Ekim 23, 2020 12:39 Europe/Istanbul
  • Facebook Usulü İfade Özgürlüğü ve Siyonistlerin Sevinci

Facebook son dönemde Holokost'a yönelik eleştirileri yasaklayıp bunun yanı sıra bu konu hakkında bilgi edinme araçları ve bilgi kaynaklarını da filtre ederek yönlendirmeye çalışmıştır. Bu çerçevede Facebook'un bildiriğine göre sanal ortam kullanıcıları "Holokost" kelimesini aradıklarında sözde daha güvenilir ve emin kaynaklara yönlendirileceklerdir.

Osman İsmail isimli  Libyalı bir yazar Holokost ve Siyonistler hakkında şöyle yazmıştı: " Siyonizm  tarihin gözden geçirilmesinden korkuyor. İnsanları yakma, soykırım ve gaz odaları yalanlarının ifşa olunmasından korkuyorlar. "

Bu yazılar ve benzeri yazılar bugünlerde çok göze çarpmaktadır. Tabii ki bu yazılara Siyonistlerin tepkileri  gerçek bir olaya karşı olmamalıdır.  Holokost sadece evhamlı düşüncelerin ürünüdür. Bu çerçevede  gerçekler gizli tutulmaya çalışılmaktadır.  

Evhamlı  bir efsanenin Siyonistler tarafından korunmaya çalışılması   aslında bu evhamlı düşüncenin  Siyonistlere olan yararlarının da göstergesidir.   Bu çerçevede Holokost Siyonizme bağlı Yahudi ve Yahudi olmayan radikal ve etkin kesimlerin yararlandığı bir kaynak sayılır.   Holokost hakkında  70 yıl kadar  geçmişe sahip olan belgelerin bulunduğu anlatılmaktadır. Bu belgelere ise sırf özel kişilerin erişiminin olduğu ileri sürülüyor.  Son yıllarda ise  Siyonistler  Holokost etrafında kuşku uyandıran açıklamaların yapılmasına tepki olarak büyük propagandif çalışmalar başlatmışlardır. Bu çerçevede  kitaplar, sinema filmleri ve çarpıtılmış anı kitapları yayımlanmıştır.  Adolf Eishmen kitabı ve Schindler  Listesi filmi  Holokost evhamlı düşüncesini destekleyen eserlerdir.  Bu eserlerde Siyonistlerin  sözde Holokost ile ilgili açıklamaları yer almaktadır. 

 Son dönemde  Holokost ve Facebook arasındaki bağ, Siyonistlerin İkinci Dünya Savaşındaki olaylar hakkında ifşaatların yapılmasından korku duyduğunu da gösteriyor.  Bu çerçevede geçen hafta Facebook şirketi genel müdürü  Mark Zuckherberg  Holokost etrafında yeni siyasetler açıklamış ve  bu siyasetlere esasen  Holokost'u inkar eden veya çarpıtan paylaşımların  yasaklanmasını  kararlaştırmıştır. Bu doğrultuda  Nazilerin katliamları hususunda bilgi toplamak isteyen kişilerin sözde güvenilir kaynaklara yönlendirilmesi kararlaştırılmıştır. 

 

Siyonistler ise  Facebook'un bu kararını memnuniyetle karşılamış ve Holokost'un inkarının  tarihi bir husus olmadığını  Anti-Semitizm çalışması ve propagandası olduğunu  öne sürmüş.  Siyonist Rejim dışişleri bakanlığı  13 Ekim günü  Twitter hesabında   Facebook'u överek şöyle bir paylaşım yaptı: "  Holokost'un inkar edilmesi tarihi bir mevzu değil  Anti Semitizm  propagandalarının kötü huylu türüdür. " 

Moskova baş hahamı  Pinchas Goldschmidt  Avrupalı Yahudiler Din Adamları Konferansında  yaptığı konuşmada   Facebook'un kararının daha fazla girişimler ile tamamlanmasını istedi.  Bu haham özellikle de   koronavirüs krizi döneminde  aşırı sağcı girişimler ve Anti Semitik açıklamaların sosyal medyada arttığını  da belirtti. 

Uluslararası  Auschwitz  Komitesi  Yürütme Kurulu Başkanı Christoph Heubner ise  Facebook'un bu adımını  çok önemli sembolik bir adım  olarak değerlendirdi.  Heubner , Zuckerberg'in sonunda  kendi sosyal medya ağının gücüne vakıf olduğunu ve Anti Semitik ve aşırı sağcı hareketlerin nüfuzunu ve bu ağı suistimalinin farkına varmıştır. 

