Sep 12, 2019 07:12 Europe/Istanbul
  • Trump
    Trump

Amerika Başkanı Donald Trump defalarca Bercam Nükleer Anlaşmasını eleştirip nihayet 8 Mayıs 2018'de Amerika'yı bu anlaşmadan çekti. Donald Trump bu yaklaşımının devamında İran aleyhinde iki etaplı olarak geniş çaplı yaptırımlar uygulayıp aynı zamanda da Bercam'ın korunmasına dair her plana da şiddetle karşı çıktı.

Trump hükümetinin İran ile yapılan Bercam Nükleer Anlaşması'na yönelik olumsuz yaklaşımı, anlaşmaya taraf olan 4+1 grubu ülkeleri gibi küresel aktörlerin tepkisine de yol açmıştır. Bu hususta Rusya'nın Viyana'daki Uluslararası örgütler ve kurumlardaki temsilcisi Mihail Ulyanov 10 Eylül Salı günü Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu yönetim kurulu dönemsel oturumunun sonunda, bu konseye üye ülkelerin Amerika'nın İran aleyhindeki tutumundan duyduğu kaygıya vurgu yaptı. 

Ulyanov Twitter'dan yayımladığı mesajda ülkelerin Amerika'nın İran aleyhindeki tek yanlı yaptırımlarına karşı tutumlarına vurgu yaparak Washington'un bu konuda tecride sürüklendiğini ve tek başına kaldığını bildirdi. 

Bu üst düzey Rus diplomat Twitter'dan yayımladığı mesajında sözlerine şöyle açıklık getirdi: "UAEK Yönetim Kurulu üyeleri İran'daki gerçekleri araştırma raporunu görüştü. Neredeyse tüm üyeler Amerika'nın 8 Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden esef duyduklarını ve Amerika'nın tek taraflı yaptırımların geri getirilmesinden dolayı duydukları memnuniyetsizliği dile getirdiler. Amerika İran ile yapılan nükleer anlaşması hususunda hala tecritte tek başına kalmıştır. "

Gerçekte Donald Trump, özellikle de 4+1 ülkelerinin makamları ile defalarca istişarede bulunsa da Avrupalı ortaklarını bile Bercam Nükleer Anlaşması ve İran İslam Cumhuriyeti karşısında durmaya ikna edememiştir. 

Bu mesele Amerika'nın aksine küresel güçlerin, Bercam Nükleer Anlaşmasını etkili ve yararlı gördüğünü gösteriyor. Bunun yanı sıra zaten Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun raporlarına göre İran İslam Cumhuriyeti bu anlaşmadaki tüm taahhütlerine bire bire bağlı kalmıştır. 

İster Avrupa Birliği üyeleri veya Almanya, Fransa ve Britanya'dan oluşan Avrupa Troykası her daim Donald Trump'ın Bercam Nükleer Anlaşmasına yönelik yaklaşımına karşı olup bu anlaşmanın korunması için çaba gösterilmesinden yanadırlar. Tabii Avrupalılar tarafından yapılan çalışmalar özellikle de İran ve Avrupa arasındaki ticaretin mali işlemlerinin sağlanması için ön görülen özel mali sistem-İNSTEX hala başarılı olamamıştır. Bu mesele ise İran'ın tepkilerine yol açmıştır. Bu doğrultuda İran kademeli olarak taahhütlerini azaltma yoluna gidip Avrupalılardan taahhütlerini pratikte etkili bir şekilde yerine getirmelerini istemiştir. 

Son zamanlarda ise Amerika'nın Fransa'nın nükleer anlaşmanın korunması için sunduğu teklifi reddetmesi ve ardından İran'ın taahhütlerini azaltmak yönünde 6 Eylül Cuma günü üçüncü adımı atması ile Avrupalılar tarafından bölgesel ve küresel barış ve güvenlik için özel bir önem taşıyan Bercam Nükleer Anlaşması ciddi bir tehlikeye düşmüştür. 

Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası iddia ettikleri gibi gerçekten İran ile yapılan nükleer anlaşmasını korumak istiyorlarsa bir an önce bu anlaşmanın bekası için ciddi ve etkili adımlar atmak zorundadırlar. 

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanının belirttiğine göre " Rusya ve Çin'in aksine Avrupalılar hala İran'a karşı taahhütlerinin hiçbirini yerine getirmemişlerdir. Avrupalılar İran'ın taahhütlerine bağlı kalması için İran'ın petrol satışını garanti etmeleri gerekiyor. "

Buna rağmen Avrupalılar şimdiye kadar vaatler ve sözlerin ötesine geçememiş planlarını da Washington'un onayına şartlandırmışlardır. 

İran'ın nükleer taahhütlerini azaltması Avrupalıların itirazlarına ve endişe duymalarına neden olsa da ancak Tahran defalarca Avrupalılardan gelen etkili adımları beklediğini, bunun gerçekleştirilmediği takdirde İran'ın kademeli olarak taahhütlerini azaltmaya devam edeceğine vurgu yapmıştır. Bu arada Amerika da İran'ın bu tepkisi karşısında pasif bir duruma düşmüştür. 

Nükleer anlaşmanın İran'ı dizginlemekte yetersiz olduğu iddiası ile bu anlaşmadan çekilen Trump hükümeti, çelişkili bir tutum sergileyerek İran'ın taahhütlerine bağlı kalmaya devam etmesini istemektedir. Washington'un bu tutumu karşısında akla önemli bir soru gelmektedir. 

Bercam Nükleer Anlaşması İran'ın nükleer programında kısıtlamaya yol açıp denetlenmesi için imkan yaratmışsa o zaman neden Trump Siyonist Rejim iddialarına dayanarak boş bahanelerle bu önemli anlaşmadan çekilmiştir?

Etiketler

Görüşler