Haziran 02, 2020 07:13 Europe/Istanbul
  • Trump'tan Irkçılığa Karşı Çıkanları Bastırma Talimatı

Amerika'da renkli derililer özellikle de siyahilere karşı ırkçılık ve ayrımcılık bu ülkenin tarihi kadar bir geçmişi vardır. Siyahilerin kendi haklarını sağlama doğrultusundaki geniş çaplı mücadelelerine rağmen ancak onlar hep Amerikalı polislerin ve güvenlik güçlerinin şiddeti ve ayrımcı davranışlarına mazhar olmuşlardır.

Bunun son örneği ise siyahi Amerika vatandaşı George Floyde'un Polis memuru Dereck Chauvin tarafından 25 Mayıs  tarihinde Minnesota eyaletinin Minneapolis şehrinde öldürülmesi idi.  Bu olay ise  Amerika genelinde görülmemiş geniş çaplı protesto gösterilerine yol açtı. Bu gösteriler de Amerika toplumu ve yapısındaki kurumsallaşmış ırkçılığın göstergesi oldu.  Bu olayda ise polis memuru tam bir soğukkanlılık içinde dizini  Floyd'un boynuna koyup onun tedrici ölümüne ve içler acıtıcı görüntülerine çekilmesine neden oldu.  Polis memuru Chauvin ise  29 Mayıs'ta üçüncü derece adam öldürme suçlaması ile tutuklansa da  500 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı. 

Demokrat senatör ve Amerika eski başkanlık adayı Kamala Harris ise  George Floyde'un polis memuru tarafından öldürülmesine tepki olarak şöyle bir açıklamada bulundu: "Amerika sokakları siyahilerin kanlarına bulaşmıştır. "

Öfkeli Amerikan vatandaşları Trump'ın tüm tehditleri ve eyalet makamlarının tüm uyarılarına rağmen ırkçılığa karşı koymak ve Folyde'un öldürülmesini hatırlatmak için son günlerde Amerika'nın farklı noktalarında protesto gösterileri düzenlemişlerdir. Kimi şehirlerde ise güvenlik güçleri ve protestocular arasında çatışmalar çıkmış ve hatta 25 şehirde seyahat ve dışarı çıkma yasağı uygulanmıştır. 

Amerika başkanı Donald Trump ise  çatışmaları ve kamu mallarına zarar verilmesini de beraberinde getiren bu protesto gösterilerine tepki olarak  göstericilerin bastırılmasına vurgu yapmıştır.  Bu doğrultuda kendisi de ırkçı ve ayrımcı olmakla suçlanan Trump   kaymakamlar ve belediye başkanlarından  gösterilere karşı durmalarını ve ulusal muhafız birliklerinden de bu durumu bastırmak sureti ile kontrol etmelerini istedi.  Trump ayrıca  göstericileri  kaosçu adlandırıp  onları kamu malları ve sivillere zarar vermek ve onlara saldırmakla suçladı. Trump bu kişilerin yargılanmasını ve uzun süreli hapis cezalarına tabi tutulmalarını istedi.  Trump aynı zamanda eyaletlerin kaymakamlarının bu alanda görevlerini yerine getirmemeleri halinde   askeri güçleri de devreye sokacağını belirtti.  Amerika başkanı daha önce ise  bir kaç Tweet paylaşarak  ulusal muhafız birliklerinin sergilediği şiddete destek çıkarak  her bölgede bu şiddete ve bastırma siyasetine baş vuracağı tehdidinde bulundu.

Trump bu hususta şöyle yazdı:" Ulusal  Muhafızlar Birliğini  Minneapolis'e varır varmaz giriştiği işten dolayı  tebrik ediyorum.  Anti Faşizm yanlısı solcu kaosçular  ve diğerleri hemen bastırmalarını tebrik ediyorum.  Aslında en başında bu işi belediye başkanı yapmalı idi. Böylece hiçbir sorun da çıkmayacaktı. "

Böylece Trump polis ve güvenlik güçlerine göstericileri bastırma yönünde yeşil ışık yakmış oldu. Tabii bu durum  muhakkak  çatışmaları arttıracak ve zayiat bile verdirecektir. 

Tabii Trump sırf bu mesele ile de yetinmedi ve aynı zamanda  Anti Faşizm hareketini bir terör örgütü olarak tanıtacağı yönünde tehditte bulundu.  Ayrıca  protestocuların  bastırma sürecini yayımlayan  medyayı da eleştiren Trump  bu medya organlarının tüm güçlerini nefret ve kaos alevlerini körüklemek için kullandığını iddia etti. 

Halbuki Trump daha önce Avrupa'da yaşanan ırkçı eylemlerde bile bu olayları kınamadı.  Trump  4100 Amerikan vatandaşının tutuklandığı son olaylarda   kurban olanlarla empati yapmak yerine  siyahilere karşı bir tutum sergileyip  benzer ayrımcı davranışları önlemek için bir girişimde bulunmayarak  Amerika polisinin zalimane yaklaşımına destek verip  bastırmak için de yeşil ışık yaktı. Trump'ın bu yaklaşımı ise  geniş çaplı eleştirilere yol açtı. 

Amerika temsilciler meclisi başkanı Nancy Pelosi ise  Amerika başkanının ırkçılığa karşı göstericilere yönelik yaklaşımını sert bir dille eleştirerek şöyle dedi:" Donald Trump  kendi girişimleri ile protesto alevlerini körüklememeli. Başkan, farklı sesler arasında birleşmenin etkeni olması gerek, tefrika ve ayrışmanın  etkeni değil. "

Buna rağmen Trump hükümetinin ırkçılığa karşı olan göstericileri bastırma yaklaşımının değişmesi ihtimali çok düşüktür. İhtimaller ise çatışmaların daha da genişleyeceğini gösteriyor.  Burada dikkat çekici nokta  diğer ülkelerin halkalarının da bu göstericilere paralel hareket edip Amerika'da ırkçılığı kanamaları idi. 

Etiketler

Görüşler