Ocak 25, 2021 06:37 Europe/Istanbul
  • Amerika’da radikal sağ örgütler

Amerika’da 6 Ocak 2021’de bu ülkenin anarşist Başkanı Donald Trump’ın bir çoğunu milis ve radikal sağ örgütlerin ve hareketlerin üyeleri oluşturan radikal ve şiddet yanlısı taraftarlarının ABD kongresine baskın düzenlemesi kamuoyunun dikkatini Amerika’da sürekli tırmanmakta olan radikal sağ eğilimin üzerine çekti.

Amerika’nın yeni Başkanı Joe Biden, anarşist Başkan Donald Trump’ın silahlı taraftarlarını yerli teröristler niteledi. Biden’ın bu açıklaması çok önemlidir; zira içinde geç de olsa Amerika’da beyaz ırkın üstünlüğünü savunan radikal sağ örgütlerin terör mahiyetini açıklayan bir gerçek yatmaktadır. Bu değerlendirme aynı zamanda Donald Trump başkanlığı yıllarında radikal sağ örgütlerin 2017 yılında Charlottesville olayından “siyahilerin hayatı önemlidir” başlıklı ırkçılık karşıtı adalet talep harekete katılan protestocuların bastırılmasına kadar birçok olayda koyu bir şekilde rol ifa ettiklerini ve daha sonra da Donald Trump’ın Kasım 2020 başkanlık seçimlerine hile karıştığı yönündeki mesnetsiz iddiasına tam destek verdiklerini ve nihayetinde ABD kongresini bastıklarını açıkça ortaya koyuyor.

Kaliforniya üniversitesi radikalizm etüt merkezi Başkanı Brian Levin bu konuda şöyle diyor: Radikal sağ örgütler bu fırsattan mesajlarını iletmek üzere yararlandılar ve protestocuları muhatap aldılar.

Bugün Amerika’da kendilerini herkesten daha üstün zanneden radikal sağ örgütlerin Amerika’nın iç politika arenasında daha koyu bir şekilde rol ifa etmeye başladıkları ve önümüzdeki dönemde de Amerika’nın siyaset arenasında şiddet içerikli olayları gerçekleştirecekleri anlaşılıyor.

Amerika’da radikal sağ örgütler ve hareketler, eyalet yönetimlerinin yetkilerinin arttırılması ve federal yönetimin izlediği politikaların muhaliflerinden tutun ta ırkçı örgütlere ve Amerika’da etnik ve dini azınlıklara karşı çıkanlardan göçmen karşıtı eğilimleri olan radikal sağcılara ve sözde beyazların üstünlüğüne ve yine komplo teorileri taraftarlarına kadar geniş bir yelpazeden oluşuyor.

Gözlemciler, Amerika’da popülist Donald Trump’ın Başkan seçilmesinden bu ülkede radikal sağ örgütleri ve hareketleri ihya eden ve klasik sol ve muhafazakar ideolojileri reddeden etken şeklinde söz ediyor. Bu arada sosyal paylaşım siteleri de Amerika’da radikal sağ örgütlerin yayılmasında önemli rol ifa ettiği de belirtilmelidir.

Verilere göre hali hazırda Amerika’da 1600’ü aşkın radikal sağ örgüt faaliyet yürütüyor. Mart 2020’de yayımlanan verilere göre Amerika’da son on yılda 330 Amerikalı vatandaş radikal sağ örgütlerce öldürüldü. Bu cinayetlerin yüzde 76 kadarı Amerika içinde faaliyet yürüten radikal sağ örgütlerce gerçekleşti.

Peki, bu örgütlerin milis olarak faaliyet yürüten en önemlileri hangileridir. Gelin kısaca bir göz atalım.

Amerika’da beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ve adı çok kötüye çıkan ve kısaca KKK şeklinde anılan en ırkçı örgüt Ku Klux Klan örgütüdür. Bu örgüt 1865 yılında ve Amerikalı siyahilerin vatandaşlık haklarından yararlanmak üzere başlattıkları harekete karşı kuruldu. KKK üyeleri özel kıyafetleri ve farklı şapkaları ile biliniyordu ve Güney eyaletlerinde beyaz ırkın üstünlüğünü sorgulayanları infaz ediyor veya evlerine baskın düzenleyerek yakıp yıkıyordu. KKK örgütü 1960 yılında yeniden yapılanmaya gitti. Örgütün karnesinde birçok cinayet ve katliamların yer aldığı biliniyor.

