Nisan 11, 2021 07:16 Europe/Istanbul
  • Türkiye'de Döviz Rezervlerinin Azalması

Koronavirüs pandemisi Türkiye'nin turizm endüstrisini ağır bir şekilde zayıflattığı ve yok olmaya sürüklediği bir sırada ekonomik ve mali sorunlar da Ankara makamlarına ciddi koşullar dayatmıştır. Bu hususta Ankara makamları, Lira'nın değerinin düşmesinin ardından merkez bankasının döviz rezervlerinin son 18 yılda en az seviyeye düştüğünü açıkladılar.

Böylece Türkiye merkez bankasının net döviz rezervinin 2003 yılından bu yana hep düşüş yaşadığı ve Nisan 2021'de 10 milyar 680 milyon dolara kadar gerilediği söylenebilir.  Geçen hafta ise Türkiye'nin net döviz rezervinin  12 milyar 790 milyon dolar kadar olduğu söylenmelidir. 

Gerçekte şöyle bir değerlendirme  yapmak mümkün:  Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde  2002 yılından beri hep iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisinin  ilk baştan beri en büyük avantajlı yanı ekonomik avantajları yok olmakta ve elden gitmektedir. 

2002 yılından beri Türkiye ekonomisi geçmişte eşine rastlanmadık  şekilde   filizlenmiştir.  Buna rağmen Türkiye halkı  2011 yılından beri ordunun Suriye işgaline karışması ve ağır askeri masrafların yapılması sonucu bir kez daha yokluk ve ekonomik sıkıntıyı tatmaya başlamıştır. 

 Son bir kaç yılda  Ankara hükümeti  Türkiye ordusunu Suriye'ye göndermesinin yanı sıra  Irak'a da askeri çıkarma yapmış ve Libya'ya da askeri kuvvetler göndererek, Akdeniz ve Güney Kafkasya'da askeri faaliyetlerde bulunarak  Türkiye halkına zor koşulları dayatmış ve onların vergilerini de arttırmıştır. 

 Doğal olarak mevcut durum  Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidara geldiği ilk yıllar ile kıyaslanamayacak bir durumdadır.  Buna ilaveten koronavirüs pandemisinin etkilerinin ve de Amerika ve Avrupa Birliğinin  Türkiye'ye karşı türlü yaptırımlarının  ardından  bu ülkedeki birçok ekonomik işletme ve esnaf  tam bir iflasın eşiğine gelmiştir. 

Buna ilaveten, Türk Lirasının Amerikan doları ve diğer yabancı para birimleri karşısında değerinin azalması ile  Türkiye'nin ekonomik durumu da eşine rastlanmadık bir durgunluk ve gerileme ile karşı karşıya kalmıştır. 

ABD doları geçen ay 8 liranın üzerinde işlem gördü. Bu rakam, Türk lirasının ABD doları dahil belli başlı uluslararası para birimleri karşısında değerinin görülmemiş bir orana düştüğünü gösteriyor.

Erdoğan hükümetini eleştirenler, Türkiye ekonomisindeki mevcut krizden AKP ve iktidar partisi yetkililerinin yanlış kararları, kötü yönetimi, süregelen savurganlığı ve lüks tavırlarının sorumlu olduğunu belirttiler.


Ankara hükümetine bağlı siyasetçi ve iktisatçılar ise, Türkiye'nin parasal ve finansal sorunlarının bir kısmının koronavirüsten, bir kısmının da küresel piyasalardaki çalkantılardan kaynaklandığına inanıyorlar.

Ancak Türkiye içindeki siyaset ve bankacılık uzmanları ve Ankara hükümetini eleştirenler farklı bir görüşe sahipler. Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin ekonomik kararları konusunda bir zamanlar lider konumda bulunan ve Türkiye Ekonomi Bakanlığı'na liderlik eden ve şimdi Erdoğan hükümetinin ciddi bir rakibi haline gelen Demokrasi ve Atılım Partisi'nin önde gelen ismi ve lideri Ali Babacan şöyle düşünüyor: "Sahadaki tüm kanıtlar, bu hükümetin ülke ekonomisini yönetmekten aciz olduğunu gösteriyor. Ankara yetkilileri, hassas kararlarda bir çırağın bile yapmadığı hataları yapıyor. Onlar, büyük hatalarıyla, ülkenin döviz kaynaklarını yok ediyorlar. "


Ancak şunu da belirtmek gerek ki, Türkiye ekonomisi mevcut durumda büyüme ve iyileşme yolunda değil. Zaten enflasyon ve işsizliğin insanların günlük yaşamındaki en önemli sorun haline geldiği aşikardır. 

Ancak gerçek şu ki, Ankara hükümetinin makro-ekonomik stratejisinde, ticaretin, ihracatın ve ithalatın durumu ve hükümetin turizm sektörünün gelirlerinden finanse edilmesi ve halktan vergi toplamasının hayati öneme sahip olmasıdır. 

Mevcut durumda, insanların geçim kaynağı zorlukları, fiyat artışları ve işsizlikle mücadele meselesini ele almak Ankara yetkilileri için çok önemli değil gibi görünüyor.

Buna rağmen 2023 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde, Türkiye'nin iktidar partisinin bugünlerde çok da önemli olmayan aynı insanların oylarına ihtiyacı olacaktır.