Mayıs 19, 2021 05:43 Europe/Istanbul
  • Filistin Direnişinin Siyonist Rejim Karşısındaki Eşsiz Üstünlüğü

Siyonist rejimin Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız saldırganlığının ikinci haftasının başlaması ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinli grupların sert ve benzeri görülmemiş tepkisiyle, korsan rejim yetkilileri ile bölgesel ve uluslararası destekçileri şaşkına döndü.

Siyonist rejim İsrail'in  son günlerde Gazze Şeridi'ndeki Filistinli vatandaşlarına, yerleşim alanlarına, evlere  ve de medya kuruluşlarının merkez binalarına ve kulelerine yönelik vahşice ve tabii ki acımasız saldırıları, bu rejimin insanlık dışı ve vahşi huyunu ve mahiyeti daha açık ve net şekilde dünyanın gözleri önüne serdi ve bir taraftan da  Filistin direnişinin ve eşi görülmemiş üstünlüğünü ortaya koydu. Halbuki Siyonist Rejim İsrail ile yapılan bu çatışma eşit olmayan bir çatışmadır. Siyonist Rejim İsrail'in Gazze'nin sivil bölgelerine yönelik saldırılarının yoğunluğu ve benzeri görülmemiş düzeyde olması, büyük ölçüde Telaviv ve Siyonistlerin kafa karışıklığına ve hezimetine işaret eden bir dizi gerçeği yansıtıyor. Bunu etki-tepki teorisine baş vurarak görmek mümkün. Bu durum etki-tepki teorisi çerçevesinde ele alınırsa  daha net açıklanabilir. 

Etki faktörü açısından Korsan İsrail Rejimin saldırılarının , yoğunluğu ve barbarlığı, özellikle de son günlerde bu saldırıların yoğunlaşması,Siyonist İsrail'in askeri hedefleri ve Filistinli grupların füze gücü kaynakları ve rampalarını bulmakta zorlandığını ve bu nedenle sivil insanları, sivil binalar ve mekanları hedef aldığını göstermektedir. Siyonist İsrail gazeteciler ve sivilleri hedef alarak Filistin direnişine ateşkes ilan etmeleri için baskı yapmaya ve Kudüs konusunda belirttiği koşulları kabullendirmeye çalışıyor. Bu bağlamda İsrail hiçbir istisna tanımıyor ve ekonomik altyapıyı, su, elektrik ve tarım gibi tesisleri bile çılgınca yok ediyor.

Tepki faktörü açısından, neredeyse Siyonist Rejim İsrail'in tepkisinin şeklinden hareketle Direniş grupları eyleminin kapsamını ve kuvvetini anlayabiliriz. İsrail'in çılgınca tepkileri, direnişin baş vurduğu sert ve kuvvetli eylemlere işaret ediyor. İşte Siyonist Rejim İsrail, bu aktif ve akıllı eylemlere karşı çılgınca bir tepki süreci başlatmıştır.  İşgal altındaki topraklarda İbranice medyaya uygulanan şiddetli sansüre rağmen, son birkaç gün içinde İsrail'in içinden sızan haberler bu iddianın kanıtıdır.

Bu haberlere göre Siyonist nüfustaki can kaybı, İsrail medyasının ve yetkililerinin iddia ettiğinden çok daha fazla, ölen ve yaralı sayısı yüzlerceyi bile aşmaktadır.  Buna ek olarak, İşgal Altındaki Topraklarda yaşayanlar artık eşi görülmemiş bir panik içinde ve birçok havaalanı, ekonomik ve ticari merkez ve sosyal tesis kapatılmıştır.

Bu eşit olmayan yüzleşmede Siyonist İsrail'e karşı direnişin eşi görülmemiş üstünlüğünün bir başka işareti de Siyonist hamilerinin tepkisidir. Bu bağlamda Siyonist destekçileri Siyonistler ile dayanışma içerisine girmiş ve Siyonist bayraklarını dalgalandırıp üst düzey Siyonist yetkililer ile telefon görüşmeleri yapıyorlar.  Bu bağlamda  Amerika hükümeti  de  İsrail'e nokta vuruş yapan füzeleri göndereceğini bildirmiştir. Öte yandan direniş gruplarının bu konudaki davranış ve eylemleri de durumun Siyonist için vahametini gösteriyor. Direniş gruplarının liderlerinin tutumları ve sözleri onların memnuniyetini gösteriyor, bu da Direnişin kesin zaferini ve sözde "yenilmez" orduya karşı eşi görülmemiş üstünlüğünü gösteriyor, özellikle de bu grupların liderlerinin İran İslam Cumhuriyeti'ni takdir etmesi ve bu zaferi İran'ın Kudüs'ü ve Filistinlileri destekleme tutumunun bir sonucu olarak değerlendirmesi son gelişmelere başka bir boyut kazandırmıştır.