Amerika’nın Charlottesville kentinde düzenlenen protesto eylemleri sırasında neo nazi akımının ünlü karakterlerinden David Duke Ku Klux Klan örgütünün saflarında yer almıştı. Bundan önce örgütün liderliğini de yürüten Duk Amerika’nın eski Başkanı Trump’a şöyle diyordu: Unutma seni Başkan yapan solcular değil Amerikalı beyazlardı.

KKK örgütü Amerikalı siyahilere, Yahudilere, göçmenlere ve son zamanlarda da eşcinsellere şiddetle karşı çıkıyor ve bu kesimlerin eşit medeni özgürlüklerden ve eşit haklardan yararlanmalarına karşı çıkıyor.

Ku Klux Klan örgütünün şimdiki üyeleri ise kendilerini “beyaz vatansever Hristiyan hareket” olarak tanımlıyor ve kökleri 20.yüzyılın başlarında Ku Klux Klan örgütüne uzandığını savunuyor. Medeni haklar alanının aktivistlerinden birinin belirttiğine göre, bugün Amerika’nın birçok eyaletinde Ku Klux Klan örgütüne bağlı örgütler faaliyet yürütüyor ve üye sayısı beş ila sekiz bin arasında tahmin ediliyor. Gerçekte Amerika’da baştan başa ve New Jersey’den Los Angeles’e kadar birçok eyalette onlarca Ku Klux Klan örgütü faaliyet yürütüyor.

Amerika’da faaliyet yürüten bir başka radikal sağ örgüt, neo nazilerdir. Neo nazi tabiri, Yahudi karşıtı düşünceleri olan ve Nazi Almanya’ya ve lideri Adolf Hitler’i seven ayrılıkçı örgütlerin üyeleri için kullanılır. Neo nazi örgütler ideolojilerini ve sembollerini nazi Almanya’dan almıştır. Almanya’nın aksine Amerika’da kırık haç simgesi, Hitler selamı ve nazismin diğer sembolleri ve simgeleri yasak değildir. Neo naziler Yahudilerin, eşcinsellerin beyaz olmayan herkesin ve hatta malullerin düşmanıdır. Neo nazi örgütlerin ideolojileri ABD anayasasının birinci eki ve yargısı tarafından güvence altına alınmıştır.

Amerika’da yargının desteği ile ilgili en önemli örnek, ABD yüksek mahkemesinin anayasanın birinci ekine istinaden Illinois eyaletinde Yahudi nüfusun yoğunlukta yaşadığı Skoki kentinde bir neo nazi örgüte yürüyüş yapma ve kırık haç simgesini taşıma izni vermesiydi.

Amerika’da tanınan bir kaç neo nazi örgüt vardır. Bunların en iyi bilinenleri “milli ittifak” adlı neo nazi örgüttür. Örgütün üye sayısı hakkında en yeni veri 2012 yılına aittir. Bu verilerde örgütün üyesi sayısı en az 2500 olarak tahmin edilmiştir.

Amerika’da neo nazi örgütlere ABD neo nazi partisi ve sosyal nasyonalist hareketi örnek vermek mümkün. Bu arada son yıllarda neo nazi örgütlerin sayısı ve faaliyetleri arttığı ve sosyal nasyonalist hareket gibi bazı örgütlerin üyeleri 32 eyalette faaliyet yürüttükleri de belirtilmelidir.

Amerika’da medya organları radikal neo nazi akımlarının hızla gelişmesine katkı sağlamıştır. Nitekim medeni haklar aktivistleri son zamanlarda Amerika ve Avrupa’da faaliyet yürüten neo nazi örgütlerin arasındaki bağlantıların daha da güçlendiğini belirtiyor.

