Sep 21, 2019 07:24 Europe/Istanbul
  • Amerika'nın Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nı Suiistimali

Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın merkezinin New York'ta yer almasından dolayı Amerika, BM toplantıları ve oturumlarına katılmak isteyen heyetler ve makamların vizeyi bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Amerika bu vesile ile muhalif ülkeleri dizginlemeye niyetlidir.

Bu bağlamda İranlı üst düzey makamları Birleşmiş Milletler yıllık Genel Kurulu'na katılması beklenirken Trump hükümeti son anlara kadar İranlı heyete vize vermekten kaçınmıştı. Tabii Amerika sonunda İranlı makamlara gereken vizeyi verdi.  Ancak bu mesele BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in tepkisine yol açmıştı.

 

Guterres Çarşamba akşamı muhabirler arasında Amerika'nın neden hala İranlı heyetin vize işlemlerini yoluna sokmadığına dair soruya cevaben " Bu teşkilat İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif'in vize sorununu çözmek için Amerikalı makamlarla temaslarını sürdürmektedir. " açıklamasında bulunmuştu. 

Birleşmiş Milletler Teşkilatı 74'üncü  yıllık Genel Kurulunun 18 Eylül Çarşamba gününde başladığına ve gelecek Salı gününde de ülke başkanları ve liderlerinin oturumlarının da düzenleneceğine rağmen Amerika hükümeti son anlara kadar İran cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanına vize vermedi. 

Amerika'nın bu girişimi uluslararası kurallara aykırı olup BMT merkezi ile ilgili anlaşmanın da açık bir ihlali sayılır. İranlı heyetin New York'a BM Genel Kurulu'na katılmak için vizelerinin son anda çıkarılması İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin ziyaretinin iptal edilebileceğini bile gündeme taşımıştı. 

Amerika hükümeti daha önce İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif'in Ocak 2018 BM Sosyal ve Ekonomik Konseyi zirvesine katılmak üzere New York ziyareti sırasında da onun aleyhinde çok ağır kısıtlamalar ilan ettiler. 

BMT ve Amerika arasındaki anlaşmaya göre bu ev sahibi ülke BM üye ülkeleri makamlarının bu teşkilatın oturumları ve toplantılarına katılmak yolunda hiçbir engel oluşturmamalıdır. 

Görünen o ki Washington bu girişiminden belli hedefler gütmektedir. Trump hükümetinin ilk hedefi İranlı makamlar ve heyetinin kafasını karıştırması ve gerçekte yeni bir psikolojik savaş başlatmasıdır. 

Washington'un bir diğer hedefi de sözde güç gösterisinde bulunması ve yabancı heyetlerin Amerika'ya Birleşmiş Milletler Teşkilatı oturumların ve toplantılarına katılmalarını engelleyebilme kabiliyetini göstermesidir. 

Buna rağmen BMT kurulduktan bu yana Amerika ve bu teşkilatı arasında belli anlaşmalar çerçevesinde Washington BMT üye ülkeleri makamları ve heyetlerinin vize işlemleri gibi yolculuk koşullarını sağlamakla mükelleftir. Böylece Amerika bu yolda engeller oluşturmamalıdır. 

Amerika'nın bu girişimden güttüğü bir başka amacı da İran'ın BMT Genel Kurulu kürsüsünden kendi haklı ve adalettalep tutumlarını bildirmesi yolunda engeller oluşturmak istemesi idi. 

Genel Kurullarda üye ülkelerin üst düzey makamları ve liderlerinin bulunması kuşkusuz İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin konuşmasının önemini de kat kat daha arttırmaktadır. İran'ın Hasan Ruhani dilinden açıklanacak tutumları, Amerika'nın İran aleyhindeki psikolojik savaşın etkisizleştirilmesinde de büyük rol oynayacaktır. 

Buna ilaveten İran dışişleri bakanı ve cumhurbaşkanının bu genel kurul kulisinde yapacakları görüşmeler ve istişareler de Washington'un Tahran'a karşı hasmane tutumlar ile mücadelede de büyük rol oynayabilir. 

Trump Çarşamba günü İranlı heyetin BM Genel Kurulu'na katılmak üzere Amerika'ya olan ziyaretinin  muhtemel iptali hususunda,  bunun kararını İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin vereceğini iddia etti. 

Trump bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: "Ben onların gelmesine müsaade edeceğim. Bence BM Genel Kurulu çok önemli olup büyük kapasitelere sahiptir.... Bazılarının bu kurula katılmaktan mahrum kalmasını istemem. Onların gelmesine de izin vereceğim. Bu yüzden gelip gelmemeleri kendilerine bağlıdır. "

Etiketler

Görüşler