Temmuz 07, 2020 18:54 Europe/Istanbul
  •  Türkiye'den  Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı Cinayetine Bakma Yetkisizliğine Vurgu

Türkiye'nin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ve dosyası hususundaki çalışmalarının devamında Ankara makamları hala Suudi Arabistan yönetimini 59 yaşında öldürülen gazetecinin cinayete kurban gitme dosyasına bakma yetkisinin bulunmadığına vurgu yaptı.

 Bu çerçevede AK Parti başkan danışmanı   İstanbul  konsolosluğu binasında feci şekilde öldürülen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine Suudi Arabistan'ın bakmaya yetkisi olmadığını  belirtti. 

Ankara makamları aslında  59 yaşında cinayete kurban giden Washington Post yazarı  Cemal Kaşıkçı dosyasının Suudi Arabistan  mahkemelerinde bakıldığı sırada  Suudi Rejimine karşı hep sert bir tutum takınmış ve buna paralel olarak sert açıklamalarda  bulunmuşlardır.  Daha önce de  Türkiye hükümeti  bu Suudi yazar ve gazetecinin cinayet dosyası çerçevesinde  faillerin yargılanma sürecine tepki olarak bu yargı sürecini  göstermelik ve adil olmayan bir süreç olarak adlandırıp  faillerin daha şeffaf bir şekilde yargılanmaları gerektiğini istedi.  Suudi bir mahkeme  geçen Aralık ayında  Cemal Kaşıkçı cinayet dosyası ile ilgili beş ismin idama ve üç kişinin de uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldıklarını bildirdi.  Bu hükümlere göre  Cemal Kaşıkçı cinayet dosyasında kilit isimlerden sayılan iki kişi de  yöneltilen ithamlardan beraat ettirildi ve suçsuz olarak tanıtıldı. 

 Bu kararlara ise Türkiye'den tepkiler  gelmeye başladı. Bu doğrultuda Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Cinayeti bir avuç istihbarat yetkilisinin işlediğini iddia etmek tüm dünyanın zekasıyla alay etmektir." dedi.  Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise açıklanan kararı, "Adaletin tecellisine yönelik beklentileri karşılamaktan uzaktır." sözleri ile değerlendirdi. Suudi makamlarına adli işbirliği beklentisini hatırlattı.

Bu doğrultuda Türkiye'de İstanbul mahkemesinde  Cemal Kaşıkçı cinayetinin  20 failinin ve işbirlikçisinin yargı süreci  ve duruşması düzenlendi.  Mahkemenin ilk duruşmasında  Türkiye cumhurbaşkanının danışmanı Yasin Oktay tanık olarak  Suudi kraliyet danışmanı  Suud El Kahtani'nin  Cemal Kaşıkçı cinayetindeki kesin rolüne değinerek Kaşıkçı'dan naklen   Kahtani'nin  Kaşıkçı'nın çocuklarının birini tehdit ettiğini, ondan babasına Suud Rejimini eleştirmemesini söylediğini açıkladı. 

Kuşkusuz  Türkiye hükümetinin Suudi gazeteci yazar Cemal Kaşıkçı cinayet dosyasını  küreselleştirme ve uluslararası toplumun ilgisini çekmeye yönelik çabaları  kimi sultacı güçlere karşı  ifşaatların yapılmasına da yol açtı.  Türkiye hükümeti şimdiye dek   bu cinayetin mimarı sayılan  Suudi veliaht prensi  Muhammed bin Selman'ın yargılanmasını  sağlamak gibi kimi hedeflerine varmamasına rağmen  şöyle bir değerlendirmede bulunmak mümkün:"  Ankara'nın bu işin peşine düşmesi Cemal Kaşıkçı cinayetini küresel bir dosya haline getirmiştir. Aynı zamanda  bu dosyada  Amerika ve kimi küresel güçlerin Suudi Rejimini para karşılığı  desteklemeleri de ifşa olundu. Gerçekte  Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman  Cemal Kaşıkçı dahil  Riyad hükümetini eleştiren  birçok kişinin ölümünden sorumludur ve bu cinayetin de asıl faili ayılır. Ancak bu ortamda Amerika ve kimi başka sultacı Batılı devlet   Riyad'a verdikleri desteler ile  bu çaylak Arap siyasetçinin yargılanmasını  engellediler.  Buna rağmen  Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın yasa dışı idamların araştırılması bürosu raportörü  son zamanda  Suudi Veliaht prens Muhammed bin Selman isminin  Cemal Kaşıkçı cinayeti  suçluları listesine eklenmesinden söz etmiştir.  

Genel olarak şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Ankara makamlarının bu işin peşine düşüp  bu dosyaya odaklanması  Suudi Rejimi için büyük bir skandala yol açıp özellikle de Amerika dahil kimi Batılı devletlerin  uluslararası alandaki rezil rüsva olmalarına yol açtı.  Bu arada kuşkusuz  Suudi Rejiminin  Cemal Kaşıkçı cinayetini önemsiz gösterme çabalarına rağmen  Suudi Arabistan'ın hamisi sayılan Amerika dahil Batılı devletlerin  pratikte  insan hakları hususlarına önem vermedikleri  de söylenebilir.  

 

Etiketler

Görüşler