Amerika’da Ku Klux Klan ve neo nazi örgütlerinden başka yine bir kaç radikal sağ örgüt daha faaliyet yürütüyor. “Beyazların üstünlüğü” adlı örgüt adından da anlaşıldığı üzere, beyaz ırkın üstünlüğüne inanan ve bu adı deri rengine özel bir hak veya özel bir ırka ait olmanın karşılığı olarak kullanan bir örgüttür. Bunlar insanların arasında biyolojik üstünlük söz konusu olduğuna ve Avrupa kökenli insanların daha üstün olduğuna inanıyor. Bunlar Amerika gibi çeşitli ırkların bir arada yaşadığı bir toplumda  beyazların toplumun başında yer alması gerektiğini savunuyor.

Amerika’nın bir başka radikal sağ örgütü ise “Alternatif sağ” hareketidir. Yeni ve genç sayılan bu hareketin üyeleri aşırı sağcı ideolojiyi benimsiyor ve beyaz ırkın kimliği ve Batı’nın geleneksel medeniyetinin korunması gerektiğini savunmakla beraber azınlıkların, göçmenlerin, solcuların ve hatta geleneksel muhafazakarların  düşmanı ve kadın ve Yahudi karşıtı sayılıyor. hareketin lideri Richard Spencer ise oldukça radikal olan “milli politika enstitüsü” adlı bir düşünce kurumunu yönetiyor. Spencer 2010 yılında sanal ortamda Bright Barrett adlı dergisi yayınlamaya başladı. Bu örgüt Beyazların üstünlüğü adlı örgütle yakın ilişkisi bulunuyor, ama bu örgüte nazaran daha temkinli davranıyor.

Amerika’da yine aynı kategoride yer alan bir başka örgüt “Ulusalcılar” örgütüdür. Bu örgüt de Beyazların üstünlüğü adlı örgüte çok yakındır, fakat aralarında önemli bir farklılık söz konusudur, o da şöyle ki bu örgüt çok uluslu bir topluma şiddetle karşı çıkıyor ve amacının tamamen beyaz bir Amerika olduğunu belirtiyor.

Yine Güney ittifakı ya da diğer adı ile neo konfederasyon adlı bir başka radikal sağ örgüt de Amerika’nın iç savaşından önce Güney eyaletlerine hakim olan değerlere geri dönmeyi amaçlıyor. Örgüt üyeleri kendilerini kölelik düzenine son veren kuzeylilerin emellerinin kurbanı görüyor. Bu örgüt de tamamen ırkçı, demokrasi karşıtı ve eşcinsel karşıtıdır.

Son iki yılda büyük ses getiren Amerika’da bir başka radikal sağ örgüt, Proud Boys (gururlu erkekler) adlı örgüttür. Bu örgüt erkeklerden oluşan radikal sağ neo faşist bir örgüttür ve siyasi şiddeti savunur. Örgüt Kanadalı yazar, aktör ve mizah ustası Gavin Miles McInnes adında bir şahıstır. Örgütün ana merkezi Amerika’dadır, fakat Avustralya, Kanada ve Britanya gibi ülkelerde de faaliyet yürütüyor. 2019’un başlarında Küba kökenli bir siyahi olduğuna inanan Enrigue Tarrio örgütünün elebaşıydı.

Amerika’da radikal örgütleri gözetleyen “güneyde yoksulluk hukuk merkezi” örgüt hakkında yaptığı değerlendirmede şöyle diyor: Örgüt üyeleri adından da anlaşıldığı üzere hepsi erkektir ve kendilerini radikal vatanseverler olarak tanıtır.

New York Times gazetesi bir raporunda Gururlu erkekler örgütünün üyesi sayısını bin ila üç bin kadar tahmin ettiklerini yazdı. Gururlu erkekler örgütünün üyelerinin kullandığı üniforma sarı çizgili üç düğmeli Fred Peri firmasının ürettiği tişörtüdür. Bu üniforma, oldukça ün yaptı. Fred Peri firması geçen Eylül ayında bir bildiri yayımlayarak, örgüt var olduğu sürece artık bu tişörtleri ne Amerika’da ne de Kanada’da satacağını duyurdu.

