Ocak 29, 2021 07:14 Europe/Istanbul
  • Biden Hükümetinin İran'a Karşı Aşırı Talepleri ve BERCAM Nükleer Anlaşması

Biden hükümeti üst düzey makamlarının daha önceki açıklamalarına karşın şimdi de Biden hükümeti makamları İran ve BERCAM nükleer anlaşması hususunda Trump'ın tutumlarını tekrarlamaya ve onun literatürünü kullanmaya başladılar.

Bu doğrultuda Amerika dışişleri bakanı Anthony Blinken  Çarşamba günü  ilk basın toplantısında  İran hususunda   Tahran'ın  BERCAM nükleer anlaşması dahilindeki taahhütlerini tam olarak yerine getirmesi halinde Amerika'nın da aynı şekilde davranacağını hatırlattı. Anthony Blinken  ayrıca  Amerika'nın  BERCAM nükleer anlaşmaya geri dönmeyi, ortakları ile yardımlaşarak  İran ile ilişkilerde sorun yaratan diğer meseleleri de gideren  daha güçlü ve daha uzun vadeli bir anlaşmaya çevirmek istediklerini de sözlerine ekledi. 

Görünen o ki  Blinken'in  mevcut dönemdeki  bu tutumu  Amerika'nın kayıtsız şartsız BERCAM nükleer anlaşmasına geri dönmeyeceğini ortaya koyuyor.  Halbuki Tahran defalarca  Washington'un BERCAM nükleer anlaşmasına dönüp Trump dönemi  yaptırımlarının kaldırılması halinde  bu anlaşmaya geri dönmeye hazır olduğunu ve bu anlaşma çerçevesinde taahhütlerini tam olarak yerine getirmeye istekli olduğunu bildirmiştir. Ancak Biden hükümeti topu İran sahasına atarak   BERCAM nükleer anlaşması taahhütlerinin İran tarafından  tam olarak hayata geçirilmesini istiyor.  Görünen o ki  yeni Amerika hükümeti makamları   Donald Trump başkanlığı altında  Mayıs 2018'de BERCAM nükleer anlaşmasını terk eden taraf olduğunu unutmuştur. Trump o dönemde bu anlaşmadan çıkarak İran'a karşı  en ağır yaptırımları uygulamaya başladı.   İran'ın  BERCAM nükleer anlaşması dahilindeki taahhütlerini kademeli olarak azaltması ve mevcutta da İran İslami Şura Meclisi'nin  yüzde 20'lik zenginleştirme ve  zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin arttırılması hususundaki  kararının  uygulanması da gerçekte  Amerika'nın bu anlaşmaya karşı hasmane tutumuna ve pratikte bu anlaşmaya taraf olan Avrupalı ülkelerin taahhütlerini yerine getirmemesine yönelik büyük bir tepki olmuştur. 

Bu yüzden mevcut dönemde  Biden hükümetinin özür dileyip BERCAM nükleer anlaşmasına geri dönmek yerine  Tahran'a karşı aşırı isteklerinden söz etmesi  hayret verici ve şaşırtıcı bir durumdur. 

İran İslam Cumhuriyeti'nin  BMT'ndaki  temsilciler heyeti sözcüsü  Alireza Miryusefi ise  yeni Amerika dışişleri bakanının ilk açıklamalarına tepki olarak  İran değil Amerika'nın  BERCAM nükleer anlaşması ve 2231 sayılı karar dahilindeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini söyledi. 

Blinken'in İran'a yönelik aşırı talepliliğinin bir başka ilginç noktası da  İran ile BERCAM anlaşması ötesindeki konularda da müzakere talebidir.  Bu Amerikan makamının kastettiği husus  İran'ın füze gücü ve İran'ın bölgesel siyasetleri ve girişimlerinin de gelecek muhtemel müzakerelere yerleştirilmesidir.  Buna ilaveten Blinken Amerika'nın ortaklarının da bu sürece dahil olacağını açıkladı.  Biden ve dış siyaset takımının önceki açıklamalarından yola çıkarak  bu ortaklardan kastedilenin  Avrupa, Siyonist Rejim İsrail ve Suudi Arabistan olduğu söylenebilir. 

Aslında Biden hükümeti, İran'ın BERCAM anlaşması dahilindeki  nükleer faaliyetlerinin içeriğini ve bu kısıtlamaların süresini de değiştirmek istemesinin  yanı sıra İran'ın füze gücü ve bölgesel politikalar gibi diğer konularda da Tahran'a müzakereler dayatmak istiyor. Öte yandan İran  sırf  BERCAM nükleer anlaşmasına bağlı kalacağını ve hiçbir şekilde ABD'nin başka konularda müzakere talebinde bulunamayacağını defalarca tekrarlamıştır. 

Tahran'ın bu tutumu, başta Rusya olmak üzere 5 + 1 grubunun doğu kesiminin üyeleri tarafından desteklenmiştir. Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ABD'nin BERCAM kapsamındaki yükümlülüklerine geri dönmesinin, İran'a ve anlaşmanın diğer üye ülkelerine ek koşullar dayatmak için bir bahane olmaması gerektiğini vurguladı.

Ancak kesin olan husus, Biden yönetiminin Trump yönetiminin İran'a karşı hatalarını  düzeltmemesi ve önceki başarısız yolu izlemeye istekli olması durumunda, İran'ın da  maksimum direnç stratejisini izleyeceği ve nükleer faaliyetlerini nicelik ve nitelik bakımından geliştireceğidir. 

Etiketler