Şubat 24, 2020 08:10 Europe/Istanbul
  • Türkiye
    Türkiye

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib konusunu görüşmek üzere Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile 5 Mart’ta bir araya geleceklerini söyledi. İzmir'in Bergama ilçesini ziyaret eden AK Parti Genel Başkanı  Erdoğan, burada halka yaptığı konuşmada "Bundan sonraki süreçte 5 Mart'ta tekrar bir araya geleceğiz, tekrar bu konuları konuşacağız" dedi.

"İdlib meselesi en az Afrin kadar, Barış Pınarı bölgesi kadar önemlidir" diyen Erdoğan, görüşmenin nerede yapılacağına dair bilgi vermedi.

Türkiye Cumhurbaşkanının bu açıklamalarına paralel olarak Türkiye ordusu da daha fazla askeri teçhizatı Suriye topraklarındaki İdlib'e gönderdi. Aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan  geçen Cuma günü de bir kez daha Türkiye askerlerinin Suriye topraklarında kalmaya devam edeceğine dair tehditlerini tekrarladı. Türkiye Cumhurbaşkanının bu açıklamaları Rusya, Almanya ve Fransa liderlerinden görüşme hakkında bilgi verilmediği ve açıklama yapılmadığı halde gerçekleşti. 

Türkiye cumhurbaşkanının açıklamaları ve buna paralel olarak da Türkiye ordusunun Suriye topraklarındaki hareketlenmesi Ankara hükümetinin zamanı öldürmek istediğinin ve Avrupalı devletleri de Suriye konusuna karıştırmak istediğinin göstergesidir. Buna rağmen Fransa ve Almanya Suriye krizi hususunda ne etkili ne de çıkar sahibi değillerdir. Buna rağmen görünen o ki Türkiye cumhurbaşkanı Fransa ve Almanya'nın Suriye'deki rolünü pekiştirmek istiyor. Daha önce de Ekim 2018'de  Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya dörtlü bir oturum gerçekleştirmişti.  Bu hususta dikkat çeken nokta ise Recep Tayyip Erdoğan'ın  Amerika'dan söz etmemesidir. Halbuki Amerika da Türkiye gibi Suriye topraklarının bir bölümünü işgal etmiştir. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  Suriye krizinde ve çıkmazında aktif rolleri olan bölge ülkelerinin olduğu bir yerde, sadece bu ülkelerin katılımı ile sorunlara çözüm bulunacağı durumunda Fransa, Almanya ve Rusya gibi ülkeleri İstanbul dörtlü konferansına çağırmıştır. 

Halbuki bölge ülkelerinin iş birliği ile yürütülen süreçler daha başarılı olmuştur. Bu çerçevede Astana süreci ve Suriye'deki barışın sağlanmasında garantör ülkelerin görev üstlenmeleri önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Batı Asya ve Güney Kafkasya meseleleri uzmanı Rus uzman Denis Kordkinov   Suriye barışı garantör ülkelerinin üçlü oturumlarının Amerika'dan kaynaklanan siyasetleri bile etkilediğine değinerek şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur:"Washington için Tahran, Moskova ve Ankara olmadan Suriye'deki meselelerin tamamen çözülmesinin mümkün olmadığı netleşmiştir. "

Böyle bir ortamda şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye konusundaki dörtlü konferansın düzenleneceğine dair açıklamaları daha önce İran, Rusya ve Türkiye üçlü oturumunun Mart ayında Tahran'da düzenleneceğinin açıklandığı sırada gerçekleşmektedir. Rusya dışişleri bakan yardımcısı Mihail Bogdanov ise mevcut ayın başında  İran, Rusya ve Türkiye liderlerinin Tahran'da üçlü zirve düzenleyecekleri ihtimalinden söz etmiş ve şöyle bir açıklamada bulunmuştu: "Üçlü Suriye zirvesi, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ve  Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ile muhtemelen  Mart ayının başında Tahran'da düzenlenecektir. "

Böyle bir ortamda Recep Tayyip Erdoğan'ın bu son açıklamaları onun İran'ın önerilerine ilgisiz kaldığı ve Türkiye'nin kimi Batılı devletleri de Suriye meselelerine müdahil etmek istediğini gösteriyor. Türkiye'nin bu tavrına rağmen Suriye ordusu son iki ayda topraklarını tekfirci-Siyonist teröristlerden kurtarma yolunda büyük başarılar elde etmiştir. Doğal olarak bu sürecin devam etmesi halinde Suriye ordusu tüm terörist gruplar ve örgütleri ayrıca yabancı askeri güçleri topraklarından çıkaracaktır. 

Etiketler

Görüşler