Sep 21, 2019 07:12 Europe/Istanbul
  • BM-Suriye
    BM-Suriye

Suriye ordusu ve ortaklarının peş peşe aldığı zaferler teröristlerin Suriye topraklarındaki son siperi sayılan İdlib eyaletine çekilmelerine neden oldu. Teröristlerin ateşkes anlaşmalarını ihlal etmesinin göz önünde bulundurulması ile Suriye ordusu ve ortakları da İdlib'i kurtarmak için bir kaç gün önce bir operasyon başlattı.

Ancak Batılılar insan hakları ihlalleri bahanesi ile bu operasyonun durdurulmasını istiyorlar. Buna rağmen Batı'nın bu alandaki çağrıları ve istekleri Rusya ve Çin gibi Suriye hükümetinin hamileri tarafından özellikle de  BM Güvenlik Konseyi'nde olumsuz karşılanmıştır. 

Bu çerçevede Çin ve Rusya Perşembe günü BMT Güvenlik Konseyi'nde teröristlerin bulunduğu İdlib'de ateşkes ilan edilmesi önerisini reddettiler. Çin ve Rusya BM Güvenlik Konseyi daimi temsilcileri olarak Suriye'nin İdlib bölgesinde ateşkes isteyen Almanya, Belçika ve Kuveyt'in önerisini veto etti. Sözü geçen üç ülke önerilerini bir taslak halinde BM Güvenlik Konseyi'ne sunarak sözde sivillerin korunması için İdlib eyaletinde askeri operasyonun hemen durdurulmasını istediler. 

İdlib'in insani durumu ile ilgili bir taslağın hazırlayıcısı olan Almanya, Kuveyt ve Belçika daha önce de bu bölgede ateşkesin ilan edilmesini isteyip bu kez de ortak bildirilerinde şöyle bir çağrıda bulundular:" BM Güvenlik Konseyi İdlib'in durumu ile ilgili sessizliğini daha fazla sürdüremez. Bu alanda bir girişimde bulunmak, Güvenlik Konseyi üyelerinin ortak sorumluluğudur."

Bu ortak bildiride tüm Güvenlik Konseyi üyelerinden bu taslağı onaylamaları istenmişti. Bu üç ülkenin İdlib'deki ateşkes konulu taslağının yanı sıra Çin ve Rusya da bu hususta bir başka karar alınmayı önerdiler. Bunun devamında ise İdlib'de ateşkes ilan edilmesi taslağı 12 olumlu oy alsa da Moskova ve Pekin'in vetosu ile reddedildi. 

Rusya'nın Birleşmiş Milletler Teşkilatı temsilcisi Vasili Nebenzia ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: " Bu taslağın hedefi Rusya'yı İdlib'de sivillerin ölümünden sorumlu tutması ve teröristlerin son yenilgisini önlemekti."

Nebenzia BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan bu taslağın terörizm ile mücadele meselesini gözardı ettiğini söyleyerek ülkesinin hiçbir zaman böyle bir öneriyi desteklemeyeceğine vurgu yaptı. 

Suriye'nin İdlib bölgesi Batı tarafından desteklenen teröristlerin son üssü sayılıyor. Buna rağmen Suriye hükümeti ve Şam'ın müttefiki Rusya, İdlib bölgesinde teröristler ile mücadele sürecini  aksatan her hangi bir ateşkes anlaşmasına karşı çıkmaktadır. Suriye iç savaşı boyunca Batı-Gerici Arap ekseni her daim teröristler sıkıştığı an onların imdadına koşmuştur. Bu ise insan hakları ihlalleri bahaneleri ile gerçekleştirilmiştir. Batılı ülkeler ne zaman terör grupları baskı altında kalsa onlara toparlanma ve yeniden ayağa kalkma şansı kazandırmak için zaman almaya çalışmıştır. 

Suriye hükümeti üst düzey yetkilileri ise defalarca Batı'nın özellikle de Amerika'nın  Suriye iç savaşındaki gerilimler ve tansiyonun arttırılması yönündeki rollerini kınamıştır. Gerçekte Amerika Batı'nın başını çektiği ülke olarak bölgede de Suudi Arabistan'ı yanına alarak teröristlerin kurtuluş meleği haline dönüşmüştür. Batılılar kendi çifte standartlı siyasetleri çerçevesinde psikolojik savaş ve propaganda savaşı ile  Suriye ordusu ve ortaklarının teröristlere karşı mücadelesini ve operasyonlarını insanlık dışı olarak göstermek istiyor. Batılılar bu operasyonlarda büyük bir sivil zayiatın verildiği iddialarını ortaya atarak tam tersi teröristlerin bölgede sivilleri katliamına tam bir sessizlik içerisindedir. 

Görüşler