Nisan 08, 2020 13:57 Europe/Istanbul
  • Hz. Mehdi -as- gaybetinde Mehdevi aile olmak

Yaşama hakim olan ruh ve yön olan ve esasen, yaşamı şekillendiren ve hüviyet kazandıran Mehdevi yaşam tarzı yüce Allah velisinin rızasını kazanmak için tek çalışma yoludur.

Bir toplumun en küçük parçası olan aile, toplumun oluşmasında temel rol ifa ederken her bireyin toplumda kimlik ve duygusal yapısının ortamını oluşturur. Bir aile kendine uzun vadeli ve değerli ülküler seçmek isterse bazı kurallar ve çerçevelere uyması gerekir. Eğer Müslüman bir aile kendini geliştirme ve yetiştirme bağlamında köklü girişimlerde bulunmak isterse kendini sadece ailenin maddi ihtiyaçlarını gidermekle zorunlu hissetmemeli ve bireylerin manevi ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmalıdır. 

 

Bu bağlamda Allah’a kulluk ve O’na ibadette, özen gösterilmesi gerekenleri yerine getirmek ise aileye hakim olmalı. Allah’a muhlis bir kul olmak, aileyi hakikat ve hidayet yoluna yönlendirir ve onların yürekleri ilahi aşk sayesinde bir birine daha da düğümlenir. Ailenin her üyesi manevi erdemliğe ulaşmak için Allah’ı ve onun pak resulünü tanımalı, döneminde yaşadığı İmam’a sevgiyi içinde canlandırmalıdır. Ancak bu şekilde İmam’ın varlık zaruretini anlar ve Resûlüllah’ın “Benim ümmetimin en iyi ameli, fereci (zuhuru) beklemektir” sözünü çok daha derin anlar.

 

İmam Zaman hz. Mehdi’nin -as- gaybeti döneminde zuhurunu beklemek aslında Hatm-i Mertebet hz. Muhammed ‘in -saa- son varisinin imameti ve velayetini beklemenin ilanıdır ve şiilerin imamları ile, her ne kadar kalbi ve manevi de olsa, bağlantılarının korunmasına sebep oluyor. 
Mehdevi aile ise Allah’ın velisinin varlığını anlayarak hayatları boyunca Allah’ın velisinin rızasını gözeterek davranmaya çalışan ve hedeflerini de o son müncinin zuhuru yönünde gerçekleştirmeye çalışan ailedir. 

 

Mehdevi aile fertleri her şeyden önce hz. Mehdi -as- ile tanışmalı ve o hazretin hayatta olduğunu kabul etmeli, ikincisi o hazretin “hazır” olduğunu, “gaybetinin hazır olma anlamında olmadığını”, bunun ise “zuhur etmediği” anlamına geldiğini bilmeli. O zahir değil fakat hazırdır. Mehdevi aile İmam Zaman’ın -as- her an insanların hallerinden haberdar olduğunu, zira İmam’ın ne zaman isterse ve ne zaman irade ederse, bilmesi gerekeni bildiğini bilmeli. 
Yaşama hakim olan ruh ve yönü olan ve yaşamın ona göre şekillenerek hüviyet ve kimlik kazanan Mehdevi yaşam tarzı sadece ve sadece Allah velisinin rızasını kazanma yönündedir. Nitekim o hazretin şialarına olan tavsiyelerinden biri de bu konudur; nitekim şöyle buyurmuşlar “Öyle ise sizlerden her biri bizim arkadaşlığımıza yakın olan her vesile ile buna amel etmeli ve bizi öfkelendiren ve üzen her şeyden uzak durmalı.”

 

Mehdevi ailenin amacı sadece bireysel saadet değil, böyle bir aile başkaları ile teamül ve etkileşimlerini, zuhur ortamını oluşturma yönünde biçimlendiriyor. Mehdevi ailede başlıca endişe, kendi endişesi değil İmam’ın endişesidir, bu yüzden Mehdevi aile hem kendini ve hem başkanlarını ıslah etmeye çalışır. Mehdevi insan ve Mehdevi aile özveride ve fedakarlıkta bulunmalı ve böylece dinin gelişmesi ve yücelmesini sağlamalı.