Gururlu erkekler adlı milis örgüt radikal sağ ideoloji ile her türlü siyasi ilişkiyi reddediyor. Örgüt 2016 yılında kurulduğu günden beri, Amerika’da birçok şiddet olayına karıştı. Gururlu erkekler üyeleri 2017 yılında Charlottesville’de düzenlenen Sağ ittifakı yürüyüşü sırasında Ku Klux Klan üyeleri ile omuz omuza yürüdü. Bu macera daha sonraki günlerde Amerika’da en kanlı siyasi – ırkçı yüzleşmeye dönüştü. Siyahilerin hayatı önemlidir başlığı altında düzenlenen protesto eylemleri bastırıldığı sırada Gururlu erkekler üyeleri ABD federal askerleri ve polis gücünden daha da öteye giderek çok ses getiren bir rol ifa etti.

Örgüt üyeleri Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde yapılanmaya gitti. 6 Ocak kongre baskınında da örgüt üyeleri yer almıştı. FBI ise 20 Ocak’ta Gururlu çocuklar örgütü liderlerinden Joseph Randal Bigs’i kongre’ye saldırma suçundan tutukladı. Bigs kongrede yasal bir süreci illegal bir şekilde engellemeye çalışmak, kongre binasına illegal bir şekilde girmek ve federal bir kuruma saldırıda anormal davranış sergilemek gibi suçlarla suçlanıyor. Bigs’den önce de kongre baskınında yer alan örgütün Hawai kanadı lideri ve kurucusu Nick Ochez tutuklanmıştı.

Amerika’da son dönemde öne çıkan bir başka radikal sağ örgüt, Boogaloo hareketidir. Aslında bu hareket bir sürü ırkçı, beyaz üstünlüğünü ve silah taşıma özgürlüğünü savunan örgütten oluşan bir şebeke gibidir. Boogaloo hareketi son yıllarda Amerika’da ortaya çıkan diğer birçok post modern milis örgüt gibi 2012 yılında 4Chan’da türedi. 4Chan görüntü paylaşan İngilizce bir web sitesidir. Boogaloo adı da 1940’lı yılların yapımı olan Breaking2: Electric Boogaloo adlı filmden alıntıdır. Bu filmin aslında beyazların üstünlüğü veya radikal sağla ilgisi yoktur ve eserde rol alan oyuncularda farklı ırklara mensup insanlardı. Break dans çeşitlerinden oluşan filmin konusu bir ticari merkezin inşa edilmesine itirazla ilgilidir. Bu ad 2012 yılından itibaren yavaş yavaş Amerika’da beklenen iç savaşa işaret etmek üzerine kullanılmaya başlandı.

Amerika’da Donald Trump Başkan seçildikten sonra Boogaloo hareketi de diğer radikal sağ örgütler gibi facebook ve telgram gibi önemli sosyal paylaşım sitelerine girdi. Boogaloo ve QAnon gibi komplo teorisinden beslenen ve sanal ortamda türeyen diğer radikal sağ örgütler, eski ve klasik radikal sağ örgütler gibi değişmez inançları veya ilkeleri bulunmuyor. Bu hareketler sadece taraftarlarının katılım ve yardımları ile ayakta kalabilirken, değişken ve esnek mahiyetleri bulunuyor.

Boogaloo hareketi konusunda özel olarak örgüt iki temele dayanıyor. Bunlardan biri silah ve ABD anayasasının ikinci ekine hayranlığı ve diğeri, Amerika’da yakında iç savaş patlak vereceğidir. Bu belirsiz ve aynı zamanda genel bir düşünce olan bu durum, birçok kişinin kendilerini bu hareketin içinde görmelerine sebep olmuştur. Aslında iç savaş meselesi de Boogaloo hareketi için sadece bir inanç değildir ve aynı zamanda başlatılması için ciddi uğraş verilmektedir. Nitekim hareketin, karantina protestolarından kongre baskınına kadar en ufak krizi veya en büyük itiraz hareketinden nemalanmaya çalışmasını da bu doğrultuda değerlendirmek gerekir. Yine 2020 yılında Amerika polisi bir kaç bombalama eylemi, polis memurlarına suikast olayı ile ilgili ve yine siyahilerin hayatı önemlidir hareketinde polisle polisleri birbirine düşürme yönünde entrika yapan Boogaloo taraftarlarından birçok kişiyi tutuklamıştır.

