Eylül 25, 2020 08:22 Europe/Istanbul
  • Amerika'da İktidarın El Değiştirmesi Hususundaki Tereddütler

Yaklaşık bir ay sonra Amerika'da başkanlık seçimleri düzenlenecektir. Bu tarihe yaklaştığımızda ise Amerika toplumunda ciddi tartışmalar ve kimi tereddütler söz konusudur.

Son olay çerçevesinde ise  Amerika başkanı Donald Trump    3 Kasım'da yapılacak Amerika seçimlerinde geniş çaplı hile ve sahtecilik yapılacağı iddialarını tekrarlayarak  başkanlık seçimleri sonuçlarının   federal yüksek divanı tarafından yayımlanacağını  öngördüğünü belirtti.    Donald Trump ayrıca     federal yüksek divanında yer alan yargıç Ruth Bader Ginsburg'in ölümünün ardından onun boş yerinin doldurulmasını ve seçimlerden önce bir kişinin bu mevkiye atanmasını istedi.  Trump  bir kez daha   3 Kasım başkanlık seçimlerinin ardından iktidarı barışçıl bir şekilde teslim edip etmeyeceği hususunu açıkça  reddetti. 

   Bu sözlerin önemi her geçen gün artmaktadır. Çünkü yapılan anketler de Demokrat başkanlık adayı Joe Biden'in  Trump'ın önünde olduğunu  gösteriyor.  Hatta yıllar boyunca Cumhuriyetçilerin arka bahçesi sayılan  kimi eyaletlerin, özellikle de Georgia ve Texas'ın da Cumhuriyetçilerin kontrolünden çıkacağı ve Demokrat adaylarının zafer elde etme şansının arttığı söylenmektedir.  Trump'ın  2016 başkanlık seçimlerinde  demokrat rakibini yenerek  kesin zafere kavuşmasını garantileyen eyaletler şimdi de Cumhuriyetçilerin kaygı duyduğu eyaletlere dönüşmüşlerdir. 

 Böyle bir ortamda  Trump ve destekçilerinin   birçok eyalet ve seçim havzasındaki seçimlerin sonuçlarını sorgulayacağı ve mahkemelere bu sonuçlar hakkında şikayetler açacağı şimdiden öngörülebilir.  Tabii Amerika'da seçimlerin düzenlenme şekli ve oyların sayımı hususunda şikayette bulunmak Amerika tarihinde uzun bir geçmişe sahip olmuştur.  2000 yılında  bu şikayetler sonucu Florida eyaleti seçim sonuçları   Amerika federal yüksek divanı tarafından  incelendi ve sonunda  da muhafazakar yargıçların liberal yargıçlara üstünlüğünden dolayı   divan  Florida'da oyların tekrar sayılmasını durdurdu ve böylece  G. W. Bush Amerika başkanı olarak seçildi. 

Trump da uzun bir süre önceden seçimlerde  yenik düşemeyeceğini  sadece demokratların  geniş çaplı sahteciliği sonucunda yenilgi ihtimali bulunduğunu bildirmiştir.  Buna karşı  Demokrat partisinden Joe Biden yardımcısı Kamala Harris    da benzer açıklamalarda bulunup sırf Rusya'nın Amerika seçimlerine müdahale etmesi sonucu  Demokratların yenik düşebileceklerinden söz etmiştir. 

Başka bir ifade ile  Cumhuriyetçiler ve demokratlar   geçen seçim dönemlerinde olduğu gibi   seçim sonuçlarını  dava açmadan, adli süreçler yaşanmadan önce  kabul etmek istemediklerini gösteriyor.  Buna rağmen burada önemli olan soru  Amerika başkanının   her halükarda yenilgiyi kabul edip etmemesi, iktidarı barışçıl bir şekilde  seçilen rakibine teslim edip etmeyeceğidir. 

Trump şimdiye  kadar bu hususta muhabirlere  açık ve net cevap vermemiştir.  Trump hep, "bakalım ne olacak" diye cevap vermiştir. Bu muğlak ve kafa karıştırıcı  açıklamalar ise  Cumhuriyetçiler içinde bile kaygılara yol açmıştır. 

2012 başkanlık seçimlerinde yenik düşen Cumhuriyetçi senatör Mitt Romney  Trump'ın muğlak yanıtlarına tepki göstererek şöyle bir Tweet paylaştı:"  Demokrasinin temeli, iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesidir...  Bir başkanın  anayasanın bu garanti ettiği hususa saygı duymaması önerisi bile düşünülemez ve kabul edilemezdir. 

Buna rağmen  Trump son yıllarda  defalarca    düşünülmeyen, akla gelmeyen ve kabullenmesi mümkün olmayan girişimlerde de bulunabileceğini göstermiştir. 

Görüşler