Oct 09, 2019 18:19 Europe/Istanbul
  • Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde askeri operasyonu ve muhtemel sonuçları

Türkiye Savunma Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, Doğu Fırat'a yönelik askeri harekatın hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, operasyonun sözde güvenli bölge ve barış koridoru oluşturmak amacıyla düzenlendiğini duyurdu.

Türkiye'nin savaş propaganda makinesi son sıralarda Suriye'nin kuzeyine Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonunun an meselesi olduğunu belirterek, kamuoyunu bu operasyon için hazırlamaya çalıştı. Nitekim Türkiye cumhrubaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Barış Pınarı" adlı operasyonun başladığını da duyurdu. 
Bu arada ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'nin kuzeyinden terörist Amerikan askerlerini çekme kararı ve Washington'un bu bölgedeki Kürt güçlere yönelik desteğini durdurduğunu açıklaması, operasyon için Türkiye'ye yeşil ışık anlamına geldi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Fırat'ın Doğu'suna yönelik operasyonunu, bu ülkenin terör örgütü olarak gördüğü grupları yok etmek amacıyla en büyük askeri harekatı olarak tahmin ediliyor. 
Ankara her daim, PKK'nın Suriye'deki kolu olarak bildiği PYD/YPG gibi grupları, Türkiye güvenliğine yönelik tehdit olarak gördü ve bu tür Kürt yapılanmaların Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırlarına yakın bölgelerde bulunmasının endişe verici olduğunu deklare etti. Türkiye bu kez Şam'ın teröristlere karşı mücadeleye yoğunlaşırken fırsatı uygun görerek, konuyu kapatmaya çalışıyor. 
Erdoğan yönetimi, Kürt militan gruplarla anlaşmazlıkların barışçıl çözüm fırsatlarını pratik anlamda kaybettiği bir sırada, geniş çaplı bir operasyon ve bunun için dev masrafları göze alarak, kendi açısından Türkiye'nin varlığına yönelik en önemli tehdidi ortadan kaldırmayı düşünüyor.
Ankara, bu operasyonu, Suriye krizinin çözümü ile endekslemeye çalışıyor. Ancak aslında Türkiye'nin bu tür girişimleri ve eylemleri, Suriye'de krizin derinleşmesine yol açmıştır. 
Erdoğan hükümeti Suriye'de savaşın ilk yıllarında, terör örgütlerini desteklemek suretiyle krizin karmaşık hal alması ve daha da uzamasına yol açtı. Nitekim Ahrar eş Şam ve Nusra Cephesi gibi muhtelif gruplara eğitim, para ve silah yardımlarında bulunması, Şam'ın ciddi tepkilerine de yol açmıştır.
Türkiye "Barış Pınarı" Harekâtı da Özgür Suriye Ordusu gibi güçlerin desteğiyle yapma hazırlıkları yaptı.  Nitekim Sputnik'in haberine göre, Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı Hamza Tümeni unsurları, olası harekat öncesi Türkiye'ye hareket etti. Ceylanpınar'da konuşlanacak 14 bin unsurun peyderpey harekata katılacağı bildirildi.
Türkiye hükümeti, bizzat önemli ölçüde etkili olduğu krizi, Fırat'ın Doğu'suna saldırmakla kontrol altına alabileceğini savunuyor.  Ancak Türkiye'nin Fırat'ın Doğusu'na yönelik operasyonu, uluslararası kuralların ihlali yanısıra, yeni kriz ve sorunlara, belki de Ankara için Kürt militan grupların varlığından daha tehlikeli krizler doğurabilir. 
Türkiye'nin Fırat'ın Doğusu'na yönelik operasyonu, yeni göç dalgasına ve bölgenin nüfus dokusunun değişmesi ve Türkiye sınırları boyunca etnik gruplar arasında çatışma riskini arttırabilir. Bölgenin coğrafya ve nüfus olarak yatkın koşullarından dolayı, Suriye'nin kuzeyinde patlak verebilecek krizler kısa sürede Türkiye ve Irak'ın sınır bölgelerine de sıçrayabilir. 
Öte yandan Türkiye'nin görmesi gereken başka bir gerçek de var ve o da, Suriye topraklarına saldırmanın, teröristlerin işini bitirmek üzere olan Suriye ve Türkiye'yi karşı karşıya getirerek bir savaşın yaşanabileceğidir.
Gerçek şu ki, Türkiye'nin operasyonu, Suriye'de huzurun yeniden sağlanması için altın fırsatı yok edebilir ve Suriye'de krizin demokratik ve barışçıl çözüm sürecini birkaç yıl daha geciktirebilir./

Görüşler