Tabii ki Zuckerberg  yaklaşık iki yıl önce  tartışmalara yol açan  röportajında da    Holokost'u reddeden ve Anti Semitik açıklamaları yasaklayamayacağını  belirtmişti.  Zuckerberg zaten kendisinin de bir Yahudi olduğunu  Anti Semitik açıklamalardan rahatsız olduğunu belirterek  Facebook'un böyle bir açıklamaları ve görüşleri silmekle görevli olmadığını, yapılan yanlışların da  kasıtlı ve garazkar olmadığını öne sürmüştü. 

 Facebook veya her hangi başka bir Amerikalı şirketin   Yahudilerin öldürülmesi efsanesinin korunmasına gösterdiği özen   aslında şaşkınlık sebebi olmamalıdır.  Ancak  Facebook  bu kez  hem Holokost'u eleştirenlerin görüşlerini  yasaklamış hem de  Holokost yalanı ile ilgili  bilgileri kanalize etmeye çalışmıştır.  Facebook şirketinin itirafına göre  sanal ortam kullanıcıları  Holokost kelimesini aradıklarında sözde doğru ve güvenilir kaynaklara yönlendirileceklerdir.  

 Bu gelişmeyi komik hale getiren durum ise  Facebook'un  dolaylı bir şekilde ifade özgürlüğünü ayakları altına almasıdır.  Facebook yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verdi: "  Bu hususta  ifade özgürlüğü alanında yaşanan gerilimlere rağmen   Holokost'u inkar etmenin verdiği zararları en aza indirmek istiyoruz. "

Tabii daha önce de ifade özgürlüğü havariliği yapan taraflar bu tür girişimlerde bulunmuşlardı. Örneğin Amerika'da  eşcinsellerin gökkuşağı bayrağının yakılmasının cezası  hapse atılmaktadır. Ya da  Şehit Korgeneral Kasım Süleymani'nin fotoğrafını ve resimlerini taşıyan sosyal hesapların kapatılması da bu hususta ilgi çekici ihlallerden sayılır.   İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'nin Avrupalı gençlere hitaben mektubunun yayımlanmasının önlenmesi, Holokost'u eleştiren medyatik ve sanat çalışmalarının engellenmesi, Holokost aleyhinde konuşan  muhabirler ve sunuculara çalışma yasağı getirilmesi benzer girişimlerden sayılır. 

 İfade özgürlüğüne yönelik bu çifte standartlı yaklaşımlar ve de riyakarca tavırlar   o kadar açık ve nettir ki  defalarca dünya siyasi ve dini liderleri ve şahsiyetlerinin de tepkilerine yol açmıştır. Bunun son örneği ise  Fransalı bir mizah dergisinin  Allah Resulü Hz. Muhammed saa'e yönelik saygısızlığı idi. Bu kışkırtma ise  Müslümanların ve farklı siyasi ve kültürel şahsiyetlerin tepkilerine yol açmıştır.  

1939 yılında başlayan İkinci Dünya Savaşı  1945 ila 46'ya kadar  devam etti. Bu savaş Avrupa merkezli olup dünyanın diğer noktalarını da etkiledi. Bu savaşta Nazi Almanya Faşist İtalya ve Japon İmparatorluğu ile beraber   Fransa, İngiltere ve Çin aynı zamanda Sovyetler Birliği ve Amerika ile savaşmaya başladı.  

Çok ağır sonuçları olan İkinci Dünya Savaşında   Avrupa'nın tüm bölgeleri, Asya ve Afrika'nın da bazı bölgeleri savaş ve çatışma alanında dönüştü.  Bu savaşın  doğrudan ve  dolaylı zayiat sayısı ise  milyonları buldu. Bu savaşta  en çok zayiat ve hasar ise Almanya, Sovyetler Birliği, Japonya, Çin ve diğer Avrupa ülkelerine yönelikti.  Bu arada  Amerika bu savaştan en az zarar gören en fazla çıkar sağlayan ülke oldu.   

Tabii Holokost  hikayesi   Avrupa tarihinin bu evresi ile kısıtlı kalmamıştır.  Yahudiler,   İkinci Dünya Savaşı yılları boyunca   Almanya hükümetinin, Hitler'in anti semitik ve ırkçı söylemleri ve düşünceleri ile yönetildiğini ve kimi talimatlar üzerine Almanya ve diğer ülkelerdeki Yahudileri toplayarak  onların toplu kamplarında öldürülmesini ajanda olarak belirlediğini iddia ediyor.