Mehdevi aile tüm hareketleri ve davranışlarının, yüce Allah ve tüm enbiya ve evliyaların vadettiği hükümetin kurulmasına doğru olmalı zira temelde insanın yaratılmasındaki başlıca hedef ise ilahi hükümetin kurulmasıdır. Nitekim mübarek Ramazan ayının bereketli ve hayırlı her gecesinde okunması tavsiye edilen duada şöyle okuyoruz:
اللَّهُمَّ إِنَّا نَرْغَبُ إِلَیْکَ فِی دَوْلَةٍ کَرِیمَةٍ تُعِزُّ بِهَا الْإِسْلامَ وَ أَهْلَهُ وَ تُذِلُّ بِهَا النِّفَاقَ وَ أَهْلَهُ»
Allah’ım, İslam ve ehlini aziz ettiğin ve nifak ve ehlini bu vesile ile rezil ettiğin Senin kerim hükümetinde olmayı arzu ediyoruz.


Şeytan Allah kullarını kıyamete kadar vesvese etmeyi vadetmiştir, nitekim Hicr suresinin 39. Ayetinde şeytan dilinden şöyle okuyoruz:
أُزَیِّنَنَّ لَهُمْ فِی الْأَرْضِ وَلَأُغْوِیَنَّهُمْ أَجْمَعِینَ…
… ant olsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim,
Gaybet döneminde de çok hassas şartlar yaşanıyor ve hak ile batıl birbirine karışmış ve doğru yolu bulmak hiç de kolay görünmeyince şeytan da boş durmaz ve çeşitli hile ve tuzaklarla bir çok fesat ve kötülük oluşturuyor ve insanlığın son kurtarıcısının zuhurunu geciktirmeye çalışır. Fakat yüce Allah yerin asıl varislerinin salih insanlar ve iyi amelde bulunanların olduğuna irade etmiştir. Nitekim Enbiyâ suresinin 105. Ayetinde bu konuya değinerek şöyle buyuruyor:
وَ لَقَدْ کَتَبْنا فِی الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّکْرِ أَنَّ الْأَرْضَ یَرِثُها عِبادِیَ الصَّالِحُون
Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebûr'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.


Tüm ilahi ve semavi dinlerde insanlığın kurtarıcısı, Mehdeviyet, aydın gelecek, kerem sahibi hükümet ve ahir zaman olayların süreci anlatılmıştır. Bu yüzden Mehdevi ailenin genel siyaseti de bu doğrultuda olmalı, Allah’ın sönmez nurunu söndürmeye çalışan şeytani engeller, tüm aile üyeleri için anlatılmalı ve bu saldırılara karşı mücadele ve istikbara karşı yöntemler sunulmalıdır. Aileler kendi bireylerinin bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmek için düşmanı tanıma kabiliyetlerini güçlendirmeli, basiret oluşturarak bilgilerini arttırmalı ve Mehdeviyet kültürü ile tanıştırmalı; zira aksi halde hurafeler ve kör bağnazlıklarından kaynaklanan yanlış zorunluluklara boyun eğmenin yanısıra toplumu negatif ve kötü yönde etkileyen faktörlere ve olaylara sorgusuz sualsiz teslim olabilirler.


Mehdeviyet kültürünün etkisini 3 alanda izleyebiliriz: önce insanın kendisinde, daha sonra bireyin yaşadığı ailede, ve sonunda toplumda. 
Önce Mehdeviyet kültürünün insanın içindeki etkisi ve çeşitli sonuçlarına değinmek istiyoruz. 
Mehdeviyet kültürü insanın içinde daha güdümlü ve hedefli bir yaşam için motivasyon oluştururken dünya ve ahrette saadete ulaşmak için çalışmaya sebep oluyor. Bu kültür insanı boşluk ve sapmalardan kurtarabilir, zira aydın bir geleceğe olan umut, hayattan şüpheleri silerken kişiyi doğru yolda ilerlemeye yönlendirir.


Mehdeviyet kültürü, insanın kendi içinde düşünce kabiliyetini güçlendirir ve insanı kendini tanımaya yönlendirir. Ayrıca onu zorluklara karşı güçlendirirken yaşamdaki tehlikeleri kabullenmesine sebep olur, zira böyle bir insan için gelecekle ilgili hiçbir şüphe, söz konusu değildir ve her zaman umut ve aydınlıkla doludur. 
Mehdevi insan kendi yaşam anlarını hz. Mehdi’nin -as- rızası için geçiriyor ve ahlak, davranış ve konuşmasında adaletin gerçekleştirilmesine çalışır. Mehdevi insan kendisi ve İmam Zaman -as- arasında daha güçlü bir bağ oluşturmaya ve toplumu da o hazretin zuhuru için ideal topluma yakınlaştırmaya çalışır.  


