkını katletmesini destekledi ve hem de Birleşmiş Milletlerden (BM) Siyonist İsrail’e kınama çıkarttırmadı. Bundan sonraki gelişmeler daha da ilginçleşti, İsrail’in Filistin yerleşimlerine ve şiddetine bu güne kadar karşı çıkan Avrupa Birliği (AB) Komisyon başkanlığı ilk defa kurumsal olarak Kudüs ve Gazze'de yüzlerce insanı katleden İsrail'i destekledi, arkasında olduğunu ifade etti ve Hamas’ı kınadı! Arkasından Avusturya ve Slovenya İsrail bayrağını başbakanlıklara asarak İsrail’in katliamlarını desteklediklerini bildirdiler. Bu aynı zamanda Dünya İslam’a nefret söyleminin geldiği noktayı ve ayrışmayı göstermesi açısından çok önemli idi. İnsanlık, 1.8 milyar İslam dünyasının bugüne kadar olduğu gibi İsrail’in Filistin halkını katliamına kör, sağır, dilsiz kalmasına artık hiç yabancı değildi! İsrail’in katliamlarına İslam dünyasından daha çok insani vicdan temsilcilerinden daha fazla kınama ve tepki geldi.

Bu süreçte Filistin davasını gerçek sahiplerinden daha güzel haberler geldi. Filistin’de dengelerin değiştiği, inisiyatifin Filistin halkına geçtiği, artık Filistin’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı müjdesini verdiler. Bundan sonraki ilk savaşın nihai son savaş olacağının altını çizdiler. İsrail’in sonunun çok yakın olduğu, bu katliamların Filistin ve dünyadaki tüm bakış açılarını değiştirdiği, ırk, dil, din, mezhep ayrılıklarının bittiği, Filistin halkının insanlığın vicdanı olduğu bir kez daha teyit edildi.

İsrail geldiği durumun vahametini yeni anladı. Sözde bütün dünyadaki müttefikleri ve katil dostları ile fotoğraf vererek dünya arkamızda demeye çalıştı. Bugüne kadar böyle bir görüntüye ihtiyaç duymayan İsrail’in içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi görmek  ve anlamak açısından bu çok önemli bir gelişmedir.   

Ama nafile. Âdem’den bu yana olduğu gibi yine insanlık vicdanı gür sesi ile nice kalabalıkların hak azınlık karşısında mağlup ve zelil olarak yok olup gideceğini, güç ve iktidar sahibi münafıklıkların hizmet ettikleri müstekbir, siyonist, emperyalist, sömürgeci, küresel zalim efendileri ile birlikte sonlarının geldiğini haykırmaktadır.

Gelişmeler ve insanlığın vicdanı Filistin halkı kurtuluş müjdesinin yakın olduğunu haber vermektedir.