Kasım 17, 2020 17:42 Europe/Istanbul
  • Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Kuzey Kıbrıs ziyareti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Kesimi'ne düzenlediği ziyaret, Ankara ile Atina ve AB arasındaki gerilimin daha da tırmanmasına kapı araladı.

15 Kasım'da Kuzey Kıbrıs Türk Kesimi'ne bir ziyaret düzenleyen Erdoğan, Kuzey Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da yaptığı konuşmada, "Bugün Kıbrıs'ta iki ayrı halk, iki ayrı devlet vardır. Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün müzakere edilmesi gerekiyor" dedi.
Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değinen Erdoğan şu ifadeleri kullandı: 
"Doğu Akdeniz'de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez. Doğu Akdeniz'deki sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerimize adil bir anlaşma sağlanana kadar kararlılıkla devam edeceğiz."
Erdoğan'ın Kıbrıs'ta iki ayrı millet, iki ayrı devletin olduğuna dair sözleri, Yunanistan ve AB'nin sert tepkisi ve eleştirisine yol açtı. 
Kuzey Kıbrıs'ta AK Parti taraftarı bir hükümetin iktidara gelmesinin ardından Ankara ile Atina ve AB hattındaki gerilimin daha da artacağı düşünülüyor. Özellikle Kuzey Kıbrıs'ın yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, seçimleri kazandıktan sonra yaptığı açıklamada, Ankara'nın politikalarını savunarak, Türkiye ile politikalarının örtüştüğünden söz etti.
 Oysa Kuzey Kıbrıs'ın eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Erdoğan'ın politikalarına karşı çıkıp, defalarca Ankara'nın Suriye topraklarındaki varlığı ve harekatını eleştirmişti.
Bu bağlamda Mustafa Özuğurlu şöyle diyor: 
"Kıbrıs Türklerinin yeterince sorunları vardı. Şimdi de bağımsızlaşma-federalleşme kutuplaşması veya Türkçü-Avrupacı kutuplaşmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Kuzey Kıbrıs'ta ciddi siyasi ve sosyal sorun ve sıkıntıların yaşanması hiç de uzak bir ihtimal değildir."
Bazı Türk uzmanlar, Türkiye hükümetinin Ersin Tatar'ın cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasını desteklediğine vurgu yaparak, seçimler sırasında Türkiye Büyükelçiliği'nin Kuzey Kıbrıs'taki iş arayan gençlere iş olanağı sağlayacağına dair söz verip, Tatar'ın seçimleri kazanması halinde gençlere destek vereceğine dair açıklamasıyla usulsüzlük yaptığına inanıyorlar.
 Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar da seçimlerden önce yaptığı konuşmalarında, Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümü için rolünün önemine sık sık vurgu yapıyor ve Ankara'nın bu bağlamdaki rolünü ortadan kaldırma çabalarının fiyasko vereceği uyarısında bulunuyor.
Kuşkusuz ilerleyen zamanlarda, bu tür destek ve himayelerin ortaya çıkmasıyla, adada ve de Türkiye ile Yunanistan, hatta AB arasında gerilim tırmanacaktır. 
Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'in enerji kaynakları üzerinde yaşanan gerginlik ve Avrupalı ülkelerin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerine karşı çıkması, zamanla çözülmediği gibi, daha da derinleşmiştir. Ankara, Atina ile arasındaki sorunların çözümü için müzakerelerin başladığını duyursa da, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'ni yeniden Doğu Akdeniz'e göndermesi, Yunanistan, Almanya ve Fransa'nın tepkisine yol açtı. Nitekim Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Ankara ziyaretini iptal etti. ABD Dışişleri Bakanlığı da Türkiye'nin Oruç Reis Gemisi'ni yeniden Doğu Akdeniz'e göndermesini eleştirerek, Ankara'nın kasten Yunanistan ile müzakere koşullarını zorlaştırma ve bölgede gerilimi tırmandırma peşinde olduğunu belirtti.
Yunanistan Savunma Bakanı da basın toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini tek taraflı niteleyip, kınayarak, Türkiye'nin bu tür  tavırlarının yasadışı, provokatif ve uluslararası kuralların açık ihlali olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin önemli müttefikleri sayılan Batılı ülkelerin Ankara'ya itirazların sürmesine göre, Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz meselesinin taraflar arasında kolay kolay çözüme kavuşacağı düşünülmüyor./


 

Etiketler