Şubat 14, 2021 07:14 Europe/Istanbul
  •  Rusya ve Avrupa'nın Karşı Karşıya Gelişinin Yeni Aşaması

Rusya ve Avrupa Birliği ilişkileri son yıllarda farklı siyasi, güvenlik ve insan hakları meseleleri ve sorunları dolayısı ile gerilime sürüklenmiştir. Mevcut dönemde de Brüksel'in Rusya muhalefet kanadı lideri Aleksey Navalniy'i serbest bırakma hususundaki tutumu, ikili ilişkileri büyük bir sorun ile karşı karşıya bırakmıştır.

Bu bağlamda Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov  Cuma günü   Avrupa Birliğinin  Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar uygulaması halinde  Moskova'nın  bu birlik ile ilişkilerini kesmeye hazır olduğunu duyurdu. Lavrov şu açıklamalara yer verdi:"   Tekrar yeni yaptırımlara şahitlik yaparsak  ve kritik sektörler dahil ekonomik sektöre yönelik yeni tehditler ve tehlikeler sezersek o zaman biz hazırız.  Biz tecride sürüklenmek istemiyoruz ancak hazırız.  Eğer barış istemiyorsanız  o zaman savaş için hazır olmalısınız. "

  Bu açıklamadan önce ise Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi  Josep Borrel   AB'nin Rusya'ya karşı yeni yaptırımlar uygulayabileceği ihtimalinden söz etti.  Borrel Salı günü şu açıklamada bulundu:"  İlk aşamada 22 Şubat'ta  dış işleri konseyinde ve ardından Mart ayında  Avrupa Birliği konseyinde   Rusya yaptırımları hususunu ele alacağız. "

Buna rağmen kimi Avrupalı yasa belirleyici de   AB'nin Rusya'ya karşı her türlü yeni yaptırım uygulamasının  Avrupa Birliğinin ekonomisini olumsuz etkileyeceğini savundu. 

İtalya'nın  LigaNord partisi ve Avrupa Parlamentosu üyelerinden Andrea Picelli ise şöyle bir açıklamada bulundu:" Avrupa Birliği, Rusya'ya zarar verecek olursa bile, bu yaptırımların  Avrupa ekonomisine etki yapacağını anlamalıdır. "

Görünüşe göre Avrupa Birliği'nin ve bazı ülkelerinin tutum ve eylemleri Moskova'da kafa karışıklığına ve Lavrov'un bu  tür sert tepkisine neden olmuştur. Aslında, yeni ABD Başkanı Joe Biden'in göreve başlaması ve yönetiminin Rusya karşıtı tutumlarını yoğunlaştırmasıyla, Avrupalılar, hedeflerini gerçekleştirmek için Moskova üzerindeki baskıyı artırmanın şimdi doğru zamanı olduğuna inanıyor.

Ancak, Rusya Dışişleri Bakanı'nın sert tepkisi, Moskova'nın artık Batı'nın aynı taktiğini, yani yaptırımları, ve onlar ile bağları koparma tehdidini kullanmayı planladığını gösteriyor. Özellikle Avrupalılar, Navalni'yi desteklemek için net pozisyonlar ve eylemler alarak ve serbest bırakılmasını talep ederek, aslında doğrudan Rusya'nın içişlerine müdahale ederek, Moskova'nın amaçladığı kırmızı çizgiyi aşmış ve yasadışı talepler ve müdahale dayatmaya çalışmıştır. 

Moskova şimdiye kadar, geniş ekonomik ve enerji bağları göz önüne alındığında, özellikle Avrupa'nın katılımıyla inşa edilen STREAM-2 ortak doğal gaz boru hattı projesi bağlamında, Avrupa Birliği ile ilişkilerde bir hoşgörü ve tedbirli olma politikası izledi.  Ama şimdi Lavrov'un sözleri, Rusya'nın Avrupa ile mevcut ilişkilerini ne pahasına olursa olsun sürdürmeye istekli olmadığını gösteriyor. Ancak Lavrov'un Avrupalılara yaptığı uyarıdan sonra Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya'nın ilişkilerin durdurulması sürecini başlatma niyetinde olmadığını açıkça belirtti. Bu açıklamalar, Dışişleri Bakanlığı ile Kremlin arasında, biri uyarı, diğeri uzlaşmaya dayalı olan stratejik bir görev paylaşımı olduğu söylenebilir. 

Rusya-Avrupa ilişkileri, özellikle diplomatların karşılıklı olarak iki tarafça ihraç edilmesiyle birlikte  yakın gelecekte Moskova ile Brüksel arasında herhangi bir uzlaşma olmayacağı söylenebilir. Özellikle Biden döneminde ABD ile Avrupa yakınlaşmasının yeni eğilimi ve Washington'un Rusya karşıtı tavrı göz önüne alındığında, Brüksel'in ABD ile birlikte bu konuda Rusya üzerindeki baskıyı artırması beklenmelidir.

Etiketler