Temmuz 04, 2020 18:31 Europe/Istanbul
  •  Borrel'in BERCAM Nükleer Anlaşmasına Yönelik Çifte Standartlı Duruşu

Avrupa Troykası ve genel olarak Avrupa Birliği BERCAM nükleer anlaşmasının sağlanmasında önemli bir rol ifa etmişti. Ancak Amerika'nın BERCAM anlaşmasından çıkmasının ardından bu anlaşmanın savunulması ve korunması alanında olumsuz bir performans çizmiş ve İNSTEX özel mali sisteminin hayata geçirilmesi dahil tüm vaatlerinde başarısızlık örneklerini sergilemiştir. Şimdi de Avrupa makamları bu negatif performansını izah etmek istiyor.

 Bu doğrultuda   Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi Josep Borrel  Cuma günü  İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif'in mektubuna cevaben   BERCAM nükleer anlaşması tarafları ve uluslararası  toplumun işbirliği ile   bu anlaşmayı  korumaya hazır olduğunu belirtti.  Borrel bu bildiride şöyle bir açıklamada bulundu:" Anlaşmanın sağlanmasının beşinci yıldönümüne yaklaşırken  bu fırsattan yararlanmalı ve bu anlaşmanın önemi hatırlatılmalıdır.  BERCAM nükleer anlaşması  nükleer silahların yayılması düzeni çerçevesinde tarihi bir kazanım olmuş ve bölgesel ve küresel güvenliğe de yardımcı olmuştur.  Ben hala    BERCAM nükleer anlaşmasının tüm tarafları ve uluslararası toplumun işbirliği ile bu anlaşmayı korumaya kararlıyım. " 

 Avrupa Birliği dış siyaset sorumlusunun bu iddiası ise  bu birliğin İran ile yapılan anlaşmaya yönelik performansı ile hiç de paralellik taşımamaktadır.  Avrupalılar  defalarca   BERCAM nükleer anlaşmasının  bölgesel ve küresel güvenlik için yararlarına vurgu yaparak   bu anlaşmanın korunmasını istiyorlar.  Onlar  bu alanda ellerinden geleni yapacaklarını vaat etmişlerdi.   Buna rağmen  Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası Amerika baskıları altında gerekli iradeden yoksun bir şekilde  BERCAM anlaşması çerçevesinde taahhütlerini yerine getirmekten aciz kalmış ve İNSTEX özel mali sistemini bile hayata geçirememiştir. 

 Avrupalıların Amerika'nın BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmasının ardından sergilediği tutumlar onların  İran'a yönelik taahhütlerini yerine getirmekteki acziyetini gösteriyor.  Avrupa Troykası ayrıca  İran'ın adım adım bu anlaşmadaki  taahhütlerini azaltması bahanesi ile   Tahran'ın Avrupa'nın pasifliğinden dolayı gerçekleştirilen bu girişimlerini kınamış 14 Ocak tarihinde de bu uluslararası anlaşmadaki  tahkim mekanizmasını  çalıştırmış ve İran'ın da bu süreci durdurmasını ve  eski duruma dönmesini istemiştir. 

Görünen o ki  Avrupa'nın BERCAM nükleer anlaşması çerçevesindeki taahhütlerini yerine getirmemesi  Atlantik'in ötesinde bulunan Amerika'nın siyasetlerine paralel olarak değerlendirilmelidir.  Böylece Avrupa da Trump'ın  İran'a maksimum baskı siyasetine paralel hareket etmiş ve Tahran'ı  Mike Pompeo'nun bildirdiği  12 maddelik şartları karşısında çaresiz bırakmak istemiştir. 

Buna rağmen  İran milli çıkarları doğrultusunda bu anlaşmayı kabul etse de diğer taraflardan  özellikle de Avrupa'dan taahhütlerini yerine getirmesini beklemiştir.  İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Seyyid Abbas Musevi ise bu hususta şöyle diyor:"  Tahran, her türlü sorumsuz ve aşırı talep içeren davranışlara karşı gerekli ve uyumlu girişimde bulunacaktır. Bu çerçevede üç Avrupalı ülkeden  Amerika'nın maksimum baskı siyaseti doğrultusunda hareket etmeleri yerine  taahhütlerine bağlı kalmalarını, böylece bu anlaşmayı tam olarak uygulamaları ve korumaları için zemin hazırlamalarını istiyoruz. "

Doğal olarak  Avrupalıların  pasifliği ve taahhütlerini yerine getirmemesi İran tarafından da yanıtsız kalmamıştır. Bu doğrultuda İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif de Perşembe günü   BERCAM anlaşmasının koordinatörü AB dış siyaset temsilcisine  gönderdiği mektupta bir kez daha  Avrupalıların ahitsizliklerini  bu anlaşmanın  36'ıncı maddesinden yola çıkarak ortak komisyona taşınmasını istedi. 

Muhammed Cevad Zarif'in yazdığı mektupta    İran ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu arasında her türlü  işbirliğe müdahale edilmesinin  bu anlaşmanın maddelerine ters düştüğü ve işbirlikleri kötü yönde etkileyeceğine vurgu yapılmıştır.  Borrel ise Zarif'in bu mektubunu teslim alarak  İran'ın Fransa, Almanya ve Britanya hakkındaki kaygıları hususunda da tahkim mekanizmasının   ciddi çalışmalara ve iyi niyete ihtiyacı olduğunu belirtti. 

Daha önce de   Amerika'nın  taahhütsüzlüğü ve üç Avrupa ülkesinin pasifliği yüzünden İran  bu anlaşmanın  36'ıncı maddesinden yola çıkarak ortak komisyona baş vurmuş ve sonuçta da kademeli olarak taahhütlerini azaltmıştı.  Şimdi de Avrupalılar lafazanlık yapmak yerine, boş vaatler yerine   gerçekten BERCAM nükleer anlaşmasının korunmasını istiyorsa   pratik adımlar atmalı ve Washington'un hasmane ve baskıcı siyasetlerine uymamalılar.  

Etiketler

Görüşler