Kasım 16, 2020 07:12 Europe/Istanbul
  •  Fransa'da İfade Özgürlüğü İddialarına Ağır Eleştiri

Son yıllarda Fransa'da Müslümanların inançlarına ve İslami kutsal şahsiyetlere yönelik saygısızlıklar artmıştır. Bu doğrultuda Fransız Charlie Hebdo dergisi Allah Resulü'ne saygısızlık içerikli karikatürler paylaşmış ve sonuçta Müslümanların öfkelenmesine yol açmıştır. Buna rağmen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ifade özgürlüğü bahanesi ile bu alçak girişimi savunmaya başlamıştır.

Uluslararası Af Örgütü ise  yayımladığı bildiride  Fransa'da ifade özgürlüğü koşullarını eleştirmiş ve bu ülkeyi  çifte standartlı  ve riyakarca tavırlarla suçlamış ve  Fransa'nın  artık ifade özgürlüğü iddiasında bulunamayacağını  belirtmiştir.   Bu insan hakları  örgütü   yayımladığı bildiride   Fransa hükümetinin birkaç çifte standartlı yaklaşımını örnek vererek, Fransa'daki son  olayları  hatırlatıp  Allah Resulüne yönelik saygısızlıklara işaret ederek  Fransa'nın  iddia ettiği gibi  özgürlük hamisi olmadığını belirtti.

  Bu çerçevede   Fransız bir öğretmenin  Allah Resulüne saygısızlık içeren karikatürleri derste göstermesi ve bu tavrı onaylamasının ardından Çeçenli bir genç tarafından öldürülmesinin ardından Macron  bir kez daha inatçı bir tavır sergileyerek   alevleri yatıştırmak yerine, bu karikatürleri   durdurmaya çalışmak yerine, bu habaset dolu  çirkin girişimi savunmaya başladı ve bunu ifade özgürlüğü olarak tanıtmaya başladı ve boş konuşmalarını devam ettirdi.  Macron   İslam aleminde   bu alçak girişe öfkelenmelere tepki olarak   şöyle bir iddiada bulunmuştu:"  Ben özgürlükleri savunmak için burada bulunuyorum. "

  Macron'un  özgürlükten neyi kastettiği bilinmiyor. Acaba bir buçuk milyar Müslüman'ın  kutsallıklarına alayla yaklaşmak, bu kutsallıklara ihanet etmek,  Fransa'da özgürlüğün göstergesi mi? 

 Batı Asya meseleleri uzmanı  Seyyid Hadi Borhani ise bu hususta şöyle diyor:"  Fransa, İslami değerlere saygısızlık  ve İslamofobik  alanında en özgür ülkelerdendir. "

Aynı zamanda Fransa hükümeti  Fransa Müslümanlarını  kötü göstermek ve onlara baskı uygulamak için   onlarca Müslüman'ı ülke dışı etmiş ve kimi camileri ve İslami merkezleri kapatmış, Müslümanlara karşı insanlık dışı girişimlerde bulunmuştur.  Bu çerçevede Fransa polisi  son dönemde   öğretmenlerinin saygısızlık içeren karikatürleri göstermesini yanlış sayan 10 yaşındaki dört çocuğu birkaç saat boyunca sorguya çekmiştir.  

Macron açısından  Allah Resulüne  yönelik saygısızlıklar  yanlış ve sorgulanması gereken bir girişim değildir.  Ancak Fransa'da  devlet makamlarına yönelik her hangi bir hakaret ifadesi  suç sayılır ve cezalandırılır.   Nitekim Fransa mahkemesi de 2019'da  iki adamı  Emmanuel Macron'un  maskotunu ateşe vermeleri yüzünden hakaret ve saygısızlık nedeni ile  suçlu buldu ve onları mahkum etti.   Macron da halihazırda devlet makamlarına sosyal medyada saygısızlıkların yasa dışı sayılması için  çalışmaktadır.  Ayrıca Fransa'da Holokost veya Siyonist Rejim  İsrail'e yönelik görüş bildirmek ve girişimde bulunmak da suç sayılıyor ve hemen cezalandırılıyor.  Bu çerçevede de  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  Haziran  2020'de   Fransa'da 11 kişinin  İsrail ürünlerini  boykot etmelerinden dolayı suçlu bulunduklarını  bunun da özgürlük haklarına ters düştüğünü  belirtti.   Ayrıca sekülerizm bahanesi ile Müslümanlar Fransa'da  okul veya kamu iş yerlerinde tesettürlü olamazlar. 

 Böylece Fransız makamların  özgürlük eksenindeki  davranışlarının çifte standartlı olduğu  özgürlüğü sırf İslam'a karşı kullanıldığı zaman övdükleri  açıkça görülmektedir.  Bu da Fransa hükümetinin  tavırları ve tutumlarında açık bir çelişkidir.  Bu yüzdendir ki uluslararası af örgütü de  yayımladığı bildirisinde şöyle bir vurguda bulunmuştur:"  Fransa hükümetinin  ifade özgürlüğü hususunda  sözleri  bu alandaki  utanç verici  riyakarlığını gizleyemeyecektir.  Özgürlük  herkes için uygulandığı zaman  anlam kazanır. "  

 Macron'un İslam'a karşı  garazkar tutumu ve Allah Resulüne hakarete arka çıkması  ayrıca  İslam ve terörizmi eş anlamlı olarak lanse etmeye çalışması   Fransa'da yaşayan Müslümanlar'a yönelik baskıların  artması için yeni bir bahane ve İslamofobik girişimlerin devamıdır. 

Etiketler