Yahudiler   bu iddialarında  Nazi belgelerinde görülen  "  Son Çözüm "  ifadelerine dayanarak  bundan kastedilenin soykırım olduğunu belirtti. 

Siyonistlerin iddiasına göre  her kampta yapılan katliamların toplam rakamı  10 milyonu aşmıştır. Ancak açık bir çelişki içerisinde Siyonistler daha sonra bu rakamın  milyon kadar olduğunu belirttiler.   Siyonistler şimdi de  6 milyonu aşkın Yahudinin  hayatını kaybettiğini iddia ediyorlar.   Bu katliamların ve sözde soykırımın da  insanların yakılarak gerçekleştirildiğini iddia ediyor. 

 Günümüzde ise Holokost  Yahudilerin kâr kaynağına dönüşmüş ve hatta Holokost  endüstrisinden bile söz edilmiştir.  Holokost'un  ekonomik yanları sırf Almanya'nın Siyonist Rejim ve Yahudilere 2023 yılına kadar ödemek zorunda olduğu tazminatla kısıtlı değildir.    Holokost  şimdi de  Batılı ülkeleri Siyonist Rejim İsrail ve Yahudilerin etrafında yatırım yapmaya teşvik eden  ve onların ilgisini çekmek için kullanılan bir araçtır.   Ekonomik çıkarların yanı sıra  bu kârlı kaynak Siyonistler için diplomatik ve küresel kazanımlar da kazandırmıştır.   Amerika ve diğer Batılı ülkelerin  Siyonist Rejim İsrail'i uluslararası çevrelerde ve kamuoyu nezdindeki desteklemeleri  hep Holokost üzerinden açıklanmaya ve izah edilmeye çalışılmıştır. 

Holokost'un temelini oluşturan  mağdur gösterme propagandif çalışmaları Siyonistlerin beslendiği asıl kaynaktır.  Bu çerçevede Siyonistler bu kaynağın çıkarlarından yararlanmalarının yanı sıra    kamuoyunu da  Yahudilere karşı  yumuşak davranmaya  sevk etmeye çalışıyorlar.  Onlar hayata geçirdikleri bu propaganda sayesinde sözde bu tür cinayetlerin önlenmesi için  bir toprak parçasına sahip olmaları gerektiğini öne sürüyorlar.   Böylece Siyonist Rejim İsrail'in Holokost'u bir araç olarak kullandığı görülmektedir. 

Gerçekte  Holokost hususunda yapılan araştırmaların çoğu da Yahudilerin kötü gösterilmesi babında değil sırf Siyonistlerin çarpıttığı tarihin gerçeklerinin anlatılması içindir.  Birçok kanıt ve belge de   Siyonistlere bağlı   farklı ülkelerdeki Yahudi kurumları ve kuruluşlarının   ve de farklı küresel kurum ve kuruluşların   her yıl büyük masraflar yaparak  Holokost'u ayakta tutmak için çaba gösterdiklerini gösteriyor.  Bu süreçte ise her şey abartılarak anlatılır. Ancak bu propaganda çalışmalarını yürüten kesimler de İkinci Dünya Savaşı olayları ile ilgili kuşkulu yaklaşımlardan  kaygı duyuyorlar ve bu görüşlerin yayılmasını bile engellemeye çalışıyorlar.  Örneğin  2020 Ocak  ayında  " 5'inci Uluslararası Holokost  Konferansı" işgal altındaki topraklarda düzenlendi.  Bu oturumda   Siyonistlerin ve katılımcıların hedeflerine ilaveten   kuliste olup bitenler tartışmalara yol açtı.  Bu konferansa Polonya Cumhurbaşkanının  katılması bekleniyordu ancak konuşması için  zaman ayrılmaması yüzünden bu konferansa  katılmadı.  Siyonistler bu Polonyalı makamı bu konferansa davet etseler de  onun Holokost hakkındaki açıklamalarından  kaygı duyup ona konuşma izni vermemişlerdi. 

Bu olaylardan yola çıkarak Siyonistlerin  bu hususta gerçekleri gizlediği veya yanlış bilgi verdiği ihtimallerinin  daha da güçlendiğini söylemek mümkün.  Şimdi de Zuckerberg'in bildirisi ve onun yeni siyasetleri aynı hususu akla getirmektedir. 

 

 

 

 

Etiketler

Görüşler