Mayıs 18, 2021 18:33 Europe/Istanbul

Siyonist Rejim İsrail'in Gazze Şeridindeki yerleşim alanları ve sivil bölgelere yönelik barbarca saldırıları devam ediyor. Buna karşın Filistinli direniş grupları da Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı savunmak adına Kudüs'ün Kılıcı operasyonunu güçlü bir şekilde sürdürmektedir.

Direniş akımı  iki önemli ve stratejik nedenden dolayı  Siyonist Rejim İsrail saldırganlığı ile mücadele etmekte kararlıdır. 

İlk neden, Siyonist İsrail'in gayrı meşru ve şirret dolu mahiyetidir.  Siyonizm  bölgede sürekli istikrarsızlık ve güvensizlik   peşinde olmuştur. 

İkinci neden,  Direniş hareketinin   Filistin milleti ve Kudüs kaderine yönelik  denklemleri özellikle de  uzlaşma projelerine yaptığı inkar edilemez etkidir.  Son yıllara dek hep  Nil'den Fırat'a kadar coğrafyaya sulta kurmayı stratejik sloganı olarak belirleyen gayrı meşru bir rejim   bugün de  işgal altındaki topraklarda ve sahte yerleşim alanlarında kendini kısıtlı ve sınırlandırılmış ve kuşatılmış olarak görüp acziyet içerisinde  tüm gözünü  sözde Demir Kubbesine dikmiştir.   Halbuki  Direniş Grupları füzeleri  Telaviv'i bile vurma kabiliyetine ulaşmıştır.  İşte bu yanıt verme ve tepki gösterme gücü  Kudüs savaşı sırasında  Siyonist Rejime yeni denklemleri empoze etmiştir. 

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise  Kudüs gününde yaptıkları konuşmada  Direniş gruplarının  nicelik ve nitelik açısından geliştiklerine değinerek  işgal altındaki topraklarda kuvvet denklemlerinin bozulması ve değişmesinin  İslam alemi lehine olduğuna vurgu yaptılar.

 İslam İnkılabı Rehberi ayrıca  Siyonist Rejim İsrail'in  yaşadığı süreci çöküş süreci olarak nitelendirerek işin tüm Filistinli asıllıların gelecekteki siyasi yönetimi belirlemek için katılacağı referandumun düzenlenmesine dek  bu korsan rejim ile mücadele mantığının  ve direniş yolunun devam ettirilmesinin altını çizdi. 

İşte böylesine adalettalep ve adil tutumları takdir etmek adına  Pazartesi günü  birkaç Filistin Direniş grubu ve hareketi  ayrı ayrı takdir mektuplarını İslam İnkılabı Lideri'ne gönderip Kudüs günü konuşmalarından dolayı  teşekkürlerini ve takdirlerini ilettiler. 

Filistin Kurtuluş Cephesi, İntifada Fetih Hareketi, Filistin Halk Mücadele Cephesi ve Filistin Güçleri Koalisyonu da bu mektuplarda İslam ülkeleri arasında birlik ve direniş ekseni olarak İran İslam Cumhuriyeti'nin rolüne vurgu yaparak, şehit Hac Kasım Süleymani'nin Filistin ülküsünün  ayakta tutulmasındaki rolünü hatırlattılar. 

Kudüs Gücü'nün eski komutanı  Korgeneral "Kasım Süleymani" bu büyük denge değişiminde yeri doldurulamaz bir rol oynadı ve Siyonist rejim lehine olan bölgedeki dengeyi tamamen tersine çevirdi.

İslam İnkılabı Lideri Hac Kasım Süleymani'nin şehit olmasının ardından yaptığı konuşmada, "Şimdi İslam dünyasında, küstah baskılara direnecek her direniş ortamında, sembol ve parola isim Şehit Kasım Süleymanidir. "

Bugün Siyonistlerin korkusu, direnişin bölgedeki denklemleri değiştirdiğini ve  askeri üstünlüğün el değiştirmesine neden olduğunu göstermektedir. 

Ummanlı siyasi analist Cemal El Kendi  direniş ekseninin önemi hakkında şöyle diyor:" Siyonist Rejim İslam ülkeleri kalbinde gayrı meşru varlığını başlattığı zamandan beri  Amerika ve İsrail   bölgedeki istikrarlaştırıcı ve kargaşa kaynağı olacak komplolarını hayata geçirmeye çalıştı. Son dönemde de  direnişin önü Yüzyılın Anlaşması ile kesilmeye çalışıldı.  Ancak  mevcut durumda bu planların hepsi suya düştü. "

 

Bu günlerdeki gelişmeler, ırkçı İsrail'in sandığından ve söylediğinden daha savunmasız ve eli boş olduğunu gösteriyor. Siyonist rejimin kaba kuvvet ve aşırılık yanlısı milisleri ve politikacıları, Filistin direnişinin yok edilmesinin imkansız olacağının artık çok iyi farkına varmışlardır.  Ancak bu çatışmada savaşın sonucunu belirleyecek olan Siyonist askerler değil, direniş güçleridir. 

Direniş gruplarının ve akımlarının İslam İnkılabı Liderine yazdığı mektup ve Kudüs'ün kurtuluşu yoluna devam etme kararlılığı bu açıdan çok önemli bir gelişmedir. 

Etiketler