Amerika’da son siyasi gelişmelerde yer alan ve rol ifa eden bir başka radikal sağ örgüt, QAnon hareketidir. Ganon aslında radikal sağ örgütlerin ortaya attığı ve Amerika’da gizli bir devletin Donald Trump ve yandaşlarına karşı faaliyet yürüttüğü yönünde ispat edilmemiş bir komplo teorisidir. QAnon taraftarları şimdiye kadar birçok kez Donald Trump hamilerinin eylemlerinde yer almıştır.

QAnon tezi çok hızlı bir şekilde sanal ortamda yayıldı ve dışına çıktı ve Trump hamilerinin eylemlerinde esas gündemlerden biri oldu ve birçok önemli medya mensubu bu tezi paylaştı. Bu tez Ekim 2017’de 4Chan sitesinde görecede Amerikalı olan Q adında bir kullanıcı tarafından ortaya atıldı ve zamanla birçok kişi bu iddiaya katıldı. Q ABD Başkanı Donald Trump ve muhaliflerinin gizli bilgilerine ulaşabildiğini iddia ediyordu.

Görünen o ki Q adlı kullanıcı Donald Trump taraftarı ve birçok yerde Trump’ın çabalarını engelleyen gizli devleti eleştiriyor. Q’nun gizli bilgilere Q seviyesinde ulaştığını kastediyor. Q gerçekten Anon yani belirsiz kişidir. Hiç kimse bunları kimler olduklarını ve neden bu bilgileri paylaştıklarını bilmiyor. Bunlar 4Chan sitesinin kullanıcılarıdır ve bu siteden şifreli birçok mesajı paylaşmak için yararlanır ki hepsi de QAnon adı ile tanınan geniş çapta komplo teorilerine işaret ediyor.

Hali hazırda bu komplo teorisinin perde arkasındaki kişi veya kişilerin kimliği bilinmiyor ve belki de hiç bir zaman belli olmayabilir. Bunlar arada bir Amerika’da Trump’ın icraatını etkisiz hale getirmeye çalışan bürokrasi yapı gibi bazı özel konuların üzerinde odaklanıyor. Trump ise bu teoriyi açıkça desteklemedi, fakat dolaylı bir şekilde onaylayarak bu akımı izleyenleri ülkelerini seven insanlar niteledi. QAnon taraftarları hashteg yapmakta çok deneyimlidir ve düşman saydıkları herkesi taciz etmekte sıkı işbirliği yaparlar. Tabi bu kesimin tacizleri sadece internet üzerinden tehdit içerikli mesaj göndermekle sınırlı kalmıyor.

Twitter sitesi ise QAnon taraftarları hakkındaki engelleme kararı bu zümrenin gerçek ortamda insanlara zarar verme ihtimaline dayandığını belirtiyor. Nitekim bu hareketin bazı taraftarları gerçek ortamda tehdit etme ve çeşitli uygulamalarda bulunma suçundan tutuklandı.

Uzmanlar QAnon hareketinin cazibesini dini tarikatların cazibesi gibi tanımlıyor. Bu tez iyice gelişerek esas akıma da girdiği, ünlü şahsiyetlerce desteklendiği ve taraftarları gerçek ortamda Trump hamileri arasında yer aldığı anlaşılıyor.

Görünen o ki bu tez daha geleneksel medya organlarına da girmeye başladı. Çevrimiçi komploların uzmanlarından Reni Diresta’nın belirttiğine göre QAnon taraftarlarının izlediği tahrik etme model, internet öncesi dönemdeki tarikatların modeline benziyor, şöyle ki, hedef kişi örgütün sırlarının derinliklerine indikçe, arkadaşlarından ve ailelerinden daha çok uzaklaşıyor.

 

Etiketler