Eylül 25, 2020 08:30 Europe/Istanbul
  • İki Kore'nin Barışa Varmasında Amerika'nın Temel Engelleyici Rolü

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-İn Perşembe günü BMT Genel Kurulundaki konuşmasında iki Kore arasındaki savaşın sonlandırılmasını istedi.

 Bu yıl  iki Kore arasındaki savaşın 70'inci yıldönümüdür.  Kuzey ve Güney Kore  eskiden tek bir millet olan ancak İkinci Dünya Savaşının ardından 1945 yılında  ikiye ayrılan 1950 yılından itibaren de aralarında ciddi bir savaşın yaşandığı  ülkelerdirler. Bu ülkeler arasındaki savaş  1953 yılında barış anlaşması değil ateşkes aracılığı ile sonlanmıştır. 

  Güney Kore Cumhurbaşkanı Joon Jae-İn ise  BMT Genel Kurulundaki konuşmasının bir başka bölümünde  şöyle bir açıklamada bulundu:"   Kore yarımadasında barış  süreci hala işlemektedir.  Ancak  daha önce barışın sağlanması hususunda bizi umutlandıran  değişiklikler durdurulmuştur.  "

Uzmanlar açısından  Güney Kore cumhurbaşkanı   Amerika ve Güney Kore liderleri arasındaki  müzakerelere değinmek istemiştir.  Amerika ve Kuzey Kore liderleri Haziran 2018'den bu yana  3 kez görüşmüşlerdir. Ancak iki ülke arasındaki  güvensizlik hala devam etmekte. Geçen yılki Stockholm'deki Washington-Pyongyang heyetlerinin görüşmeleri de Kore çıkmazından kurtulmak için gösterilen bir çabaydı. Ancak yine de başarısızlıkla sonuçlandı. Şimdi de  Amerika ve Kuzey Kore liderlerinin üç kez görüşmelerine rağmen Kore yarımadası krizinin hala çözüme ulaşmaması büyük bir soru işareti teşkil etmektedir. 

 Siyasi gözlemcilere göre,  Amerika'nın müzakerelerde ahitsizlikler yapması  Kore yarımadası müzakerelerini sonuçsuz bırakan en önemli etkendir...Buna ilaveten  Kuzey Kore hükümeti açısından  Amerika başkanı Donald Trump'ın maksimalist ve anormal istekleri  de bu müzakerelerin başarısızlığında etkili olmuştur. Son nokta ise  Amerika hükümetinin Güney Kore ile beraber Kore Yarımadasında  ortak tatbikat düzenlemesi de  bölgede güvensizlik ortamını iyice alevlendirmiştir.    Bu yüzden Kore savaşının üstünden 70 yıl geçmesine rağmen  Kuzey Kore ve Güney Kore sürdürülebilir bir barış elde edememişlerdir.     Buna rağmen Güney Kore cumhurbaşkanının Kore savaşının  67'inci ateşkes yıldönümü bağlamındaki sözleri   iki Kore'nin barışa varması için en uygun fırsat olabilir. Çünkü  Amerika'nın bölgedeki varlığı ve  tatbikatlar düzenlemesinin  kriz ve gerilimden başka bir getirisi olmamıştır.

Siyasi uzmanlara göre,    Trump ve Un'un  üç kez görüşmesi ve varılan anlaşmalar, Amerikalı devlet adamlarının  kamuoyu nezdindeki sadakatini ve performansını ölçmek için iyi bir fırsattır. Trump da bu fırsatı selefleri gibi değerlendiremeyip bu sınavda büyük bir yenilgi aldı.    Tabii  Trump'ın Un ile üç kez görüşmesinin sırf başkanlık seçimleri öncesi Kuzey Kore'den taviz koparmak doğrultusunda olduğu aşikardı. Buna rağmen Trump bu anlaşmalardaki taahhütlerini yerine getirmeyerek  her şeyi sıfır noktasına geri getirdi. Bu yüzden Amerika eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton  " Trump'ın Kuzey Kore'ye yönelik maksimum baskısının yenilgiye uğradığını itiraf etmiştir. 

Aslında  Trump'ın bu anlaşmaları sırf kendisi için avantaj koparmak ve Amerika kamuoyunu kandırmak için yaptığı ortadadır. Her halükarda Güney Kore lideri de Amerika'nın sırf kendi çıkarları peşinde olduğunu anlamış olmalıdır. Güney Kore liderinin  Kore yarımadası krizinin sonlanmasına vurgu yapması da aslında üstü kapalı bir isyan sayılır. Amerika'nın ciddi etkisi altında bulunan Güney Kore Amerika'nın krizin çözülmesini istemediğini yavaş yavaş anlamaya başlamıştır. Gelecekte Güney Kore'nin bu süreci ciddi şekilde bağımsız olarak yönlendirmek istemesi de muhtemel görünüyor. 

Görüşler