Ocak 27, 2021 17:39 Europe/Istanbul
  • Katar'dan İran'a teşekkür

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lulve Raşid el-Hatır ,Katar'ın İran ve Türkiye ile ilişkilerinin çok iyi ve yüksek seviyede olduğuna işaretle, abluka yıllarında ülkesine yardımlarından dolayı İran ve Türkiye'ye teşekkür etti.

El Meyadin'e konuşan Katar Dışişleri Sözcüsü el Hatır, bu ülke ile Suudi Arabistan dahil 4 Arap ülkesiyle imzalanan son anlaşmanın ardından, Arap ve Batı medyasının bu anlaşmanın Katar'ın İran ile ilişkileri üzerinde olumsuz etki bırakacağını deklare ettiklerini, bu tür haberlere rağmen İran ve Türkiye dışişleri bakanlıklarının bu anlaşmayı memnuniyetle karşılayan ilk ülkelerden olduğunu kaydetti.
 
Katar Dışişleri Sözcüsü, Doha Barış Anlaşması'nı bir stratejik eylem niteleyerek, komşularla krizin hiçbir iyi yanı olmadığını ve Katar'ın bu anlaşmanın korunması için kararlı olduğunu söyledi.

Katar Dışişleri Sözcüsü'nden önce de bu ülkenin diğer yetkilileri yaptıkları açıklamalarda İran İslam Cumhuriyeti'ne abluka yıllarında Tahran'ın Doha'nın yanında durduğu için teşekkür ederek, İran'ın bölgesel rolünü takdir etmişlerdir. Nitekim Katar'ın eski Başbakanı Hemad Bin Casım, Suudi Arabistan'ı eleştirerek, İran'ın bölge ülkelerinin iç işlerine karışmadığını söylemişti.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed Bin Abdurrahman Al-i Sani de yaptığı açıklamada, İran'ın bölgenin bir parçası olduğunu ve bu ülke ile Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında anlaşma yapılması gerektiğini kaydetmişti.

Abdurrahman ayrıca, Doha'nın Tahran ile iyi münasebetlerinin nedenlerine temasla, İran'ın Katar ile ortak sınıra sahip komşu ülke olduğunu ve İran ile sınırları ve doğalgaz rezervlerinde ortak olduklarını ifade etmişti.

İran ile Katar arasında gelişen iyi ilişkilerde coğrafya faktörü doğal olarak etkilidir, ancak Suudi Arabistan da Katar ile ortak sınırlara sahiptir. Riyad ve Doha'nın ilişkileri, düşük seviyede karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemiş ve geçen 3.5 yılda ikili ilişkileri gerilimlerle dolu olmuştur öyleki Suudi Arabistan 2017 yılında Katar'a saldırmak bile istemişti.

Ancak Katar Dışişleri Sözcüsü'nün ifadesiyle Doha'nın İran İslam Cumhuriyeti ile "yüksek düzeyli" ilişkilerinde etkili olan husus, İran'ın dış politikasının ilkeleriyle alakalıdır. Üniversite hocalarından Keyhan Berzger bu bağlamda şöyle diyor: Bölgesel işbirliğini güçlendirmek, İran'ın dış politikasının ilkelerinden biridir.

İran İslam Cumhuriyeti, her daim bölgesel politikasında Batı Asya bölgesinde güvenlik ve istikrarın sağlanması gerektiğine vurgu yapmış ve bu bağlamda eylemsel yaklaşım sergilemiştir. Suriye ve Irak'ta terörle mücadele, İran'ın bölgede güvenlik ve istikrarı desteklediğini gösteren bariz bir örnektir. Buna rağmen Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı bölge ülkeleri, rekabeti, husumete indirgemiş ve İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgede terörle mücadelesini Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale olarak niteliyor.

Oysa Suudi Arabistan, geçen 3.5 senede Katar'ın iç işlerine açık şekilde müdahale ederek, bölgede ciddi bir krize sebebiyet vermişti.

İran'ın bölgesel güvenlik ve barışın sağlanması konusundaki eylemciliği, Suudi Arabistan'ın hasmane yaklaşımına rağmen, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in Doha ile Riyad arasında son sıralarda ikili ilişkilerde gerilime son vermek için imzaladığı anlaşmayı memnuniyetle karşılayan açıklamasında net şekilde görülmüş oldu.

İran İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan'ı kendi düşmanı değil rakibi olarak görüyor ve bu bağlamda Tahran yetkilileri her daim ikili anlaşmazlıkların çözümü için Suudi Arabistan ile diyalog ve müzakereyi destekliyor.

Etiketler