Ocak 21, 2021 07:21 Europe/Istanbul
  • Trump'ın Savaş Çığırtkanlığı

Amerika başkanlığı görevi sona eren Trump bu koltuğu Biden'e devretmeden bir gün önce yaptığı konuşmasında son onyıllarda savaş başlatmayan tek Amerika başkanı olduğunu iddia etti.

Trump şöyle bir açıklamada bulundu:"   Askerlerimizi ülkeye geri getiriyoruz.  Ben de  son onyıllarda savaş başlatmayan  ilk Amerikan başkanı olmakla gurur duyuyorum.   Tabii ki   Trump'ın dört yıllık başkanlık döneminde  diğer başkanlar dönemlerinde olduğu gibi Amerika askeri bir çatışmaya ve savaşa dahil olmadı.  Ancak  20 Ocak 2021 tarihinde başkanlık koltuğunu isteksizlik ve memnuniyetsizlikle Biden'a devreden Trump  dünya genelinde savaşların çıkmasında önemli bir rol oynadı. 

2003 yılında Irak savaşından önce Amerika'nın savaşları genellikle dünyanın farklı noktalarına yapılan askeri çıkarmalar ile beraberdi. Bu dönemde geniş çaplı bombardımanlar, insanların öldürülmesi ve ülkelerin fiziki olarak yıkılması aracılığı ile savaşları yürütüyordu.  Ancak Irak savaşı gibi masraflı bir askeri çıkarma  Amerika'nın askeri stratejistlerini ve teorisyenlerini  savaş metotlarını değiştirmeye ve bu alanda temel değişiklikler yapmaya yöneltti.  Bu çerçevede Amerika yeni araçlara baş vurmaya başladı.  Bu yeni yöntem doğrultusunda  ekonomik savaş, hedef ülkelere yönelik geniş çaplı yaptırımlar, siber saldırılar ve vekalet savaşı yapabilecek güçlerin desteklenmesi ve dünyanın her köşesinde yerlilerin de katılımı ile savaşlar çıkarmak  ana hatlar olarak ele alındı.  Amerika'nın 21'inci yüzyıl  savaş stratejisi çerçevesinde   ekonomik yaptırımlar  20'inci yüzyılda  bombardımanların savaş stratejilerindeki rolü oynamaya başladı.    Ayrıca  21'inci yüzyılda  Amerikalılar  diğer bölgeleri işgal etmekten vazgeçti ve bunu siber savaş üzerinden yapmaya başladı.  

Bu yüzden Trump Amerika silahlı kuvvetleri komutanı olarak  sınır dışına askerlerin gönderilmesi talimatını veya geniş çaplı bombardıman talimatı çıkarmasa da seleflerine kıyasla çok daha fazla ekonomik savaş stratejisine ve yaptırım silahına baş vurdu ve bu stratejiyi maksimum bir şekilde hayata geçirdi. 

Aynı zamanda  iki kez  Trump'ın savaş çığırtkanlığı ve karnesinde Suriye'nin iki kez içi boş bahaneler ile bombalanması, İran İslam Cumhuriyeti  İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Kuvvetleri komutanı  Korgeneral Kasım Süleymani'ye suikast talimatının ardından İran ile askeri karşılaşması göze çarpmaktadır.   Buna ilaveten Trump  İran aleyhinde de en ağır ekonomik savaşı körükledi. Öyle ki  İran milletinin ilaç ve tıbbi cihaz ve malzemelere erişimi hem de Koronavirüs pandemisine rağmen engellendi.  Trump hükümeti bu stratejinin ismini ise  maksimum baskı koydu.  Halbuki bu tavır kuşkusuz  Amerika'nın İran'a dayattığı topyekun ekonomik savaşın bir parçası idi.  Bu girişim ise Amerika'nın 21'inci yüzyıl savaş stratejisinin bir parçası idi. 

 American Conservative baş editörlerinden Daniel Larison ise  "  İran'a karşı ekonomik  savaşı sonlandırın" başlıklı köşe yazısında  şöyle yazdı:"  Amerika güçlü olduğundan, uluslararası finans ve mali ağları etkin bir şekilde kontrol ederek, İran ile ticaret yapan yabancı kişiler, ülkeler ve şirketlere yönelik  cezalandırmalar uygulayabilir.  Şimdi de maksimum baskı sayesinde  İran'ı ekonomik olarak kuşatmaya çalışmıştır.   Öyle bir kuşatma ki  uluslararası yasalara göre savaş suçu sayılmaktadır. "

Tabii ki  Trump sırf İran, Kuzey Kore, Küba veya Çin ve Rusya'yı ekonomik savaşları ile hedef almamıştır. Washington'un Avrupalı ve Asyalı ortakları ve müttefikleri de  Trump'ın dayattığı ekonomik savaşlardan payını almış ve hedef tahtasına oturtulmuştur.    Bu yüzden   Trump'ı  da savaştalep biri olarak  savaş çığırtkanları listesine almak mümkün.