Aralık 03, 2020 09:38 Europe/Istanbul
  • Türkiye ile AB ilişkileri nereye doğru gidiyor!
    Türkiye ile AB ilişkileri nereye doğru gidiyor!

Türkiye ile AB ilişkileri, Ankara yönetimi tarafından Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'ni Doğu Akdeniz'den çekmesi ve Ankara yönetimi tarafından durumu yumuşatmaya yönelik yapılan açıklamalar ve görüşmelere rağmen giderek, gerginleşiyor.

Almanya Başbakanı Angella Merkel son günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye ile AB ilişkilerinde yeterli gelişme kaydedilmediğini belirtirtti. Merkel'e göre, "AB liderleri, tek bir açıklama ya da hamle üzerinden hareket etmeyecek."

Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilişkileri etraflı olarak masaya yatıracağı aralık ayı liderler zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan "Avrupa bizim stratejik önceliğimizdir" mesajı gelmiş ve akabinde İbrahim Kalın 20 Kasım'da temaslar için Brüksel'e gönderilmişti.

Brüksel'de Konsey, Komisyon ve Dış İlişkiler Servisi ile görüşmeler yapan Kalın da burada, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığını, ilişkilere yeni dinamizm kazandıracak, iş birliğini artıracak ve karşılıklı güven ilişkisini güçlendirecek yeni ve somut adımlara ihtiyaç duyulduğu mesajlarını iletti.

Konuyla ilgili Euronews'e konuşan üst düzey bir Komisyon yetkilisi, Erdoğan'ın açıklamalarının günün gereksinime göre oluşan bir retorikten ibaret olduğunu ve hiçbir üye ülkeyi ikna etmediğini, kimsenin bu söylemleri ciddiye almadığını belirtti ve şöyle konuştu:

"Türkiye'nin son yıllarda attığı adımların hemen hepsi AB'nin değerlerine ve çıkarlarına ters. Sayın Erdoğan'ın söylediklerini ciddiye alan, güvenilir veya kayda değer bulan hiç kimse yok artık burada."

Avrupa Birliği Deniz Kuvvetleri'nin Akdeniz'deki Irini Operasyonu'nu örnek veren yetkili, Libya'ya gönderilen silahlar konusunda Erdoğan'ın aslında AB'nin limitlerini ve sabrını sınadığını ileri sürerek AB'nin de ona limitin ne olduğunu göstermek durumunda olacağını düşündüğünü söyledi.

Türk kökenli Alman Sosyal Demokrat Avrupa Parlamenteri İsmail Ertuğ da son açıklamaların inandırıcı olmadığını belirterek şöyle konuştu:

"Örneğin buradaki Fransız arkadaşlarımız kendi cumhurbaşkanlarıyla aynı ideolojide aynı siyasi görüşlerde olmamalarına rağmen söylenen sözleri çok kırıcı bulmuşlardı. Avrupa'ya karşı birçok benzer kırıcı ve sert söylemin ardından açıkçası tutmadı."

Yaptırım söylemlerinin bu defa ciddi olduğunu iktidarın bildiğini düşünen Ertuğ, son söylemlerin bundan dolayı geliştirildiğini savunarak bu son dakika çabalarının yeni yaptırımları engellemeyeceğini şu ifadelerle dile getirdi:

"Ben daha fazla yaptırım olacağı kanaatindeyim. Agresif ve emperyalist bir Türkiye'nin geri itilmesi gerektiği kanaati mevcut. Bu yaptırımların içerisinde yapıcı parçalar da bulundurulabilir elbette ancak Almanya'nın dönem başkanı olmasından ötürü kulağımıza gelen şeyler var bundan dolayı söylediklerime güveniyorum."

Euronews'e konuşan Komisyon Sözcüsü Peter Stano da söylenen sözlerin uygulamalar ile uyumlu olması gerektiğini kaydetti ve "Avrupa'nın bir parçası olmak konusunda samimiyeti gösterecek olan aksiyonlar bekliyoruz" dedi.

Parlamento'nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ise Ankara'dan gelen bu son olumlu mesajlara ilişkin şimdilik bir yorumda bulunmak istemediğini iletmekle yetindi.