Şubat 03, 2021 08:37 Europe/Istanbul
  • Biden Hükümeti ve Suudi Arabistan ile İlişkilerin Gözden Geçirilmesi

Suudi Arabistan Amerika'nın Batı Asya bölgesindeki asıl ortaklarından ve Amerikan silahlarının da en büyük alıcılarından biridir. Suudi Rejiminin Trump hükümeti ile sıcak bağlarına ve ilişkilerine rağmen görünen o ki yeni iktidar başında bulunan Joe Biden Amerika'nın Riyad ile ilişkilerini gözden geçirmekte kararlıdır.

Görünen o ki Amerika ile Suudi Arabistan'ın Donald Trump başkanlığı döneminde yaşanan zirve düşüşe geçmiştir.  Amerika'nın Demokrat başkanı Joe Biden  hükümeti  Demokratların genel yaklaşımı çerçevesinde, demokratların insan hakları gibi konulara vurgu yapması çerçevesinde şimdi de açık bir şekilde Suudi Arabistan'ın insan hakları karnesini eleştirmeye başlamıştır.    Yeni Amerika dışişleri bakanının son dönemde Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili açıklamaları   bu yaklaşımın sembolü ve belirgin yanı sayılmaktadır.  Trump hükümeti Cemal Kaşıkçı cinayetinin açığa çıkmasının ardından  Amerika'nın stratejileri ve ekonomik çıkarları çerçevesinde  kasten Suudi veliahdı Muhammed bin Selman'ın  bu gazeteciyi öldürmekteki rolünü gözardı etmesine rağmen görünen o ki Demokrat Joe Biden bu duruma göz yummak istemiyor. 

 Alman siyasi analist Thomas Jager'in belirttiğine göre Suudi Arabistan'ın  Batılılar özellikle de Amerika için sunduğu  çıkarlardan dolayı Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi ve kayıplara karışması dosyası bu dostane ve çıkar dolu ilişkilere zarar veremeyecektir.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın  kendini bu ülkede reformculuğun öncüsü olarak gösterme çabalarına ve iddialarına rağmen, Suudi rejiminin temel yaklaşımı, işkencey, keyfi tutulamalar, insanları kaçırmaya ve onları kayıplara karıştırmaya, adil olmayan bir şekilde yargılamaya ve insan hakları aktivistlerini  eziyet edip onları hayattan bezdirmeye dayalı olmuştur. 

ABD-Suudi ilişkilerinin geleceğinde şimdi etkili bir faktör haline gelen bir diğer konu, Suudi-BAE koalisyonunun Yemen'e karşı acımasız savaşının devam etmesidir. Mart 2015'te başlayan savaş binlerce Yemenli'nin ölümüne neden oldu ve en yoksul Arap ülkesinin altyapısını tahrip etti. BM uzmanları Yemen'i dünyanın en büyük insani krizine sahne olan ülke olarak tanımlıyor. ABD, Trump yönetimi döneminde Suudi koalisyonun Yemen'e karşı savaşını sürdürmek için Suudi Arabistan ve BAE'ye lojistik ve istihbarat yardımının yanı sıra silah ihtiyaçlarının çoğunu da  karşıladı. Trump yönetimi, son günlerinde Yemen Ensarullah hareketini terörist bir örgüt olarak ilan etti ve Suudilere ve BAE rejimlerine daha fazla yardım etmek için 19 Ocak 2021'den itibaren bu harekete yaptırımlar uyguladı.

Ancak Biden yönetimi açıkça farklı bir politika benimsedi ve Yemen Ensarullah hareketinin boykotunu bir aylığına askıya alırken, Trump yönetiminin Yemen Ensarullah hareketini terör listesine koyma girişimini yeniden gözden geçirmeye başladı. Başka bir girişim çerçevesinde, Biden yönetimi Suudi Arabistan ve BAE'ye silah satışını askıya aldı ve Trump yönetiminin BAE'yi alüminyum ithalatına yüzde 10 gümrük vergisi ödemekten muaf tutmaya yönelik son dakika anlaşmasını iptal etti.

Suudi ve Emirlik rejimleri, Trump'ın 2020 ABD başkanlık seçimlerini kazandıktan sonra dört yıl daha Beyaz Saray'da kalacağını ve bölgesel planlarını uygulamalarına yardımcı olacağını ummuşlardı. Ama şimdi Suudilerin ve Emirlik'in korkulu rüyası gerçek oldu. Ancak nihayetinde mevcut ABD yönetiminin de Riyad ve Abu Dabi'den daha fazla taviz koparmak için zengin müttefikleri karşısında insan hakları ve demokrasi iddialarından vazgeçmeyeceği bu hususları bahane ve mazeret olarak kullanacağı söylenebilir. 

Etiketler