Nov 20, 2019 10:15 Europe/Istanbul
  • ABD-İsrail
    ABD-İsrail

Donald Trump'ın başkanlığı döneminde ABD dış politikasının bariz temellerinden biri ırkçı İsrail rejimine kayıtsız şartsız destek vermek ve önceki ABD başkanlarının yürürlüğe geçirmediği kararların pratikte uygulamasıdır. Trump yönetimi bu bağlamda o kadar aşırıya gitmiş bulunuyor ki Washington'un Avrupa müttefiklerinin itirazlarına bile neden olmuştur.

Atılan son adımda ABD dış işleri bakanı Mike Pompeo 18 kasım pazartesi günü Filistin topraklarında siyonist rejimin işgalci politikalarını destekleyerek , bundan sonra Washington açısından Ürdün Nehri batı yakasında İsrail'in yerleşke inşaatının uluslararası yasalarla çelişmediğini iddia etti. Pompeo, Siyonist İsrail'in yerleşke inşaatı konusunda Washington'un siyasetlerinin değiştiğini belirterek bu işgalci girişimlerin kendi kendine uluslararası yasaların ihlali sayılmadığını iddia etti. Pompeo bu bağlamda  ABD dış işleri bakanlığının 1978 yılına ait bir hukuki belgeyi iptal etmeyi düşünüyor. Bu belge Filistin'in işgal edilen topraklarında yerleşke işlemlerini uluslararası yasalara aykırı olduğunu belirtiyor.  Trump yönetiminin siyonist rejimin yasa dışı eylemlerine yönelik kapsamlı destek bağlamında bu yeni adımı, özgür ve bağımsız bir ülke olarak resmiyete tanınmak için Filistin'in çabalarını zayıf düşürmek ve bu yolda Washington'un daimi çaba ve telaşının göstergesidir. Filstinliler  oybirliğiyle ABD'nin bu hareketine karşı çıktıklarını bildirdiler. Filistin Özerk Teşkilatı başbakanı Muhammed Eştiye  Mike Pompeo'nun bu sözlerini kınayarak şöyle dedi: " Onun İsrail'in yerleşke inşaatı ile ilgili açıklamaları bu işgalci girişimleri açıkça suç bilen uluslararası kurallar ve BM kararnameleri ile dalga geçmek anlamına geliyor."

Amerika'nın bu tutumu AB'nin açık ve net itirazlarına da neden olmuş, söz konusu kurum işgal topraklarında yerleşke işlemlerini hala yasa dışı olarak gördüğünü bildirdi. AB dış siyaset sorumlusu Federica Mogherini salı günü yaptığı açıklamalarda " AB'nin işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail'in yerleşim politikası karşısındaki tutumu net ve değişmedi .Tüm yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuk uyarınca yasa dışıdır." dedi. 

AB'nin resmi internet portalında yayımlanan bu bildiride Mogherini AB'nin İsrail'den uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme doğrultusunda bir işgalci güç olarak yerleşke inşaatlarına son vermesi gerektiğine vurgu yaptı.

Siyonist rejim  BM'nin başta 242 sayılı kararnamesi olmak üzere her zaman bu kurumun kararnamelerini hiçe sayıp küresel camianın isteğine karşı batı yakada yerleşke inşaatına devam ediyor ve bu yolda ABD'nin desteklerinden yararlanıyor. Uluslararası kanunlara göre bu yerleşim merkezlerinin tamamı yasa dışı bir şekilde yapılmıştır. BM Güvenlik konseyi 23 Aralık 2013 tarihinde 2234 sayılı kararnameyi onaylayarak İsrail rejiminden işgal topraklarında hemen yerleşim inşaat faaliyetlerini durdurmasını istedi. Siyonist Rejim bu yerleşim bölgeleri inşa ederek Filistin'in içindeki bölgelerinin demografi ve coğrafi yapısını değiştirmek ve ülkenin tamamını işgal topraklarına ilhakını amaçlıyor. BM ve dünyanın bir çok ülkesi siyonist rejimin yerleşkelerini yasa dışı olarak görüyorlar çünkü bu rejim Haziran 1967 savaşında bu toprakları işgal etti ve Cenevre Konvansiyonu uyarınca işgal altındaki topraklarda siyonist tarafından her türlü inşaat projelerinin uygulanması yasaklandı. Tüm bunlara rağmen Siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu Trump'ın tam desteğini alarak Siyonist yerleşim birimleri inşa etmeyi durdurmadığının yanı sıra ,Filistin'de yeni yerleşim yerleri inşa etmeyi ve bu bölgeleri birbirine bağlayarak işgal altındaki Filistin'e ilhak edilmesini planlıyor. Bununla birlikte, uluslararası toplumun Siyonist rejimin cinayetlerine karşı çıkması, İsrail’in daha fazla tecrit edilmesine ve yasa dışı ve insanlık dışı eylemlerinin kınanmasına neden olmuştur.

Etiketler

Görüşler