Ağustos 06, 2022 20:35 Europe/Istanbul
  • Bakü ile Erivan arasındaki gerilimlerin artması

 Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki toprak ve sınır gerilimlerinin devam etmesi nedeniyle temas hatlarında Azerbaycan ve Ermeni askerleri arasındaki çatışmalar yeniden başladı. Bu çatışmalarda ilk 24 saatte onlarca kişi öldü ve yaralandı. Dağlık Karabağ bölgesinde artan gerilimin ortasında, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan'dan güç kullanımından kaçınmasını istedi.

Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Genel Sekreteri "Stanislav Zass" yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Çarşamba günkü çatışmalarda öldürülen askerlerin ailelerine ve arkadaşlarına en içten taziyelerimi sunuyorum. Çatışan tarafları güç kullanmaktan kaçınmaya ve bunun yerine mevcut ihtilafları çözmek için diplomatik yöntemlere başvurmaya çağırıyoruz."

Bu bildiri, Ermenistan'ın uluslararası toplumdan çatışmaları durdurmak ve Azeri ile Ermeni güçleri arasında sürmekte olan savaşı sona erdirmek için bir çözüm bulmasını talep etmesinin ardından yayınlandı.

Bu bağlamda, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada şunları duyurdu:" Erivan, uluslararası toplumdan Azerbaycan Cumhuriyeti'nin saldırgan davranış ve eylemlerini durdurmak için önlemler almasını ve bunun için gerekli mekanizmaları harekete geçirmesini talep etmektedir."

Öte yandan Avrupa Birliği, 7 Ağustos Çarşamba günü Dağlık Karabağ bölgesinde Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan güçleri arasındaki düşmanlığın derhal durdurulmasını talep etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da diğer taraftan Rusya'nın arabuluculuğunda Kasım 2020'de imzalanan on maddelik anlaşmaya saygı göstermesini istedi. Nikol Paşinyan'a göre İlham Aliyev hükümeti Dağlık Karabağ'ın varlığını kabul etmeli, Dağlık Karabağ'daki temas hattına saygı göstermeli ve Ermenistan ile Dağlık Karabağ arasındaki en önemli iletişim koridoru olan Laçin Koridoru'nun varlığına saygı göstermelidir. Aslında Erivan hükümeti, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin barış anlaşmasının yer aldığı belgede uyması gereken yükümlülükleri kabul ettiğine inanıyor.

 

Aynı zamanda, Ermenistan Başbakanı şunları da vurguladı: " Ermenistan bütün taahhütlerini yerine getirmiş ve Karabağ'da Ermenistan Cumhuriyeti ordusunun bulunmadığını resmen ilan etmiştir."   Aslında bu çatışmalar üçüncü Karabağ savaşının başlangıcı olabilir. Bu, daha önce Azerbaycan Cumhuriyeti'nin birçok uzmanının 2024 veya 2025 yılları için üçüncü Karabağ savaşının ortaya çıkacağını hayal etmesine rağmen gerçekleşmektedir. 

 

Azeri ve Ermeni kuvvetlerinin temas hatlarındaki son ve mevcut çatışmalarla ilgili olarak üzerinde düşünülmesi gereken bir nokta, bu çatışma turunda, tüm delillerin Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı "İlham Aliyev" şahsının "sadece" dış aktörlerin taleplerine göre ve gayrı meşru istekler çerçevesinde Ermenistan ile yeni çatışmalara başladığını gösteriyor.Bu bağlamda, son dönemde kendilerini Azerbaycan Cumhuriyeti'nin "müttefik ve destekçisi" olarak tanıtan Türkiye ve İsrail'in bu alanda eli olduğunda şüphe yok. İlham Aliyev hükümetinin yetkilileri, Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki savaşın yeniden başlamasından bahsediyor. Bu sürecin devamında en büyük zararı Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Müslüman ve Şii halkının çekeceği aşikardır. Ancak  Bakü'yü yöneten hükümet ve Kafkasya'daki müttefikleri yeni fırsatlar yakalayabileceklerini düşünüyorlar. 

Bölgesel meseleler uzmanlarının birçoğu, Bakü hükümetinin savaşı sürdürme bağlamındaki eylemini acemi bir eylem olarak değerlendirdi. Hele bu sürecin devamında Türkiye'nin ve İsrail ırkçı rejiminin bölge ülkelerini savaşa sokmaktan başka bir amacı olmadığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda bu daha da dikkat çekmektedir. Bu arada, ABD ve İngiltere'nin başını çektiği bazı Batılı hükümetlerin de bu bölgede savaşın çıkmasıyla ilgilendiği ve hiç şüphesiz bu konuda kayıtsız kalmayacakları da gözden kaçırılmaması gereken bir gerçektir.