Ağustos 01, 2022 17:08 Europe/Istanbul
  • Irak'ta siyasi kaosa tepkiler

Son günlerde parlamento binasına düzenlenen iki baskın çerçevesinde Irak'ta yaşanan siyasi kaos ve kargaşa ülke içinde ve dışında yoğun tepkilere yol açtı.

Büyük çoğunluğu Sadr Hareketi taraftarları olan Iraklı eylemciler, Bağdat'ın Yeşil Bölgesi'nde toplanarak, iki kez parlamento binasını bastılar. Baskın sonucu parlamentonun faaliyetleri durdu ve Başbakan bugün ülkede tatil ilan etti. Sadr taraftarları, Irak'ın yüksek yargı binasını da basarak, eylemlerine devam ettiler. Irak'ta yaşanan ve siyasi tıkanıklığı daha da derinleştiren bu olaylar ve gelişmeler, Irak içinde ve dışında geniş tepki buldu.

Irak Başbakanı Mustafa el Kazımi başta olmak üzere birçok Iraklı şahsiyet ve yetkili, siyasi grupları, itidale çağırarak, anlaşmazlıklar ve ihtilafları çözmek için diyalog yolunu seçmelerini istedi. Ancak bazı haber kaynakları, el Kazımi'nin geçici yönetiminin kontrolü altında olan güvenlik güçlerinin eylemciler karşısında pek fazla direniş göstermediğini,Koordinasyon Çerçevesi'nin el Kazımi'nin başbakanlığını istemediği için, son kaos ve kargaşadan pek de rahatsız olmadığını bildirdi.

Irak'taki ikinci tepkili grup ise, Sadr Hareketi'nin taraftarlarını sokağa indirmekle siyasi çıkarlarına ulaşmak için başvurduğu bu yolun sonuçları ile ilgili gelen uyarılardır. Bu uyarıların iki boyutu var, Birinci boyutu, taraftarları sokak ve caddelere indirmekle, Irak'ta siyasi sürecin yeni bir tehlike ile karşı karşıya kalıp, 2019 yılındaki gibi, bu sürecin, şiddet eylemlerine dönüşebilmesidir.

Sadr Hareketi lideri Mukteda Sadr Ofisi Müdürü İbrahim el Cabiri, dün yaptığı açıklamada, hareket mensuplarının eyleminin devam edeceğini, parlamentodaki eylemin süresiz olduğunu, Irak halkının son sözü söylediğini, isimleri yolsuzluğa karışan grupların, iktidardan uzaklaştırılıncaya kadar, eylemin devam edeceğini belirtti. Başka bir ifade ile, Sadr hareketi, parlamento seçimlerinden sonraki başarısızlığını, taraftarlarını sokaklara indirmek ve kaos çıkarmakla telafi etmeye çalışıyor.

Uyarıların diğer bir boyutu, bu tür şiddet ve demokratik olmayan tavır modelinin sonuçları ile ilgilidir. Bu tür eylemler, ülkede siyasi fitneye ve düşmanların fırsat elde etmesine katkı sağlayabilir. Hadi Amiri ve Ammar Hekim, düşmanların Irak'taki durumu kötüye kullanmaları hakkında uyarıda bulunan şahsiyetler arasında yer alıyor.

Tepkilerin üçüncü grubu ise, Kürt bölgesel yönetimi yetkililerine aittir. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Iraklı grupları, itidale davet ederek, Erbil'in Iraklı gruplar arasında görüşmeye evsahipliği yapmaya hazır olduğunu kaydetti.

Barzani, Kürt Bölgesel Yönetimi'nin her zamanki gibi, çözümün bir parçası olacağını, böylece Irak'taki siyasi tarafları, ikinci başkentleri olarak Erbil'e gelip, sınırsız ve kapsayıcı diyalogla ülkenin yüksek menfaatleri çerçevesinde uzlaşmaya varmalarını istediklerini, çözümü olmayan hiçbir sorunun olmadığını vurguladı.

Neçirvan Barzani'nin liderlerinden sayılan Kürdistan Demokrat Partisi, Sadr Hareketi'nin müttefiklerinden sayılıyor. Bu partinin güç yapısının belirlenmesi için verdiği çabalar sonuç vermemişti.

Tepkilerin 4. grubu ise, ağırlıklı olarak, Irak'ın istikrarı, siyasi gruplar arasında diyalog, itidal ve ülkede yeniden huzurun sağlanmasına vurgu yapan dış aktörlerle ilgilidir. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Irak'taki etkin grupları, ülkede sükunetin sağlanması ve şiddetin önlenmesi için acil adımlar atmaya ve barışçıl eylem düzenleyenler ve devlet kurumları korumaya davet etti. Fakat BM ve Irak özel temsilcisi gibi dış aktörler bu ülkede gerginliğe son vermek bağlamında hiç bir girişimde bulunmadılar. tabi ki Irak'taki bu sürecin devam etmesi, Amerika, bölgedeki bazı ülkeler ve özellikle siyonist rejimin yararınadır./

Etiketler