Eylül 23, 2020 07:18 Europe/Istanbul
  •   Amerika'nın İran'a Karşı İddialarını Pekiştirmek İçin  Yaptırıma Baş Vurması

Amerika 20 Eylül'de İran'a yönelik uluslararası yaptırımların otomatikman hayata geçirildiğini iddia etse de dünya buna karşı çıktı. Şimdi de Washington İran'a karşı yeni yaptırımlar uygulayarak bu içi boş iddiasını hayata geçirmek istiyor. Bu doğrultuda ise yaptırımların yeni turunda İran'ın nükleer programı ve çalışmaları ile alakalandırılan İranlı makamları ve kurumları hedef aldı.

Amerika başkanı Pazartesi günü   İran'ın nükleer çalışmaları ile alakalandırılan 27 kişi ve kurumu yeni yaptırımlar ile hedef aldığını açıkladı ve  bu girişimlerin İran'ın nükleer silahlar ve füzelere erişimini engellemek doğrultusunda olduğunu öne sürdü.  

Trump'ın  başkanlık talimatına göre   İran'a konvansiyonel silahların temini, satışı ve aktarılmasında  rol oynayan şahısların varlığı bloke edilecektir.  Ayrıca teknik ve mali eğitimlerin verilmesinde de İran'a yardımcı olanlar  yaptırımlarla hedef alınmışlardır. 

Amerika dışişleri bakanı Pompeo   İran ile her türlü silah alışverişinin yaptırımlara tabi tutulacağını belirtti.  Pompeo bu yaptırımların İran savunma bakanı ve uranyum zenginleştirilme programında rol oynayan iki temel şahsiyete yönelik olduğunu açıkladı.    Burada ilginç olan nokta  Pompeo'nun   Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu da İran ile ilişkilerini arttırmak yüzünden yaptırımlara tabi tutmasını açıklaması idi.   

Daha önce de Washington'un  prestijini  korumak ve yasa dışı iddialarını ispatlamak için  Tahran'a savunma, silah ve nükleer alanda yaptırımlar uygulaması bekleniyordu.  Amerika'nın bu çabaları  aslında  uluslararası tecritten kurtulmak yönündedir.   Aslında Trump hükümetinin tek yanlı ve zorba siyasetleri bu tecride yol açmıştır. Nitekim ne Güvenlik Konseyi ne de   bu konseyin daimi ve geçici üyelerinin çoğunluğu   Washington'un İran'a karşı yaptırımları geri getirme iddialarını kabul etmediler. Bu yüzden Trump hükümeti şimdi de çaresiz bir şekilde tek taraflı olarak bu yaptırımları geri getirdiğini iddia ediyor. 

Washington İran'a karşı BMT yaptırımlarını geri getirmek için küresel bir konsensüse ihtiyacı olmadığını öne sürmüştür.   Tabii Amerika Avrupalı ortaklarını bile bu hususta yanına alamamıştır.  

Amerika'nın İran özel temsilcisi Elliot Abrahams ise  Washington'un  Avrupalı ülkelerden   bu hususta medet ummaktan vaz geçtiğini belirtti. 

Aynı zamanda Washington   tehdide dayalı bir yaklaşım içerisinde olup  bu yaptırımlara uymayan her ülkenin  Amerika ile ekonomik ve ticari ilişkiler kuramayacağını da belirtmiştir.    Aslında Amerika hükümeti bu tehditleri ile  silah ve askeri teçhizat şirketlerini İran ile işbirliği yapmaktan sakındırmak istemiştir.       Gerçekte   Amerika'nın yeni yaptırımlarının büyük bir bölümü   yabancı şirketlerin İran'a silah satma ve ülkelerin İran'dan silah almayı engellemekle alakalıdır.   

 Uluslararası stratejik araştırmalar merkezi başkan yardımcısı  Eric Broyer ise Trump'ın İran'a yönelik yeni yaptırımları çerçevesindeki  başkanlık talimatını  tamamen göstermelik adlandırıp şöyle bir değerlendirmede bulundu:"     Görünen o ki  yeni yaptırımların hedefinde  daha önce yaptırımlara tabi tutulan  kişiler veya kurumlar vardır.   Buna ilaveten  bu yaptırımları  zaten mevcut kararlar üzerinden de uygulamak mümkündü. "

Amerika'nın yeni çabalarına rağmen Rusya ve Çin'in  Washington'un bu girişimine karşı çıkması   diğer ülkelerin Amerika'nın yaptırımlarına aldırış etmediklerini gösteriyor.  Washington, Moskova ve Pekin'in  18 Ekim 2020'de silah yaptırımlarının sonlanması ile İran'a silah satmak istediklerini  iddia ediyor. Bu iddia aslında  Tahran'ı silah ithalatına bağlı olduğunu öne sürmek amacı ile  ortaya atılmıştır.  Halbuki İran 40 küsür yıldır  türlü türlü silah yaptırımlarından dolayı   bu alanda kendine yeter hale gelmiş ve türlü silahlar üretiminde ciddi adımlar atmıştır. Şimdi de  silah ihracatı aşamasına gelmiştir. 

   Buna ilaveten nükleer alanda da İran  türlü nükleer teçhizat özellikle de gelişmiş santrifüjler üreterek    nükleer faaliyetlere karşı yaptırımların işlevsizliğini gözler önüne sermiştir.  Aslında Amerika'nın yeni yaptırımları da  geçmişteki yaptırımlara bir şey ekleyememiş ve İran'ın nükleer ve silah alanındaki faaliyetlerini de etkileyemeyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. 

Etiketler

Görüşler