Ağustos 14, 2020 07:23 Europe/Istanbul
  • Amerika Dışişleri Bakanı'nın Avrupa Ziyareti

Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo üç haftanın ardından Avrupa'ya yeni tur ziyaretine başladı. Pompeo merkez ve Doğu Avrupa'daki dört ülkeye ziyaret gerçekleştirecek. Çek cumhuriyetinin başkenti Prag, Pompeo'nun ilk ziyaret hedefidir. Amerika dışişleri bakanı Çek Cumhuriyeti'nin ardından Slovenya, Avusturya ve Polonya'ya ziyaret gerçekleştirecek.

 Amerikan güçlerinin Polonya'ya yerleştirilmesi,  5'inci nesil iletişim şebekesi ve Rusya'nın enerjisinden bağımsızlaşma  Amerika dışişleri bakanının bu ziyaretlerinden güttükleri hedefler arasında olduğu tahmin edilmektedir.    Tabii ki Çin ve Rusya düşmanlığı yapmak Amerikan makamlarının Avrupa'ya yaptığı ziyaretlerin amaçlarının başında gelmektedir.  Amerika dışişleri bakanı   üç hafta önce Avrupa'ya gittiğinde İngiltere ve Danimarka'ya yaptığı ziyarette   Danimarka'yı  Nord Stream 2 boru hattının  karasularından geçmesine müsaade etmemesine yönlendirmeye çalıştı.  Nord Stream 2 boru hattı  Nord Stream 1 boru hattına göre Rusya'dan daha fazla doğalgazı   Almanya'ya ve diğer Avrupalı ülkelere taşır.   Bu boru hattının avantajlarından biri de  Almanya ve diğer Avrupalı ülkelerin  Ukrayna'dan geçen doğalgaz hattına bağlılığının azaltılmasıdır.   Nord Stream 2 boru hattı    Amerika'nın Avrupa ve Rusya arasında çatlaklar ve ihtilaflar oluşturulma stratejik siyasetlerine ters düşmektedir. Amerika   Avrupa'da kalmak için  her daim stratejik bir düşmana ihtiyaç duymaktadır.    Zaten NATO'nun Doğu Avrupa'da  varlığının arttırılması da Rusya'yı sınırlandırmak doğrultusunda yapıldı.   

  Şimdi de Amerika  Avrupa'da Almanya, Fransa ve İnigiltere'ye sırtını dayayamayıp yeni ortaklar aramaya çalışıyor.    Amerika eski savunma bakanı Donald Rusfeld ise  Almanya ve Fransa'nın Amerika'nın Irak'a saldırısına katılmadığı zaman  yeni ve eski Avrupa'dan söz edip eski Avrupa döneminin sona erdiğini itiraf etti.  Amerika  eski başkanı Barack Obama ise     Amerika'nın Avrupa'daki savunma şemsiyesini Batı Avrupa'dan Doğu Avrupa'ya kaydırması için   Polonya'da ve Çek Cumhuriyeti'nde füze savunma kalkanının kurulması projesini öne sürdü.   Rusya ise bu projeye karşı çıktı. Buna ilaveten Almanya ve Fransa gibi ülkeler de   Amerika'nın bu projeyi tekrar gözden geçirmesini istedi. 

Donald Trump  daha güçlü irade ve ciddiyetle  Çin ve Rusyafobi ekseninde yeni ortaklar aramaya başladı.   Trump şimdi de Almanya'daki Amerikan askeri varlığını azaltmak ve güçlerin bir kısmının de Polonya'ya yerleştirilmesini hayata geçirmek istiyor.    Pompeo'nun Polonya'ya ziyareti çerçevesinde ise   bu alanda bir anlaşmanın imzalanması bekleniyor.     Görünen o ki Joe Biden iktidara gelse bile  Amerika'nın Avrupa ve Rusya'ya yönelik bakışı  değişmeyecektir. 

Almanya dışişleri bakanı Heiko Maas ise   Trump'ın   Almanya'daki Amerikan askerlerini azaltma görüşünü bildirmesinin ardından  şöyle bir açıklamada bulundu:"   Almanya ve Amerika arasındaki mevcut gerilimler  Donald Trump'ın  gelecek başkanlık seçimlerinde yenilgiye uğraması ile dahi çözülmeyecektir.  Amerika'da bir demokrat başkanın gelişi ile Trans-Atlantik  ortaklığının daha önceki haline dönüşeceğini düşünenler  yapısal değişiklikleri  küçümsüyorlar.   "

Heiko Maas sözlerin şöyle devam etti:"    Transatlantik ilişkileri olağanüstü bir öneme sahiptir ve önemini koruyacaktır.    Biz bu hususu garantiye almak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.  Ancak onların takındıkları tavırlar tarafların ihtiyaçlarını gidermekte engel oluşturmaktadır. "

 Amerika'nın Avrupa'daki stratejik siyasetlerinden biri de  Çinofobik(Sinofobik) siyasetler yürütmesidir.  Çin Avrupa piyasasının büyük bir bölümünü  ele geçirmesinin ardından şimdi de Avrupa'da beşinci nesil telefon şebekelerini de geliştirmek istiyor.   Amerika   bu alanda Çin ile mücadelesi bağlamında  Çinli şirketlerin Avrupa'daki faaliyetlerini kısıtlamak istiyor.  Hem de birçok Avrupalı ülkenin Çin ile ilişkilerini iyice geliştirdiği sırada bunu yapmak istiyor.     Amerika şimdi de  yaşlı kıtadaki nüfuzunu korumak için elinden geleni yapıyor.  Dünyanın birçok ülkesi  özellikle de Amerika'nın Avrupalı ortakları sayılan Almanya ve Fransa tarafından Amerika'nın taleplerine gelen tepkiler  Amerika'nın gücünün düşüşünün göstergelerindendir. 

Görüşler