Nisan 05, 2020 15:47 Europe/Istanbul
  • Türkiye ile Yunanistan ilişkilerinde yeni gerilim

Ankara-Atina yetkililerinin yeni açıklamaları bir kez daha iki ülke ilişkilerinin gerilmesine yol açtı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, göçmenlerle ilgili Macron ve Merkel'e sunduğu teklife ilişkin, "Bizim teklifimiz bakidir. Ülkemizdeki sığınmacıları Yunanistan kendi ülkesine alabilir. Avrupa Birliği de sığınmacılar için sağlayacağı maddi desteği Yunanistan'a verebilir. Biz de komşuluk ilkesi gereği Yunanistan'a maddi destekte bulunuruz" dedi.

Aksoy Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'e, göçmenler hakkında gönderdiği mektuba ilişkin yazılı açıklama yaptı. Miçotakis'in mektubunda, Türkiye'ye maddi desteğin Avrupa'ya göçmen akınlarının azalmasıyla doğru orantılı şekilde yapılması teklifinde bulunduğunu anımsatan Hami Aksoy, "Yunanistan'ın kapısına gelen sığınmacılara tüm dünyanın gözü önünde uyguladığı insanlık dışı ve utanç verici muameleler hala hafızalardayken, bu ülkenin şimdi de mültecilerin sayısı üzerinden maddi destek teklif etmesi son derece çarpık ve ahlaksız bir anlayışın ürünüdür" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bundan önce yaptığı açıklamalarıyla ve göçmenlerin Avrupa'ya gitmesine izin vermekle, Avrupalılara meydan okumuştu.

Birçok uzman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın göç meselesini Batılı ülkelerin Ankara'nın Suriye politikasına desteğini kazanmak için bir baskı unsuru olarak kullandığına inanıyor.

Uzmanlar, Ankara'nın göçmenleri bir araç ve baskı unsuru kullanmaması gerektiğini bildiriyor.

Ancak anlaşılan, göçmenler olayı AB ile Türkiye arasında yakında bitecek bir mesele değil. Esasında Suriye'de güvenlik sağlanması ve göçmenlerin Türkiye'ye akışı devam ettiği sürece, Ankara yönetimi de de Batı'ya ekonomik ve siyasi baskı amacıyla göçmenleri bir araç olarak kullanmayı sürdürecek, bu durum hatta daha sonraları daha büyük bir gerilime yol açabilir.

Birçok uzman ise Türkiye ile AB arasında yapılan göç anlaşmasını olumlu bir gelişme olarak görüyorlar.

Nitekim göç uzmanlarından Geerald Knaus, Türkiye ile AB arasında 2016 yılında imzalanan göç anlaşmasının şimdiye kadar belirlenen amaçları karşıladığını belirtiyor.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıklar sadece Kıbrıs adası ile sınırlı değil, Suriyeli göçmenler konusunda da iki ülke arasında anlaşmazlık yaşanıyor.

PKK ve FETÖ gibi Türkiye'nin terör listesinde yer alan örgütlerin yüzlerce mensubunun da Yunanistan'da bulunması, Ankara ile Atina münasebetleri üzerinde olumsuz etki bırakmaktadır.

Buna rağmen, Ankara ve Atina arasında Doğu Akdeniz'de enerji kaynaklarını arama çıkarma konusundaki ihtilafları, iki ülke arasındaki en önemli anlaşmazlık olduğunda bir kuşku yok.

Türkiye ile AB arasında göçmenler konusunda yaşanan tüm anlaşmazlıklar ve inişli-çıkışlı sürece rağmen, AB, 2015 ve 2016 yıllarında yaşanan göç krizinin tekrarlanmasına engel olmaya çalışıyor. O dönemde bir milyonu aşkın göçmen ve mülteci Türkiye ve Banlaklar üzerinden AB'ye akın ederek, bu birliğin güvenlik ve refah sisteminin maliyetini arttırmış oldular.

Gelinen aşamada da, Türkiye ile Yunanistan arasında göç konusunda yaşanan gerginlik de, Ankara ile Atina ilişkilerini etkilemeye devam edeceği düşünülüyor.

 

Etiketler

Görüşler