Mayıs 24, 2020 15:44 Europe/Istanbul
  • Türkiye ve Yunanistan’ın hava gerginliği

Atina yönetimi Türkiye’nin son günlerde Yunanistan hava ve deniz sahasını defalarca geniş çapta ihlal ettiğini iddia etti.

Bu bağlamda Yunanistan medyası da Türkiye ve Yunanistan güçlerinin hava ve denizde karşı karşıya geldiklerini, bu sürecin devam ettiğini duyurdu. Alınan haberlere göre Türkiye hava kuvvetleri 15 kez Yunanistan hava sahasını ihlal ederek Limnosen, Lesus ve Patmus adaları semalarında uçuş gerçekleştirmiş.
Yunanistan hava sahasının Türkiye savaş uçaklarınca ihlal edilmesi yeni bir konu değildir. Fakat hiç şüphesiz bölge halkı ve hükümetleri için istenmeyen ve beklenmedik sonuçlar doğurabilir. 
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ihtilaf da yeni bir konu değil ve her iki taraf on yıllardan beri bazı taşlık adaların mülkiyeti hakkında ihtilaf yaşıyorlar. Bundan önce bazı acı olaylar, Ankara ve Atina’yı askeri çatışmanın eşiğine kadar götürdü. Fakat şimdiye kadar iki ülke arasında resmi askeri çatışma yaşanmadı.
Örneğin 1987 yılında Türkiye ve Yunanistan Ege denizinde hidrokarbon madenlerin keşfi konusunda büyük kriz yaşadılar. Tabi ki 1919 ila 1922 yılları arasında da iki ülke arasında askeri çatışma yaşandı. Bu savaş I. dünya savaşı ardından ve Osmanlı imparatorluğun dağılma eşiğinde gerçekleşti. Bu olayların ardından parçalanmış Osmanlı İmparatorluğundan küçük bir parça geriye kalırken Türkiye Cumhuriyeti Atatürk olarak bilinen Mustafa Kemal Paşa tarafından kuruldu.
Yunanistan ve Türkiye iki ülkenin Akdeniz ve Ege denizlerinde deniz sınırında bulunan bazı taşlık adanın mülkiyeti hakkında anlaşmaya varamıyorlar, bu yüzden tüm uluslararası çalışmalara rağmen iki ülke arasındaki gerginlik halen devam ediyor.
Türkiye yetkilileri Yunanistan ile olan ortak sınırların tekrar gözden geçirilerek incelenmesi gerektiğini, Lozan anlaşmasında çizilen sınırların sorunlu olduğunu belirttiler. Buna karşı Atina yetkilileri de Yunanistan sınırlarının “Avrupa Birliği sınırları” olduğuna vurgu yaparak, Avrupa Birliği liderlerinden Ankara’nın kışkırtıcı eylemleri karşısında sessiz kalmamalarını istedi.
Son on yıllarca Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan gerginlikler bir yana, çağımızda Türkiye ve Yunanistan ihtilaflarının daha da derinleşerek çapının daha da genişlediğini söylemek gerekiyor. Aslında son yıllarda PKK üyelerinden yüzlercesinin Yunanistan’da bulunması, Fethullah Gülen cemaatine mensup olanların bu ülkede faaliyet göstermesi, yine Ankara karşıtı bazı komünist grupların Yunanistan’da çalışması ve de doğu Akdeniz’de petrol arama ve çıkarma faaliyetleri, söz konusu karşılıklı ihtilaflardan bazılarıdır.
Türkiye son aylarda Akdeniz’e keşif gemileri göndererek arama çalışmaları ile Yunanistan ve Kıbrıs adası ile olan ihtilaflarını daha da arttırdı. 
Türkiye çalışmalarının uluslararası yasalara göre gerçekleştiğini iddia ediyor. Yaşanan bu ihtilaflar ve sorunların devam etmesi nedeni ile, bir çok uzman, mevcut ihtilafların çözülmesinin uzak bir ihtimal olduğunu belirtiyorlar. Örneğin  Alman Marshall Fonu'nun Amerikan düşünce kuruluşu siyasi uzmanlarından Özgür Uluhisarcıklı bu konuda şöyle diyor:
İki ülkenin görüş ayrılığı her türlü şeffaf sonuca ulaşma ihtimalini azaltacak kadar fazladır; gerçek soru şu ki acaba gelecekte diyalog yapmak için geriye bir şey kalacak mı?
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ihtilaflar, Atina yetkililerinin bir kez daha Ankara ve Avrupa Birliği arasındaki ihtilaf konularını gündeme getirmesine ve Birlik’te Ankara için bir eksi puan daha kayıtlara geçmesine sebep oldu.
Fakat her iki ülkenin NATO üyesi olmasına rağmen karşılıklı ilişkiler daha da gerginleşmektedir. Hiç şüphesiz Ankara ve Atina arasındaki gerginlik, iki ülkeyi hiç de uygun olmayan savaş pozisyonuna getirmenin yansıra, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin ilişkileri de içinden çıkılmaz hale getiriyor./
 

Etiketler

Görüşler