Mehdevi kültür bireyin aile ile ilişkisinde temel ve belirleyici rolü vardır. Eğer ailenin kültürü Mehdevi düşünce temelinde şekillenir ve aile bireyleri özellikle de siyasetini belirleyerek yönlendiren kişi yani baba ve eğitim yönetmeni olan anne, ailede Mehdevi kültürü hakim kılmaya çalışırsa birbirlerine huzur ve saadeti armağan ederler. Tabi ki bu hedefin gerçekleşmesi için program yapılmalı ve vizyon sahibi olmak gerekir. 


Mehdevi ailede ibadet, eğlence ve kültürel programların tümü aile ortamında hz. Mehdi’nin -as- anısının her zaman canlı tutulacak ve o hazretin velayetinin de davranışlara hakim olacak şekilde olmalıdır. Örneğin dua, ibadet ve Kur'an-ı Kerim hatim toplantıları ailede Mehdevi kültüre özel ilgi ile düzenlenmelidir. Kutsal mekanları ziyaret etmek ve camilerde namaz ve dua ise özenli bir program ve ailece yapılmalıdır. Hatta ders çalışmak ve ilim öğrenmek, spor yapmak, sılayı rahim, başkalarına yardım etmek bile İmam Zaman’a -as- yakınlık ve o hazretin rızasını kazanmak yönünde olmalıdır.


Mehdeviyet kültürü toplumda da canlanmalı tüm yönleri ile gerçekleşmelidir. İnsanın yaşadığı yer, çalışma mekanı, kenti veya hatta bağlı olduğu ülkesi Mehdeviyet kültürüne bürünerek zenginleştirilebilir. Hz. Mehdi’nin -as- gaybet döneminde o hazretin zuhur etmesini bekleyenler, kendi yaşam ortamında Mehdeviyet kültürünü hakim kılmalıdır. Ülkenin siyasi yönetim kadrosu plan ve projeleri Mehdevi kültürün hakimiyeti ve adaletin tahakkuk bulması için etkin adımlar atmalıdır; böylece toplumun halkı “Mehdevi adaletin” hoş kokusu duyabilir. 


Uluslararası çapta da her bir insan kendi sorumluluğu ölçüsünde ve kendi sosyal çalışmaları çapında bu kültürü diğer ülkelere taşıyarak dünyada niahyi ve mükemmel adaletin sağlanması için küresel ve genel isteği hazırlayabilir.


Mehdeviyet kültürü, bekleyiş ve intizar kültürüdür. İntizar, adaletsizliklere karşı daimi itirazdır, durgunlukta kurtuluştur, sahnede hazır bulunmaktır. Ferec ve zuhuru beklemek, durgunluk ve rehavetle uyuşma. İntizar, gaybet döneminde birey ve toplumun  kalkınma ve hareketliliğinde önemli rolleri vardır. Eğer intizarda olan insan kendisi için belirlenen görevleri yerine getirirse, istenilen dindar bir insandan doğru bir örnek sergiler, her türlü sapmanın önünde durarak onu engeller ve İmam’ının -as- yöntemi ve emirleri ile kendisi ve içinde olduğu toplumu ıslah etmek için direniş göstererek cihat eder. 


Değerli dinleyiciler bu kutlu ve bereketli veladet gününün bir kez daha tüm İslam dünyası ve zuhuru bekleyenler için mübarek olmasını dileyerek sohbetimizi İmam Zaman hz. Mehdi’nin -as- temsilcilerinden Muhammed bin Osman’ın onbir ayın sultanı mübarek Ramazan ayının gelişi ile ilgili naklettiği duanın bir parçası ile noktalıyor ve sizlerden ayrılıyoruz. 
للَّهُمَّ اسْتَخْلِفْهُ فِی الْأَرْضِ کَمَا اسْتَخْلَفْتَ الَّذِینَ مِنْ قَبْلِهِ وَ مَکِّنْ لَهُ دِینَهُ الَّذِی ارْتَضَیْتَهُ لَهُ
Allah’ım, onu yer yüzünde kendi halefin kıl, tıpkı ondan önceki pakları kendi halefin kıldığın gibi ve ona seçtiğin dini onun eli ile ayakta tut.
 

Görüşler