Kasım 26, 2019 20:01 Europe/Istanbul
  • Türkiye
    Türkiye

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite'nin 5. Toplantısı için geldikleri Doha'da verimli bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti.

Erdoğan, Katar'daki temaslarının ardından dönüşte uçakta gazetecilerle sohbet etti.
 Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile ikili ilişkileri ve bölgesel konuları ele alma fırsatı bulduklarını ifade etti.
Katar'da 7 anlaşma ve bir ortak bildiri imzaladıklarını anlatan Erdoğan, "Katar ile güçlü siyasi, ekonomik ve stratejik ilişkilerimiz var. Baba Emir ile yakaladığımız ivmeyi Sayın Temim ile daha da güçlendirdik." diye konuştu.
Erdoğan, Katar'ın, 15 Temmuz darbe girişimi ve diğer saldırılarda her zaman Türkiye'nin yanında yer aldığını anımsatarak, şunları söyledi:
"Biz de zor günlerinde Katar'ın yanında yer aldık. Ablukaya karşı tavrımızı açıkça ortaya koyduk. Katar bu süreçten de güçlenerek çıktı. Ablukayı uygulayanlar ise şu anda başarısız oldu. Bana göre artık bu ablukanın sona ermesi ve Körfez bölgesinde yeni bir barış, istikrar ve iş birliği döneminin başlaması şart. Düşmanlığın kimseye bir faydası olmaz. Enerjimizi iç çekişmelerle tüketmemeliyiz. Katar'da şu an itibarıyla 500 civarında Türk firması var. Müteahhitlik firmalarımızın üstlendiği projelerin toplam değeri yaklaşık 18,5 milyar dolara ulaştı. Enerji, yatırım, ticaret, savunma sanayii ve diğer alanlarda ilişkilerimizi güçlendirmek için çalışmalarımız devam edecek."
Temim ile bölgesel konuları da detaylı bir şekilde ele aldıklarını belirten Erdoğan, Suriye meselesi, Güvenli Bölge kurulması, Astana ve Cenevre süreçleri, Libya ve Irak'taki gelişmeler, Filistin'in durumu, İran'daki hadiseler, Doğu Akdeniz ve diğer gelişmeleri konuşma fırsatlarının olduğunu aktardı.
Erdoğan görüşmelerin ardından Doha'daki Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığını ve yeni mekanlarını ziyaret ettiklerini de vurguladı. 
İki ülke ilişkilerinin yakınlaşması konusunda batı Asya bölgesinde Arap baharın başlamdığı döneme geri dönmek gerekir, bir tarafta Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin diğer tarafta ise Türkiye ve Katar’ın bulduğu döneme. Söz konusu kriz döneminde batı Asya gelişmeleri özellikle Mısır’da Türkiye ve Katar’a bağlı İhvaniler akımı ile Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı askei akım arasında  yaşanıyordu.
Bu süreç İhvanilerin Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından yaptırıma tabi tutulması ile sona erdi ve Mısır’da Muhammed Mursi hükümeti devrildi. Hali hazırda Libya’da da benzer rekabetler yaşanıyor. Kısacası batı Asya’daki olaylar ve Türkiye ile Katar’ın İhvani harekete destek vermesi söz konusu iki ülkenin giderek yaklaşmasına sebep oldu. 
Katar açısından Türkiye, batı Asya’nın siyasi rekabetlerinde her zaman Riyad ve Abu Dabi’ye karşı Doha’ya destek verecek büyük bir ağabeydir. Bu yüzden Katar Türkiye’ye Fars Körfezi’nde askeri bir üs tahsis etmesine sebep oldu. Bu konu Katar gibi küçük bir ülkenin komşuların saldırısına karşı koruma sağladığı söylenebilir.
Diğer yandan Katar da batı Asya bölgesinde Arap ülkelere sızabilmek için bir çatlak ve Fars Körfezi’nde hazır bulunmak için uygun bir ortamdır. 
Buna rağmen iki ülke arasındaki işbirliği ise büyük bir kısıtlama ile karşı karşıyadır. Katar her zaman komşuları karşısında stratejik açıdan zayıf sayılıyor. Öyle ki Türkiye’nin Katar’da bulunması, Katar’ı bölgde benzersiz bir oyuncuğa dönüştürebilir./

 

Etiketler

Görüşler